Yıl 2011… Takvimler 16 Nisan’ı gösteriyordu. 69 yaşındaki Şükrü Bey, Üsküdar’daki evinden hayırsever bir amaçla yola çıktı. Amacı, bankadan çektiği parayı Sakarya’nın Karasu ilçesindeki bir camiye bağışlamaktı. Ancak, bu hayır yolculuğu kanlı bir sonla noktalandı.
Şükrü Bey’in oğlu, parayı havaleyle göndermesini istese de, Şükrü Bey yılların emeğini bizzat vermek istedi. Sabahın erken saatlerinde bankaya gitti ve yüklü miktarda para çekti. Ancak, bu işlemden birkaç saat sonra korkunç bir cinayete kurban gideceğinden habersizdi. Evine döndüğünde, acımasız bir saldırıya uğradı.
İstanbul Emniyeti’nin telsiz kanallarında acil anonslar yankılandı. Cinayet Büro Amirliği’nden dedektifler Ethem Çavdar ve ekibi, olay yerine intikal etti. Olay yerine vardıklarında, Şükrü Bey’in cansız bedeniyle karşılaştılar. Ev adeta bir suç mahaline dönmüştü.
Ethem Çavdar, o anları şöyle anlattı: “Olay Yeri İnceleme ekipleri çalışmalara başladı. Biz de ilk bilgileri toplamaya başladık. Maktulün kim olduğu, gün içinde neler yaptığı, kimlerle görüştüğü gibi sorulara cevap aradık.” İlk bilgilere göre, Şükrü Bey bankadan para çekmiş ve evde bıçaklı saldırıya uğramıştı. Çektiği para ise ortadan kaybolmuştu.
Olayın bir gasp cinayeti olduğu anlaşılıyordu. Şükrü Bey, Sakarya’dan gelen oğlu tarafından evde bulunmuştu. Cinayet Büro Amirliği ekipleri hızla harekete geçti. Banka güvenlik kamera görüntüleri incelendi ve soruşturma derinleştirildi. Bu korkunç olay, bir hayırseverin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanırken, geride büyük bir üzüntü bıraktı.
Kaynak: Habertürk
