Fransa Merkez Bankası Başkanı Francois Villeroy de Galhau, 1 Haziran 2026 tarihinde görevinden ayrılacağını duyurdu. Bloomberg HT’de yer alan habere göre, bu karar, de Galhau’nun normal görev süresinin bitiminden yaklaşık bir buçuk yıl önce gerçekleşecek. Normalde görev süresi, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin ardından Ekim 2027’de sona erecekti.
De Galhau, aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yönetim Kurulu’nda da görev yapıyordu. İstifa kararının “kişisel” olduğunu belirten de Galhau, sorunlu gençler için faaliyet gösteren bir vakıftan gelen teklifi reddedemediğini ifade etti.
Basın açıklamasında, “İkinci görev süremizin bitimine bir yıldan biraz fazla bir süre kala, misyonumun özünü gerçekleştirmiş olacağımı düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, de Galhau’nun görev süresinin büyük bir kısmını tamamladığına ve yeni bir göreve odaklanmak istediğine işaret ediyor.
Bu ani ayrılık kararı, Fransa ve Avrupa ekonomisi için önemli bir döneme denk geliyor. De Galhau’nun liderliği döneminde, Fransa Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası, küresel ekonomik zorluklarla ve enflasyonla mücadelede önemli roller üstlendi. Yeni başkanın kim olacağı ve bu geçiş sürecinin nasıl yönetileceği, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.
Ekonomi uzmanları, de Galhau’nun ayrılışının, Fransa’nın para politikası ve finansal istikrarı üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Yeni başkanın atanmasıyla birlikte, bankanın politikalarında ve stratejilerinde değişiklikler olup olmayacağı merak konusu. Bu durum, piyasalarda belirsizlik yaratabilirken, aynı zamanda yeni fırsatların da doğmasına zemin hazırlayabilir. De Galhau’nun yerine kimin geleceği, hem Fransa ekonomisi hem de Avrupa ekonomisi için kritik öneme sahip olacak.
Anadolu Ajansı tarafından servis edilen haber görseli ile desteklenen bu gelişme, Fransa ve Avrupa medyasında geniş yankı uyandırdı. Kamuoyu, de Galhau’nun yerine kimin atanacağını ve yeni başkanın hangi politikaları benimseyeceğini merakla bekliyor. Bu süreç, Fransa ekonomisi ve Avrupa ekonomisi için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. [Kaynak: Bloomberg HT]
