Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda hazırladığı raporu nihai hale getirmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanıyor. Komisyonun son toplantısı, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü saat 11.00’de TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilecek.
TBMM Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, komisyonun çalışmaları 5 Ağustos 2025’te başlamış ve raporun taslağı tamamlanmıştı. Numan Kurtulmuş, siyasi parti temsilcileriyle rapor taslağını paylaşmış ve raporun 7 temel bölümden ve 60 sayfadan oluştuğu bilgisi edinilmişti.
Kurtulmuş, komisyonun son toplantısının ardından nihai raporun kamuoyuna sunulacağını belirterek, raporun TBMM’de büyük bir çoğunlukla kabul edilmesini beklediklerini ifade etti. Bu raporun, Meclis’in üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getireceğini vurgulayan Kurtulmuş, raporun ardından gerekli adımların TBMM çerçevesinde atılacağını belirtti.
Kurtulmuş, TBMM’nin milli iradenin tecelligahı ve Türkiye demokrasisinin kalbi olduğunu vurgulayarak, komisyon toplantılarının önemine dikkat çekti. Komisyonun çalışmalarının son aşamasına gelindiğini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise, şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitecek hiçbir adıma izin verilmeyeceğini ifade etti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise raporla ilgili farklı bir yaklaşım sergiledi. Bakırhan, raporun ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında yeni tariflerle uğraşmaması, sürecin gerekliliklerine odaklanması gerektiğini belirtti. Raporun, tarihsel korkulara ve tabulara sıkıştırılmaması, yeni bir perspektif içermesi gerektiğini savunan Bakırhan, Kürt meselesinin terör parantezine alınmaması gerektiğini vurguladı. Bakırhan, Kürt meselesinin bir terör meselesi olmadığını ifade etti.
Komisyonun çalışmaları ve raporun içeriği, Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Raporun, siyasi diyalog ve uzlaşma zeminini güçlendirmesi ve ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçekleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Raporun kamuoyuna açıklanmasıyla birlikte, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda geniş çaplı tartışmaların yaşanması öngörülüyor.
