İşgalci İsrail polisi, Kudüs’teki Eski Şehir’de bulunan Mescid-i Aksa dahil olmak üzere kutsal mekanlara ibadet etmek isteyenlerin ve ziyaretçilerin girişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Bu karar, İran’ın İsrail’e yönelik misilleme saldırıları sonrasında ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alındı. Katil İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’da cuma namazı kılınmayacağı belirtildi.
ABD-İsrail’in İran’a yönelik olası saldırılarıyla eş zamanlı olarak, İsrail yetkilileri Mescid-i Aksa’yı kapatmış ve ibadet edenleri tahliye etmişti. Mescid-i Aksa, altı gündür kapalı tutuluyor. Bu durum, Müslümanlar için büyük önem taşıyan bir mekanda ibadetin engellenmesi anlamına geliyor.
İsrail’in bu adımları, bölgedeki gerilimi tırmandıran uygulamaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ramazan ayının ilk iki cumasında da İsrail, namaz için Mescid-i Aksa’ya girecek olanlara kısıtlamalar getirmiş ve yüzlerce Filistinlinin Kudüs’e girişini engellemişti. Bu kısıtlamalar, Filistinlilerin ibadet özgürlüğünü kısıtlama ve bölgedeki demografik yapıyı değiştirme çabaları olarak yorumlanıyor.
Mescid-i Aksa’nın kapatılması ve ibadete izin verilmemesi, uluslararası toplum tarafından da yakından takip ediliyor. Birçok ülke ve kuruluş, İsrail’in bu uygulamalarını kınayarak, ibadet özgürlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Ancak İsrail hükümeti, güvenlik gerekçesiyle bu tür kısıtlamaları haklı çıkarmaya çalışıyor.
Bu gelişmeler, Orta Doğu’daki siyasi ve dini gerilimin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Mescid-i Aksa’nın durumu, sadece Filistinliler için değil, tüm Müslümanlar için önemli bir mesele olmaya devam ediyor. Bölgedeki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve uluslararası kamuoyunun duyarlılığının korunması büyük önem taşıyor. İsrail’in attığı adımlar, bölgedeki barış sürecini olumsuz etkileyebilecek ve daha fazla gerginliğe yol açabilecek nitelikte.
Kaynak: TRT Haber
