Kahverengi Kokarcayla Mücadele: 40 İlde 1.65 Milyon Samuray Arısı Doğaya Salınacak
Türkiye, başta fındık olmak üzere 300 farklı bitkiye zarar veren kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele için önemli bir adım atıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, 40 ilde 1 milyon 650 bin samuray arısı doğaya salınarak biyolojik mücadele başlatılacak. Bu kapsamlı çalışma, ekonomik kayıplara yol açan kokarca popülasyonunu kontrol altına almayı hedefliyor.
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (KTAE) öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Samsun, Tokat, Yalova, Ankara ve Giresun'daki laboratuvarlarda samuray arısı üretimiyle devam ediyor. KTAE Müdürü Doç. Dr. İlyas Deligöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zararlının Türkiye'ye giriş yaptığı ilk günden itibaren mücadeleye başladıklarını belirtti. Deligöz, 2023 yılında kurulan laboratuvarlarda 2023'te 22 bin, 2024'te 207 bin ve 2025'te ise 1 milyon 156 bin samuray arısı ürettiklerini ve doğaya saldıklarını ifade etti. Bu yılki hedefin ise 1 milyon 650 bin arı üretimi olduğunu vurguladı.
Deligöz, sadece biyolojik mücadele ile yetinmediklerini, Bakanlığın belirlediği politika çerçevesinde kimyasal, biyoteknik ve mekanik yöntemleri de entegre ettiklerini belirtti. Ayrıca, Samsun'daki enstitülerinde bu yıl 650 bin samuray arısı üretmeyi planladıklarını ve bu hedefin üzerine çıkabileceklerini de sözlerine ekledi.
Çalışmalar kapsamında yapılan saha gözlemlerinde, Doğu ve Orta Karadeniz bölgelerinde kahverengi kokarca popülasyonunun sabit kaldığı, Marmara Bölgesi'nde ise artış gösterdiği tespit edildi. Deligöz, bölgedeki üreticilerle 3 yıldır yürüttükleri entegre mücadele sayesinde olumlu sonuçlar aldıklarını ve önümüzdeki yıldan itibaren kokarca popülasyonunda azalma beklediklerini ifade etti. Batı Marmara Bölgesi'nde de üreticilerin bilinçlenmesi ve samuray arısı salımının devam etmesiyle popülasyonun azalacağını öngördüklerini belirtti. Samuray arısının doğaya adapte olduğunu ve zamanla kahverengi kokarca popülasyonunun azalacağını da sözlerine ekledi. Bu mücadele, Türkiye'nin tarım ürünlerini koruma ve ekonomik kayıpları önleme açısından büyük önem taşıyor.