Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketi ASELSAN, 2025 yılına ait enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi unvanını koruyan ASELSAN, güçlü operasyonel performansı ve disiplinli finansal yönetimiyle dikkat çekiyor. Şirketin 2025 yılı cirosu, 2024’e göre reel olarak yüzde 15 artarak 180,4 milyar liraya yükseldi. Bu başarıda, ihracat odaklı büyüme stratejisinin önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
ASELSAN, ihracatını artırma hedefi doğrultusunda önemli adımlar attı. Yurt dışı teslimatlarını yüzde 89 artırarak 958 milyon dolara çıkaran şirket, 16 farklı ürünün ilk kez yurt dışına ihracatını gerçekleştirdi. Kilogram başına ihracat geliri ise 2 bin 200 dolara ulaştı. Yeni ihracat sözleşmelerinde yüzde 104’lük bir artışla 2 milyar doları aşan bir hacme ulaşan ASELSAN, yıl içinde aldığı yeni siparişlerde de yüzde 46’lık bir artış yakalayarak 9,6 milyar dolarlık bir değere ulaştı. Bakiye siparişleri de yüzde 46 artışla 20,4 milyar dolara yükseldi.
Şirketin operasyonel verimliliğe odaklanması ve kurumsal dönüşüm faaliyetleri de sonuç verdi. 2025 yılını “Operasyonel Verimlilik Yılı” ilan eden ASELSAN’ın faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) marjı, bir önceki yıla göre 100 baz puan artarak yüzde 26,2 seviyesinde gerçekleşti. Seri üretim kapasitesini artırmak için yapılan yatırımlar yüzde 106 artışla 372 milyon dolara ulaşırken, AR-GE harcamaları da yüzde 40 artarak 1,36 milyar dolar oldu.
ASELSAN, 2025 yılında 14 bin çalışana ulaşarak nitelikli istihdama yönelik yatırımlarını sürdürdü. Şirketin “aselsaneXt Programı”nın olumlu etkileri devam ederken, ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik gibi birçok alanda elde edilen başarılar ciroya önemli katkı sağladı. Verimlilik artışı sağlayan yeni uygulamalar sayesinde genel yönetim giderleri yüzde 10 azalırken, kişi başı ciroda dolar bazında yüzde 8’lik bir artış kaydedildi. ASELSAN, tedarikçileriyle birlikte 103 ürünü millileştirerek yerli ve milli üretimi desteklemeye devam ediyor. Bu gelişmeler, ASELSAN’ın yüksek katma değerli teknolojilerdeki rekabet üstünlüğünü pekiştiren stratejik adımlar olarak öne çıkıyor.
