İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile devam eden nükleer müzakerelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Mazenderan eyaletinde katıldığı bir programda konuşan Pezeşkiyan, müzakerelerin geleceği ve İran’ın stratejik hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, müzakerelerin yarın İsviçre’nin Cenevre kentinde Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin katılımıyla devam edeceğini belirtti. Hükümet olarak, Devrim Rehberi Ali Hamaney’in yönlendirmeleri doğrultusunda müzakere sürecini yönetmeye çalıştıklarını ifade eden Pezeşkiyan, ‘ne savaş ne de barış’ şeklindeki yıpratıcı durumun üstesinden gelmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Müzakerelerin iyi bir gelecek vadettiğini belirten Pezeşkiyan, “Müzakere süreci istenen sonucu verirse, önümüzdeki engelleri kaldırmak ve ülkenin kalkınma sürecini daha hızlı ve kolay bir şekilde ilerletmek şüphesiz mümkün olacaktır.” dedi. Ayrıca, komşu ülkelerle ilişkilerin önemli ölçüde geliştiğini ve bu ilişkileri daha da güçlendirmeye kararlı olduklarını sözlerine ekledi.
İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırı tehditleri nedeniyle kesintiye uğramıştı. Ancak, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman’ın arabuluculuğu sayesinde yeniden canlandırıldı. Taraflar, 6 Şubat’ta Umman’da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Bu görüşmelerin ardından 17 Şubat’ta Cenevre’de devam eden müzakerelerde ilerleme kaydedildiği bildirilmiş ve 26 Şubat’ta tekrar Cenevre’de bir araya gelinmesi kararlaştırılmıştı.
Müzakerelerin temelinde, İran’ın nükleer programını atom bombası üretimine engel olacak sınırlamalar çerçevesinde sürdürmesi karşılığında yaptırımların kaldırılması talebi yer alıyor. ABD ise Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor. Görüşmelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ile doğrulama mekanizmaları gibi kritik konular ele alınıyor.
Bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından büyük önem taşıyor. Müzakerelerin sonucu, İran’ın ekonomik geleceği ve uluslararası arenadaki konumu üzerinde belirleyici olacak.
