Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı 4. çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı. Üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2025 yılında bir önceki yıla göre %3,6’lık bir artış gösterdi. Bu büyüme, Türkiye ekonomisinin genel performansını yansıtırken, farklı sektörlerdeki performans farklılıkları dikkat çekiyor.
Cari fiyatlarla GSYH ise 2025 yılında bir önceki yıla göre %46,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL’ye ulaştı. Kişi başına düşen GSYH, cari fiyatlarla 712 bin 200 TL olarak hesaplanırken, ABD doları cinsinden 18 bin 040 olarak kaydedildi.
Sektörel bazda büyüme verileri incelendiğinde, inşaat sektörünün %8,8’lik bir artışla en yüksek performansı gösterdiği görülüyor. Bilgi ve iletişim faaliyetleri %8,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar %6,9, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri %4,6, diğer hizmet faaliyetleri %4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %4,0, finans ve sigorta faaliyetleri %3,8, sanayi %2,9, gayrimenkul faaliyetleri %2,7 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %1,0 oranında büyüdü. Ancak, tarım sektörü %8,8’lik bir daralma yaşadı.
Bu veriler, Türkiye ekonomisinin genel olarak büyüme trendini koruduğunu gösteriyor. Özellikle inşaat, bilgi ve iletişim gibi sektörlerdeki yüksek büyüme oranları, ekonominin dinamizmini destekliyor. Öte yandan, tarım sektöründeki daralma, bu sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve alınması gereken önlemleri gündeme getiriyor. Ekonominin farklı sektörlerdeki performans farklılıkları, hükümetin sektörel politikalarını ve teşviklerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini işaret ediyor.
Ekonomi uzmanları, TÜİK verilerinin, ekonomik göstergelerin daha detaylı analizi için önemli bir kaynak olduğunu belirtiyor. Bu veriler ışığında, Türkiye ekonomisinin gelecekteki performansı hakkında daha sağlıklı öngörülerde bulunulabilir. Ancak, küresel ekonomik gelişmeler ve jeopolitik riskler de ekonominin seyrini etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor.
