Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), İstanbul’da faaliyet gösteren bir işletmenin ‘damsız giriş’ uygulaması nedeniyle erkek müşterilere yönelik ayrımcılık yaptığına hükmetti. Kurum, işletmeye üst sınırdan 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Karar, 2023 yılının Şubat ayında yaşanan bir olay üzerine verildi. İki erkek, bir müzik etkinliği için bilet aldıktan sonra mekana gittiklerinde, güvenlik görevlileri tarafından ‘damsız giriş’ yapamayacakları gerekçesiyle içeri alınmadı. Müşteriler, biletlerde ve etkinlik kurallarında böyle bir kısıtlama olmamasına rağmen, cinsiyet temelli ayrımcılık yapıldığını belirterek TİHEK’e başvurdu.
Başvuruda, işletmeye yapılan şikayet üzerine, erkeklerin alkol alarak diğer kişileri rahatsız edeceği varsayımıyla bu kararın alındığı yönünde bir yanıt alındığı belirtildi. İşletme ise savunmasında, kadın-erkek eşitliğine aykırı bir tutum sergilemediklerini, kadın misafirlerin güvenliğini sağlamak amacıyla hassas davrandıklarını ve geçmişte yaşanan bazı taşkınlıkları sulh yoluyla çözdüklerini öne sürdü. Ayrıca, etkinlik kurallarında ‘organizasyon şirketinin uygun görmediği kişileri bilet ücretini iade etmek kaydıyla içeri almama hakkına sahip olduğu’ ve ‘organizasyon sahibinin kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla kişiyi içeri almama hakkını kullanabileceği’ hükümlerinin yer aldığını ifade etti.
TİHEK, incelemesi sonucunda uygulamanın Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesini ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nu ihlal ettiğine karar verdi. Kararda, cinsiyetin ayrımcılık temellerinden biri olduğu vurgulanarak, ‘Bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını cinsiyeti nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele, cinsiyet temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturmaktadır.’ ifadesine yer verildi. Kurum, ‘Erkeklerin kadınları rahatsız edeceğine dair düşünce toplumsal ön yargılardan ileri gelmekte ve bunun gibi ön yargılar toplumdaki eşitsizliği derinleştirmektedir.’ tespiti yaparak, sadece ön yargılardan ve varsayımlardan hareketle erkek müşterilerin işletmeye alınmamasının meşru olmadığını belirtti. Karar, cinsiyet temelli ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
