Gündem
MHP’li Semih Yalçın: Türkiye Kendi Nükleer Programını Başlatmalı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Türkiye’nin nükleer silaha sahip olması gerektiğini vurgulayarak, mevcut küresel şartlarda Türkiye’nin de kendi nükleer programını başlatmasının elzem olduğunu söyledi.
MHP’li Yalçın’dan Nükleer Silah Çağrısı
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Türkiye’nin nükleer silaha sahip olması gerektiğini dile getirdi. Yalçın, mevcut küresel koşullarda Türkiye’nin de kendi nükleer programını başlatmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Nükleer
NATO’nun Geleceği Tartışması
Yalçın, NATO konseptinin çöktüğünü ve NATO güvenlik mimarisinin dağıldığını iddia etti. ABD’nin politikalarına eleştiriler yönelten Yalçın, uluslararası ilişkilerde eşkiyalık ve harami kanunlarının egemen olacağını savundu. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın korsanlık ummanında yeni bir furya başlattığını ve bağımsız devletlere yönelik hak ihlallerinin arttığını belirtti.
Türkiye’nin Savunma Politikası
Yalçın, Türkiye’nin kendisine yeni bir denge sistemi kurması ve üçüncü bir yol bulması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin küresel ortamda kendi kendine yetebilen ve güvenliğini sağlayabilen bir ülke olması gerektiğini vurguladı. İç barışın tesisinden savunma sanayine kadar her alanda bağımsız ve güçlü bir konuma erişmenin önemine dikkat çekti. Yalçın, Türk milliyetçilerinin bu kutlu yürüyüşe öncülük etmesi gerektiğini söyledi. MHP’nin, Türk milliyetçilerinin kürkçü dükkanı olduğunu ve milliyetçi camianın yuvası olduğunu da sözlerine ekledi.
Küresel Güvenlik Endişesi
Yalçın, topyekün savaş tehlikesinin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ve bu durumun 1962 yılında yaşanan Küba Füze Krizi sırasındaki nükleer savaş riskini hatırlattığını belirtti. Nükleer silahların caydırıcı bir güç unsuru olduğu kadar insanlığın varlığına dönük bir tehdit olduğunu da ifade etti. Yalçın, bu nedenle Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatmasının elzem olduğunu yineledi. Türkiye esasen, bugüne kadar tabi olduğumuzu düşündüğümüz yada peşinden koştuğumuz bütün uluslararası kural ve normlar, Batı dünyası tarafından oluşturulmuştur. BM de NATO da ABD’nin kucağında doğmuştur.