Hürmüz Boğazı Krizi: Hindistan’ı Yeni Petrol Kaynakları Arayışına İten Savaş ve Rusya’ya Dönüş
İngiltere merkezli The Economist dergisinin haberine göre, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Tahran yönetiminin misillemeleriyle tırmanan çatışmalar, Hindistan'ı önemli ölçüde etkiledi. Özellikle, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması, Hindistan'ı yeni petrol kaynakları arayışına itti.
Hindistan, daha önce petrol ithalatının yaklaşık yarısını, günde 2,5 milyon varili Orta Doğu ülkelerinden sağlıyordu. Başta Irak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere bu ülkelerden yapılan ithalat, yaşanan gelişmelerin ardından yarıya düştü. İran'ın, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşıyan Hindistan bandıralı birkaç tankerin geçişine izin vermesine rağmen, milyonlarca varil petrolün Körfez taraflarında mahsur kaldığı belirtiliyor.
Bu durum, Hindistan'ı alternatif kaynaklara yöneltti. The Economist'e göre, Hindistan bu açığı telafi etmek amacıyla yeniden Rus petrolüne yöneldi. Rusya'nın Hindistan'ın petrol ithalatındaki payı, zirve yaptığı dönemde yaklaşık yüzde 44 seviyesindeyken, şubat ayında yüzde 25'e kadar gerilemişti. Ancak, yaşanan gelişmelerle birlikte bu oran tekrar yükselişe geçti.
Savaşın başlamasından bu yana Hindistan'ın Rusya'dan yaklaşık 30 milyon varil ek petrol satın aldığı ifade ediliyor. Bu miktar, Körfez'den temin edilemeyen yaklaşık iki buçuk haftalık petrol ihtiyacına denk geliyor. Bu durum, Rusya'ya yönelik uygulanan yaptırımlara rağmen, Hindistan'ın enerji güvenliğini sağlamak adına pragmatik bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, küresel petrol piyasalarını da olumsuz etkiliyor. Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesintiye uğradı. Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar, Irak ve İran gibi önemli petrol üreticilerini dünya pazarlarına bağlayan bu kritik geçiş noktasındaki aksamalar, küresel petrol tedarikinde sorunlara ve fiyat artışlarına yol açıyor. Çin'in petrol ithalatının yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazının ise yüzde 30'u Hürmüz Boğazı üzerinden geçerek ülkeye ulaşıyor.
Bu gelişmeler, enerji piyasalarındaki istikrarsızlığın devam edeceğine ve Hindistan gibi ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabalarının artacağına işaret ediyor.