Türkiye’de Baraj Doluluk Oranları Yükseldi: Yağışlar ve Su Yönetimi Verileri
Ankara, 27 Mart 2026 - Türkiye genelinde 2026 yılı Su Yılı'nda (1 Ekim 2025 - 23 Mart 2026) kaydedilen yüksek yağışlar, barajlardaki doluluk oranlarında önemli artışlara yol açtı. TRT Haber'de yer alan bilgilere göre, ülke genelinde kümülatif yağışlar ortalaması, uzun yıllar ortalamalarına kıyasla %21,9 artış gösterdi. Bu artış, bir önceki Su Yılı (1 Ekim 2024 - 23 Mart 2025) yağışlarına göre ise %82,3 gibi dikkat çekici bir seviyede gerçekleşti.
Yağışlardaki bu artış, barajlardaki su seviyelerini olumlu yönde etkiledi. Yurt genelindeki depolama tesislerinde, 23 Mart 2026 itibarıyla 50 milyar metreküp depolama ve %52,7 aktif doluluk oranı tespit edildi. Bu oranlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre belirgin bir yükselişi işaret ediyor. 23 Mart 2025'te depolama miktarı 40,8 milyar metreküp, doluluk oranı ise %43 olarak kaydedilmişti.
İçme suyu barajlarındaki doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemine göre %49,7'den %56'ya yükseldi. Sulama amaçlı barajlarda %42,3'ten %54'e, enerji amaçlı barajlarda ise %45,1'den %54,4'e ulaşan doluluk oranları, su kaynaklarının yönetiminde önemli bir rahatlama sağladı.
İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerdeki baraj doluluk oranları da değişiklik gösterdi. İstanbul'a içme suyu sağlayan barajların doluluk oranı, geçen yıl %80,5 iken, 23 Mart 2026 itibarıyla %50,5 olarak ölçüldü. Ancak, mevcut doluluk seviyesiyle İstanbul'un 156 günlük içme suyu rezervine sahip olduğu belirtildi. Ankara'da ise doluluk oranı %20,1'den %22,4'e yükselirken, şehirde 253 günlük içme suyu olduğu hesaplandı. İzmir'de barajlardaki doluluk oranı %10,3'ten %33,9'a yükselirken, şehir yaklaşık 494 günlük içme suyuna sahip. Bursa'da ise doluluk oranı %66,9'a ulaşarak, şehrin 378 günlük içme suyu rezervi olduğu belirlendi.
Bu veriler, Türkiye'nin su kaynaklarının yönetimi ve gelecek yıllardaki su güvenliği açısından önemli ipuçları sunuyor. Yağışlardaki artışın devam etmesi ve su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması, sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor.