İsrail’den Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere Yönelik Yıkım Operasyonları: Evler ve Tarım Arazileri Hedefte
İsrail güçleri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait evleri ve tarım arazilerini yıkmaya devam ediyor. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu Cenin kentinin batısındaki Sile el-Harisiyye beldesinde buldozerlerle baskın düzenledi. Baskın sırasında, Ağustos 2024'te bir saldırıda hayatını kaybeden Rafet Duvase'ye ait ev yıkıldı. İsrail askerleri ayrıca, okul öğrencilerine gerçek mermilerle ateş açtı ve Yamun beldesine zırhlı araçlarla girerek girişleri kapattı.
Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İsrail buldozerleri Doğu Kudüs'ün doğusundaki Arab el-Cehalin beldesinde Filistinlileri zorla yerinden etme ve tarımsal faaliyetleri kısıtlama amacıyla bir dizi tarım tesisini yıktı. Bu yıkımlar, çiftçilere maddi kayıplar verirken, bazı mülklerin de müsadere edilmesiyle eş zamanlı gerçekleşti.
Nablus kentindeki Teavun el-Ulvi bölgesinde ise İsrail ordusu, yaklaşık 190 metrekarelik iki katlı bir evi yıktı. Evin, "B" bölgesinde yer almasına rağmen "C" bölgesinde izinsiz inşa edildiği gerekçesiyle yıkıldığı belirtildi. Ev sahibi Yasir es-Sabir, ailesinin yıkım tebligatı aldıktan sonra evi boşaltmak zorunda kaldığını ve 250 bin dinarı aşan bir zarar yaşadıklarını ifade etti. Sabir ayrıca, son iki yılda aynı bölgede yaklaşık 14 meskun evin yıkıldığını belirtti.
Beytüllahim kentinin Hıdır beldesinde de İyad ve Ala Ömer İsa Ebu Gulyun kardeşlere ait iki katlı bir bina, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Selfit kentinin Karava Beni Hassan beldesinde ise bir Filistinliye ait ev yıkıldı. İsrail'in bu tür yıkım faaliyetleri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te sık sık "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle Filistinlilere ait yapıları hedef alıyor.
İsrail makamları, Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarım yapmasını engellerken, Filistinliler için ruhsat almanın neredeyse imkansız olduğu belirtiliyor. 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria, "A", "B" ve "C" bölgelerine ayrılmıştı. "C bölgesi"nin idaresi ve güvenliği ise İsrail'e bırakılmış durumda.