Site icon Ticaret Haber | Güncel Haberler ve Son Dakika Haberleri

Yabancı Yatırımcıdan Türkiye’ye 400 Milyon Dolarlık Giriş: Hisse Senedi ve DİBS Alımları Arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan “Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri”, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına olan ilgisini gözler önüne serdi. 6 Şubat haftasında, yurt dışında yerleşik kişiler, toplamda yaklaşık 400 milyon dolarlık alım gerçekleştirdi.

Verilere göre, yabancı yatırımcılar 6 Şubat haftasında 134,3 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaparken, 255,6 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 4,8 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör (ÖST) varlığı satın aldı. Bu alımlar, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güvenini ve yatırım iştahını yansıtan önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Hisse senedi stoklarında ise bir miktar düşüş gözlemlendi. 30 Ocak haftasında 42 milyar 371 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 6 Şubat haftasında 41 milyar 537,1 milyon dolara geriledi. Bu düşüş, daha önceki haftalarda yapılan kar realizasyonları ile açıklanabilir. Öte yandan, DİBS stokları aynı dönemde 22 milyar 407 milyon dolardan 22 milyar 572,3 milyon dolara yükseldi. ÖST stokları ise 1 milyar 541,1 milyon dolar olarak kaydedildi.

Bu veriler, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki tahvil piyasasına olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. DİBS alımlarının artması, yatırımcıların Türk Lirası cinsinden varlıklara olan talebinin güçlü olduğunu işaret ediyor. ÖST alımları ise, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki farklı sektörlere olan ilgisini yansıtabilir.

Ekonomi uzmanları, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin, ülkenin ekonomik performansı, faiz politikaları ve jeopolitik gelişmeler gibi faktörlerden etkilendiğini belirtiyor. Son dönemde açıklanan ekonomik veriler ve reform çalışmaları, yabancı yatırımcılar nezdinde olumlu bir algı yaratmış olabilir.

Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Yabancı sermaye girişinin artması, ekonomik büyümeyi destekleyebilir, istihdamı artırabilir ve piyasalarda istikrar sağlayabilir. Ancak, yatırım kararlarının kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenebileceği ve piyasaların volatilitesini göz önünde bulundurmak gerektiği unutulmamalıdır.

Kaynak: Habertürk

Exit mobile version