Ekonomi
Uzmanlardan 2026 Tahmini: Sanayi Metalleri Yatırımcıların Odağında
2026 yılına girerken, küresel emtia piyasalarında sanayi metallerine olan ilgi artıyor. Uzmanlar, özellikle bakırın enerji dönüşümü ve dijitalleşmedeki rolü nedeniyle öne çıkacağını belirtiyor.
Küresel emtia piyasaları, 2026 yılına girerken altın ve gümüş odaklı fiyatlamadan, sanayi metalleri merkezli yeni bir denge arayışına yöneldi. Faiz indirimlerine yönelik beklentiler, jeopolitik riskler ve arz tarafındaki yapısal sorunlar emtia piyasalarındaki dalgalanmayı artırıyor. Yatırımcıların ilgisi ise giderek sanayi metallerine yoğunlaşıyor.
Yeşil Dönüşüm ve Sanayi Metalleri
Uzmanlara göre, yeşil dönüşüm, yapay zekâ yatırımları ve elektrikli araç üretimindeki hızlı yükseliş, sanayi metalleri için sağlam ve kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Bu süreçte bilhassa bakır, enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin temel girdisi olması sebebiyle 2026’da emtia piyasalarının önemli belirleyicilerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Bakır Fiyatlarında Yükseliş Beklentisi
Petrol, platin, paladyum ve tarımsal emtialarda daha seçici bir fiyatlama beklenirken, bakır ve diğer baz metallerdeki arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı doğru destekliyor. TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha çok yer verilmesi gerektiğini açıkladı. Kıymetli metallerin 2026’da daha sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Stratejik Metallerin Önemi Artıyor
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hemde yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı. Yatırımcıların yalnızca makroekonomik verileri değil, küresel güç dengeleri, emtia diplomasisi ve stratejik hammaddeler üzerindeki politik hamleleri de yakından izlemesi gerektiği belirtildi.
Arz Açığı Bakır Fiyatlarını Etkiliyor
Stratejist Özgür Hatipoğlu, 2026 senesinde kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti. Bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirterek, kıymetli metallerin 2026’da görece sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hem de yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı.
Stratejist Özgür Hatipoğlu da 2026 yılında kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, buna karşın yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Uzmanlara göre yeşil dönüşüm, yapay zekâ yatırımları ve elektrikli araç üretimindeki hızlı artış, sanayi metalleri için güçlü ve kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Bu süreçte özellikle bakır, enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin temel girdisi olması nedeniyle 2026’da emtia piyasalarının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.
Petrol, platin, paladyum ve tarımsal emtialarda daha seçici bir fiyatlama görülürken, bakır ve diğer baz metallerde arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
cnbce.com’a konuşan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirterek, kıymetli metallerin 2026’da görece sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hem de yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı.
Stratejist Özgür Hatipoğlu da 2026 yılında kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, buna karşın yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Küresel emtia piyasaları 2026 yılına, altın ve gümüş ağırlıklı fiyatlama döneminden sanayi metalleri merkezli yeni bir denge arayışıyla başladı. Faiz indirimlerine yönelik beklentiler, jeopolitik riskler ve arz tarafında derinleşen yapısal sorunlar, emtia piyasalarında oynaklığı artırırken yatırımcıların odağı giderek sanayi metallerine kayıyor.
Uzmanlara göre yeşil dönüşüm, yapay zekâ yatırımları ve elektrikli araç üretimindeki hızlı artış, sanayi metalleri için güçlü ve kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Bu süreçte özellikle bakır, enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin temel girdisi olması nedeniyle 2026’da emtia piyasalarının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.
Petrol, platin, paladyum ve tarımsal emtialarda daha seçici bir fiyatlama görülürken, bakır ve diğer baz metallerde arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
cnbce.com’a konuşan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirterek, kıymetli metallerin 2026’da görece sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hem de yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı.
Stratejist Özgür Hatipoğlu da 2026 yılında kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, buna karşın yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Küresel emtia piyasaları 2026 yılına, altın ve gümüş ağırlıklı fiyatlama döneminden sanayi metalleri merkezli yeni bir denge arayışıyla başladı. Faiz indirimlerine yönelik beklentiler, jeopolitik riskler ve arz tarafında derinleşen yapısal sorunlar, emtia piyasalarında oynaklığı artırırken yatırımcıların odağı giderek sanayi metallerine kayıyor.
Uzmanlara göre yeşil dönüşüm, yapay zekâ yatırımları ve elektrikli araç üretimindeki hızlı artış, sanayi metalleri için güçlü ve kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Bu süreçte özellikle bakır, enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin temel girdisi olması nedeniyle 2026’da emtia piyasalarının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.
Petrol, platin, paladyum ve tarımsal emtialarda daha seçici bir fiyatlama görülürken, bakır ve diğer baz metallerde arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
cnbce.com’a konuşan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirterek, kıymetli metallerin 2026’da görece sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hem de yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı.
Stratejist Özgür Hatipoğlu da 2026 yılında kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, buna karşın yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.
Küresel emtia piyasaları 2026 yılına, altın ve gümüş ağırlıklı fiyatlama döneminden sanayi metalleri merkezli yeni bir denge arayışıyla başladı. Faiz indirimlerine yönelik beklentiler, jeopolitik riskler ve arz tarafında derinleşen yapısal sorunlar, emtia piyasalarında oynaklığı artırırken yatırımcıların odağı giderek sanayi metallerine kayıyor.
Uzmanlara göre yeşil dönüşüm, yapay zekâ yatırımları ve elektrikli araç üretimindeki hızlı artış, sanayi metalleri için güçlü ve kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Bu süreçte özellikle bakır, enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin temel girdisi olması nedeniyle 2026’da emtia piyasalarının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.
Petrol, platin, paladyum ve tarımsal emtialarda daha seçici bir fiyatlama görülürken, bakır ve diğer baz metallerde arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
cnbce.com’a konuşan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, yatırımcılara portföy dağılımında sanayi metallerine daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirterek, kıymetli metallerin 2026’da görece sakin bir dönem geçirebileceğini ifade etti.
Murat, bakır ve alüminyum gibi stratejik metallerin hem arz kısıtları hem de yapısal talep artışı nedeniyle ön plana çıkacağını vurguladı.
Stratejist Özgür Hatipoğlu da 2026 yılında kıymetli metallerden liderliği devralabilecek en güçlü adayın bakır olduğunu söyledi. Elektrifikasyon, dijitalleşme, yapay zekâ ve yarı iletken yatırımlarının bakır talebini hızla artırdığına dikkat çeken Hatipoğlu, buna karşın yeni bakır madenlerinin yeterli hızda devreye alınamamasının ciddi bir arz açığı yarattığını belirtti.
Hatipoğlu, bu dengesizliğin bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı kaçınılmaz kıldığını ifade ederken, ABD’nin olası gümrük vergisi politikalarının da fiyatlamalar üzerinde belirleyici olabileceğini vurguladı. Benzer dinamiklerin çinko ve alüminyum gibi diğer baz metallerde de görülebileceğini söyledi.