Ortadoğu’da Savaşın Gölgesinde Su Krizi: Yaşam Hakkına Yönelik Tehdit

Ortadoğu'daki savaşın üçüncü haftası geride kalırken, çatışmaların gölgesinde en az görünen ancak en hayati konu: Su. Savaşın yarattığı yıkımın ortasında, temiz suya erişim hakkı ciddi bir tehdit altında. Uluslararası raporlar, özellikle temiz su altyapısının hedef alındığına dikkat çekiyor.

Suya yönelik saldırılar, sadece boru hatlarına veya istasyonlara değil, doğrudan sivillerin yaşam hakkına yönelik bir ihlaldir. Su Politikaları Derneği'nin uyarıları da bu nedenle büyük önem taşıyor. Dernek, su ve hijyen altyapısına yapılan saldırıların, uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu belirtiyor.

Cenevre Sözleşmeleri'nin 1977 tarihli Ek Protokol I'inin 54. maddesi, bu konuda net bir çerçeve çiziyor: “Sivil düzenin hayatta kalması için temel olan gıda maddeleri, gıda üretimi için tarım alanları, ürünler, hayvanlar, beslenme suyu tesisleri ve su kaynakları ile sulama işleri gibi şeylere katılmak, onları yok etmek, veya hale getirmek” yasaktır. Bu madde, savaşın bile kuralları olduğunu ve suya dokunmanın en temel kırmızı çizgilerden biri olduğunu hatırlatıyor.

Bir su arıtma tesisinin devre dışı kalması, hastaneler, okullar ve barınma merkezlerinin kısa sürede susuz kalmasına neden olur. Temiz suyun yokluğu, kolera, ishal ve hepatit gibi hastalıkların yayılma riskini artırır. Özellikle çocuklar ve yaşlılar, bu risklerden en çok etkilenen kesimlerdir. Atık suyun yönetilememesi ise yeni krizlere zemin hazırlar. Bu durum, savaşın sıcaklığı içinde ortaya çıkan ve aylar sürebilecek bir insani felakete dönüşebilir.

Bu nedenle, çatışmanın tüm taraflarına çağrı yapılıyor: Uluslararası insancıl hukuk kurallarına tam olarak uyulmalı, içme suyu tesisleri, ana hatlar, pompa istasyonları, arıtma ve atık su tesisleri ile bu tesislerde çalışan sivil personel korunmalıdır. Hasar gören hatların onarımı için güvenli geçiş ve teknik ekiplere erişim sağlanmalı, su ve hijyen malzemelerinin sivillere ulaştırılması engellenmemelidir.

Güvenli içme suyuna ve yeterli hijyen olanaklarına erişim, yaşam ve insan onuru için vazgeçilmez bir insan hakkıdır. Bu hak, cephe hattının hangi tarafında olunduğundan bağımsızdır. Kaynağından haneye kadar suyun izlediği yol, aynı zamanda hukuk ve vicdanın da yansımasıdır. Bugün atılacak adımlar, yarının büyük yıkımını önleyebilir. Suyun akmadığı yerde hayat kurur; savaş kuralları da tam bu nedenle vardır. Bu nedenle, kuralları hatırlamak ve suya dokunmamak hayati öneme sahiptir.

Benzer Videolar