DEİK Başkanı Acar: Türkiye, Enerji Arz Güvenliğinde Kilit Rol Oynuyor
DEİK Başkanı Acar: Türkiye, Enerji Arz Güvenliğinde Kilit Rol Oynuyor
DEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Acar, Türkiye'nin enerji arz güvenliği konusundaki stratejik rolüne dikkat çekti. TRT Haber'de yer alan habere göre Acar, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) standartlarına uygun 90 günlük petrol stoklama hedefi ile Silivri ve Tuz Gölü depolama tesislerinin, olası arz kesintilerinde kritik birer emniyet sibobu işlevi gördüğünü belirtti.
Acar, yerli rafinerilerin ham madde esnekliğinin Türkiye'yi tek bir kaynağa bağımlılıktan kurtardığını ifade etti. Bu kapsamda, Basra bağımlılığını dengelemek adına Irak-Türkiye (Kerkük-Ceyhan) hattının tam kapasiteyle kullanılması gerektiğini vurguladı. Ceyhan'ın sadece bir çıkış noktası değil, aynı zamanda farklı menşeli petrollerin harmanlandığı çok kaynaklı bir ticaret merkezi olma yolunda ilerlediğini de sözlerine ekledi.
Enerji arz güvenliği için önemli adımlar atan Türkiye, Katar gazına alternatif olarak ABD, Cezayir ve Nijerya menşeli spot LNG alımlarını artırarak portföydeki payını yüzde 40'lara çıkardı. Acar, Brent petrol fiyatlarındaki artışların Türkiye'de üretim maliyetleri ve enflasyon üzerinde ikincil etkiler oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarındaki tıkanıklıkların küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 40'ını riske attığına dikkat çekti.
Acar'a göre Türkiye, bu süreci stratejik bir tampon mekanizmasıyla yönetiyor. Türkiye'nin konumu, bölgedeki krizleri yönetmenin ötesinde, bu krizlerin maliyetini optimize eden bir risk yöneticisi devlet karakterine işaret ediyor. Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan gelen diplomatik miras ve NATO'nun stratejik kanat gücü olma özelliği, Türkiye'yi Batı ile İran arasında rasyonel bir diyalog kurabilen güvenilir bir aktör konumuna getiriyor.
Acar, Türkiye'nin rolünün uluslararası yaptırımlarla uyumlu bir ticaret koridoru disiplini içinde ekonomik dengeyi sürdürmek olduğunu belirtti. Yerel para birimleriyle ticaret ve takas anlaşmalarının, bölgenin enerji dengesini korumak adına önemli araçlar olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin bu tutumu, Avrupa'nın enerji güvenliği için vazgeçilmez bir oyuncu konumunu pekiştiriyor. Bu durum, Batı ile olan ticari ve siyasi müzakerelerde Türkiye'nin elini güçlendiren bir kaldıraç olarak değerlendiriliyor. Acar, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ekosistemin sadece bir parçası değil, düzenleyici ve dengeleyici gücü olduğunu vurguladı.
Acar, Hürmüz'deki riskin kalıcılaşması durumunda küresel ticaretin rotasının Kuzey'e ve Batı'ya kayarak jeoekonomik yeniden konumlanma sürecini tetikleyebileceğini belirtti. Bu senaryoda iki ana eksenin Türkiye'yi merkeze alacağını ifade etti. Çin ve Orta Asya yüklerinin Hürmüz veya Süveyş riskine girmeden Avrupa'ya ulaşmasında Türkiye'nin kritik bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.
Kaynak: TRT Haber