Avrupa Birliği Komisyonu, Rusya-Belarus-Ukrayna sınırındaki doğu bölgelerini güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir plan açıkladı. Bu stratejik adım, savaşın etkilerini hafifletmeyi, Avrupa’nın güvenliğini ve ekonomik istikrarını güçlendirmeyi hedefliyor. TRT Haber’de yer alan habere göre, AB, söz konusu bölgelerin güvenliğini artırmak ve sosyo-ekonomik kalkınmasını desteklemek için önemli adımlar atacak.
AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi sınır bölgelerinin, güvenlik riskleri, düzensiz göç baskısı, ticaretin aksaması ve nüfus azalması gibi sorunlardan daha fazla etkilendiği belirtildi. Bu nedenle, AB’nin bu bölgelere yönelik desteğinin artırılması kritik önem taşıyor.
Plan, beş ana alana odaklanıyor: güvenlik ve dayanıklılık, ekonomik büyüme, yerel sanayi ve enerji projeleri, ulaşım ve dijital bağlantılar, eğitim ve istihdam. Bu kapsamda, finansmana erişimi kolaylaştırmak için “EastInvest” adlı yeni bir yatırım mekanizması kurulacak. Bu mekanizma, bölgedeki projelerin finansmanını sağlayarak ekonomik büyümeyi destekleyecek. Ulaştırma altyapısının geliştirilmesi, Baltık ülkelerinin elektrik sistemlerinin Avrupa ağına bağlanması ve iş gücü piyasasını destekleyecek programlar da planın önemli unsurları arasında yer alıyor.
AB, savaşın başlangıcından bu yana altyapı yatırımları, ekonomik destek, savunma kapasitesinin geliştirilmesi, enerji ve ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi ve istihdamın desteklenmesi gibi alanlarda bu bölgelere yardım sağlıyor. Yeni plan, bu destekleri daha da ileriye taşıyarak, bölgenin uzun vadeli istikrarına katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Çalışmaların ilerlemesini değerlendirmek için yıllık üst düzey siyasi diyalog toplantıları düzenlenecek. İlk toplantının 26 Şubat 2026’da yapılması ve EastInvest mekanizmasının resmen başlatılması planlanıyor. Bu toplantılar, AB’nin bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir rol oynayacak.
Bu kapsamlı plan, AB’nin doğu sınır bölgelerindeki istikrarı güçlendirme ve Avrupa’nın genel güvenliğini artırma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, savaşın etkilerini azaltmak ve bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasını desteklemek için atılan önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
