Fatih Dönmez’den Enerji Piyasalarındaki Sarsıntı Değerlendirmesi: Savaşın Gölgesinde Yükselen Fiyatlar
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, ABD ve İsrail'in İran ile yaşadığı gerginliklerin tetiklediği enerji piyasalarındaki krizi değerlendirdi. Dönmez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, küresel enerji piyasalarını sarsan gelişmelerin, savaş ve istikrarsızlık ortamının bir sonucu olduğunu vurguladı.
Dönmez, enerji piyasalarındaki fiyat artışlarının tesadüfi olmadığını belirterek, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Şubat 2026'dan Mart 2026'ya petrolün varil fiyatının 71 dolardan yaklaşık 100 dolara yükseldiğini ifade eden Dönmez, doğal gaz fiyatlarındaki artışa da dikkat çekti. Avrupa'da doğal gaz fiyatlarının yaklaşık 40 $/MWh'den 65 $/MWh'ye yükseldiğini belirten Dönmez, bu artışların savaş, istikrarsızlık ve güvensizliğin oluşturduğu suni bir sıçrama olduğunu söyledi.
Dönmez, enerji piyasalarındaki bu dalgalanmaların küresel ekonomi üzerindeki etkilerine de değindi. Yaşanan gelişmelerin dünya ekonomisine günlük yaklaşık 6 milyar dolarlık bir maliyet getirdiğini belirten Dönmez, bunun ekonomik büyüme ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bu durumun, dünya genelinde ekonomik istikrarı olumsuz etkilediğini vurgulayan Dönmez, savaşın etkilerinin sadece bölgesel kalmayıp, küresel ölçekte hissedildiğini belirtti.
Açıklamasında barış vurgusu yapan Dönmez, silahların sustuğu ve barışın yeniden güç kazandığı bir iklimin en kısa sürede hakim olması temennisinde bulundu. Enerji piyasalarındaki istikrarsızlığın sona ermesi ve küresel ekonominin yeniden sağlıklı bir zemine oturabilmesi için barışçıl çözümlerin önemine dikkat çekti.
Fatih Dönmez'in değerlendirmeleri, enerji piyasalarındaki gelişmelerin jeopolitik risklerle doğrudan bağlantılı olduğunu ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu durum, uluslararası işbirliğinin ve diplomatik çabaların önemini artırırken, enerji güvenliği ve istikrarının sağlanması için atılacak adımların aciliyetini de ortaya koyuyor.