Emlak piyasasında, alıcıları mağdur eden yanıltıcı ilanların önüne geçmek için önemli adımlar atılsa da, benzer şikayetler farklı bir alanda yeniden gündeme geliyor. Özellikle sosyal medyada artan şikayetler, net metrekare yanıltmacası üzerine yoğunlaşıyor. TRT Haber’de yer alan habere göre, alıcıların dikkat etmesi gereken kritik bir durum söz konusu.
Mağduriyet yaratan süreç, genellikle şu şekilde işliyor: Müşteri, aradığı özelliklere sahip bir emlak buluyor. Özellikle ev alımında, net metrekare bilgisi kritik önem taşıyor. İlandaki metrekarenin yeterli olduğunu düşünen alıcı, emlakçıyla iletişime geçiyor. Anlaşma sağlanırsa, ‘kaparo’ ödemesi yapılıyor. Ancak, taşınmazı görmeye giden alıcılar, genellikle metrekareyi hassas bir şekilde ölçmüyor. İlanda belirtilen rakamlara güvenmek eğilimi devam ediyor.
Sorun, resmi süreç başladığında ortaya çıkıyor. Tapu ve diğer belgelerdeki net metrekare ile emlakçının ilanındaki arasında ciddi farklar bulunabiliyor. Alıcı, aslında merdiven boşluğu, asansör şaftı veya otopark payı gibi alanlara para ödemiş oluyor. Bu durum, evin olduğundan daha pahalıya alınmasına neden oluyor.
Elbette, bu tür hataları veya kötü niyetli davranışları tüm emlak sektörüne mal etmek doğru değil. Sektör yetkilileri ve kamu, daha şeffaf bir süreç için çalışıyor. Bu kapsamda, Türkiye’de emlak piyasasıyla ilgili önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Bunlardan biri de EİDS (Elektronik İlan Doğrulama Sistemi). Bu sistem sayesinde, ilanlar sadece mülk sahibi veya yetkili kişiler tarafından verilebiliyor. Satılık ve kiralık ilanlar, e-Devlet üzerinden doğrulama gerektiriyor. Yetkisiz veya sahte ilanların yayınlanması zorlaştırılıyor. EİDS, sahte ilanları, yanıltıcı fiyatları ve gayrimenkul bilgilerindeki tutarsızlıkları engellemeyi amaçlıyor. Doğrulama yapılan ilanlara “EİDS doğrulaması yapıldı” ibaresi ekleniyor.
Tüm bu düzenlemelere rağmen uzmanlar, özellikle alıcıların net metrekare konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Taşınmazı görmeye gittiklerinde, net metrekareyi bizzat ölçerek, tapu kaydı ve diğer resmi belgelerle karşılaştırmaları gerekiyor. Bu, olası mağduriyetlerin önüne geçmek için kritik bir adım.
