İstanbul’da baharın ilk günlerinin yaşandığı 2008 yılı Mart ayında, Kumkapı sahilinde bulunan bir erkek cesedi, İstanbul Cinayet Büro dedektiflerini filmleri aratmayan bir soruşturmanın içine çekti. Habertürk’ün haberine göre, 15 Mart’ta meydana gelen olayda, denize vuran cesedin üzerinde yapılan incelemeler, cinayetin ardındaki sır perdesini aralamaya çalıştı.
Olay yerine ilk olarak Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri intikal etti. Ancak cesedin durumu, olayın ciddiyetini ortaya koyarak Cinayet Büro Amirliği’nin devreye girmesini sağladı. Deneyimli dedektifler, karaya vurmuş ve çürümeye başlamış, kimliği belirsiz bir erkek cesediyle karşılaştı. Cesedin kalbine bir komando bıçağı saplanmıştı. Emekli polis memuru Mustafa Bayram, olay yerindeki incelemeleri ve soruşturma sürecini şu sözlerle aktardı: “Eğer yüzü tanınmayacak halde ya da kimliği belirsiz bir ceset bulunmuşsa, ilk olarak cesedin üzerindeki kıyafetlere, eşyalara ve vücuttaki ayırt edici izlere bakılır.”
Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi, cinayetin gizemini daha da artırdı. Cesedin yaklaşık 2-3 aylık olduğu belirlenirken, en dikkat çekici detaylardan biri, maktulün bir ayağının diğerine göre 5 santimetre kısa olmasıydı. Ayrıca vücudunda dört ayrı bıçak yarası tespit edildi. Bu önemli ipuçları, dedektifleri kayıp şahıs dosyalarını incelemeye yöneltti. İstanbul genelindeki kayıp başvuruları tek tek incelendi, fotoğraflar ve bilgiler cesedin özellikleriyle karşılaştırıldı. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen, bu özelliklere uyan herhangi bir kayıp başvurusuna rastlanmadı. Cinayet, tüm çabalara rağmen aydınlatılamamış ve faili meçhul olarak kalmıştır.
