Mescid-i Aksa İmamı’ndan Erdoğan’a Övgü: İsrail’in Aksa Kısıtlamalarına Karşı Duruş Vurgusu
Mescid-i Aksa İmamı Sabri, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İbrahim'in, İsrail'in Aksa'ya girişleri engellemesi ve ibadet edenlerin alana erişimini kısıtlamasına karşı çıkan ilk liderler arasında yer aldığını belirterek, bu tutumlarından övgüyle söz etti. TRT Haber'in haberine göre, Sabri, İsrail'in bölgedeki savaşını Mescid-i Aksa'da yeni bir gerçeklik dayatmak ve uluslararası toplumun ilgisizliğinden faydalanarak İslam egemenliğine tecavüz etmek için kullandığı uyarısında bulundu.
Sabri, yaşananların "1967'den beri tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurgulayarak, Arap ve İslam ülkelerine "ibadet özgürlüğünü garanti altına almak ve oldubitti politikalarının dayatılmasını önlemek için acil önlem almaları" çağrısında bulundu. İmam Sabri, İsrailli yetkililerin ibadet edenlerin girişine sıkı kısıtlamalar getirdiğini, Müslümanların ibadetlerini yerine getirmelerini engellediğini ve Kudüs’ü bir askeri kışlaya çevirdiğini ifade etti.
Mescid-i Aksa'da namaz kılmanın uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmış bir dini hak olduğunu vurgulayan Sabri, Aksa’nın Müslümanların münhasır hakkı olduğunu ve İsrail’in aldığı önlemlerin ona herhangi bir meşruiyet veya egemenlik sağlamadığını belirtti. Açıklamasında, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasından bu yana İsrail'in Mescid-i Aksa'ya girişleri engelleyerek Müslümanların Harem-i Şerif'te ibadet etmesine izin vermediğini de hatırlattı.
Sabri'nin açıklamaları, İsrail'in Mescid-i Aksa üzerindeki uygulamalarına yönelik artan endişeleri yansıtıyor. Özellikle, ibadet özgürlüğünün kısıtlanması ve Mescid-i Aksa'nın statüsüne yönelik atılan adımlar, uluslararası hukuk ve dini haklar açısından ciddi sorunlar teşkil ediyor. İmam Sabri'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki tutumunu övmesi, bölgedeki siyasi dengeler ve dini hassasiyetler açısından önemli bir mesaj olarak değerlendirilebilir.
Bu gelişmeler, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın geleceği konusundaki tartışmaları daha da alevlendiriyor. Uluslararası toplumun, İsrail'in bu konudaki uygulamalarına karşı daha aktif bir rol üstlenmesi ve ibadet özgürlüğünün korunması için somut adımlar atması gerektiği yönündeki çağrılar giderek artıyor.