İran’dan Çarpıcı Açıklama: İHA ve Füze Saldırıları Bizim İşimiz Değil, ABD veya İsrail’den Şüpheleniyoruz
İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre, İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi'ndeki bazı ülkelere yönelik İHA ve füze saldırıları iddialarına ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri'nin ateşkesin başlamasından bu yana hiçbir ülkeye herhangi bir atış gerçekleştirmediği vurgulanarak, bu tür saldırıların arkasında Siyonist düşman (İsrail) veya Amerika'nın olabileceği ifade edildi.
Açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri tarafından bir hedef vurulması durumunda bunun resmi bir duyuru ile kamuoyuna bildirileceği belirtildi. Resmi açıklamalar dışında kalan hiçbir eylemin İran İslam Cumhuriyeti ile ilgisi olmadığına dikkat çekildi. Bu açıklama, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından, İran'ın misillemeleriyle bazı bölge ülkelerine yönelik saldırılar düzenlediği ve savaşın eşiğine gelindiği bir dönemde geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu belirtmişti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunarak, nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirmişti.
Bu süreçte Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin devam etmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise, uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak, Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İran'ın bu açıklaması, bölgedeki gerginliğin devam ettiğini ve taraflar arasındaki karşılıklı suçlamaların sürdüğünü gösteriyor. Özellikle, İran'ın İHA ve füze saldırıları konusundaki tutumu, olası yeni gerginliklerin önüne geçme çabası olarak değerlendirilebilir. Ancak, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, bölgedeki istikrarın sağlanması önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.