Site icon Ticaret Haber | Güncel Haberler ve Son Dakika Haberleri

Instagram Davası: Gençlerin Ruh Sağlığı ve Sosyal Medya Bağımlılığı Tartışılıyor

Sosyal medya devi Meta, Instagram platformunun genç kullanıcılar üzerindeki etkileri nedeniyle açılan bir tazminat davasıyla karşı karşıya. Dava, 20 yaşındaki Kaley adlı genç bir kadının, Meta’yı gençleri bağımlı kılacak özellikler geliştirmekle ve bu durumun ruh sağlığına zarar vermekle suçlamasıyla başladı. Bu dava, benzer iddialarla açılan 1.500’den fazla dava için emsal teşkil ediyor.

Davanın merkezinde, Instagram’ın genç kullanıcılar üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri ve platformun tasarım prensipleri yer alıyor. Instagram CEO’su Adam Mosseri, platformun kullanımını “kendinizi iyi hissetmeyeceğiniz kadar uzun süre televizyon izlemeye” benzetirken, bağımlılık terimini reddetti. Ancak, davacı avukatı Mark Lanier’in, Kaley’in günde 16 saatten fazla Instagram’da vakit geçirdiğini belirtmesi üzerine, Mosseri “Bu durum sorunlu bir kullanım gibi görünüyor” şeklinde yanıt verdi.

Meta avukatları ise, Kaley’in yaşadığı psikolojik zorlukların sosyal medyadan ziyade çocukluk dönemindeki ailevi sorunlardan kaynaklandığını savunuyor. Şirket, Kaley’in sosyal medya kullanmaya başlamadan önce de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu öne sürüyor. Duruşmada, Instagram’ın “güzellik filtreleri” de uzun süre tartışıldı. Avukat Lanier, 2019 yılına ait iç yazışmaları göstererek, Meta yöneticilerinin bu filtrelerin genç kızlarda “vücut dismorfisine” yol açabileceği konusunda uyarıldığını ortaya koydu. Mosseri, estetik cerrahiyi teşvik eden filtrelerin yasaklandığını ancak burun incelten veya dudak dolgunlaştıran filtrelerin rekabet nedeniyle tamamen yasaklanmadığını kabul etti.

Mosseri, Instagram’ın gençlerden diğer yaş gruplarına göre daha az para kazandığını, bu nedenle gençleri hedef almanın kâr maksimizasyonuyla ilgisi olmadığını savundu. Ancak, Mosseri’nin yıllık gelirinin bonuslar ve hisse senetleriyle birlikte 20 milyon doları bulabildiği, kararlarının şirket hisse değerini artırma motivasyonu taşıdığı iddia edildi. Davacı taraf, “sonsuz kaydırma” ve “beğeni” butonunun gençler için birer “kimyasal ödül” (dopamin) mekanizmasına dönüştüğünü savundu.

Dava süreci, sosyal medya platformlarının ürün tasarımı ve kullanıcı güvenliği konusundaki hukuki sorumluluklarını belirlemek açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Davanın sonucu, sosyal medya şirketlerinin genç kullanıcılar üzerindeki etkileri ve bu etkiler karşısındaki sorumlulukları konusunda önemli bir emsal teşkil edebilir.

Exit mobile version