ABD’nin İran Saldırıları Sürerken Füze Stoklarında Sıkıntı Yaşadığı İddiası ve Büyük Taarruz İşareti
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları devam ederken, CNN'e konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili, ABD ordusunun bazı füze stoklarında sıkıntı yaşadığını öne sürdü. Haberde, özellikle Tomahawk kara saldırı füzeleri ve Standard Missile-3 (SM-3) tipi füzelerin tedarikinde zorluklar yaşandığı iddia edildi. Bu durum, operasyonların seyrini ve hedeflerin belirlenmesini etkileyebilir.
Yetkili, ilk saldırı dalgasının İran'ın savunma kapasitesini zayıflatmada başarılı olduğunu savunurken, sonraki aşamada İran'ın füze üretim tesisleri, insansız hava araçları ve donanmasının hedef alınmasının planlandığını belirtti. Bu kapsamda, önümüzdeki günlerde İran'a yönelik saldırıların önemli ölçüde artması beklendiği ifade edildi. Yetkilinin açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarının kapsamını genişletme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın CNN'e yaptığı açıklamalar da dikkat çekiciydi. Trump, İran'a yönelik olarak "Onlara sert bir darbe vurmaya bile başlamadık. Büyük dalga henüz gelmedi. Büyük dalga yakında geliyor." ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD'nin İran'a karşı daha büyük ve kapsamlı bir askeri operasyon hazırlığında olduğu şeklinde yorumlandı.
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimi arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. Bu saldırılara İran, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. Çatışmaların şiddeti artarken, ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, saldırılarda 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimin tırmanışını ve çatışmaların daha da yayılma riskini artırıyor. ABD'nin füze stoklarındaki sıkıntılar ve büyük bir taarruz sinyali, İran'a yönelik operasyonların geleceği ve bölgedeki dengeler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Uluslararası toplum, gerilimin düşürülmesi ve diplomatik çözümlerin bulunması için çaba göstermeye çağrılıyor.