İsrail’in Ateşkese Rağmen Lübnan’a Saldırıları Devam Ediyor: Sur’da Göç Dalgaları Başladı
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürdürmesi, bölgede gerilimi tırmandırıyor. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail uçakları Sur kentine bağlı Bazuriyye ve Semmaiye beldelerini hedef aldı. Bu beldelerin, İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanların dışında yer alması dikkat çekiyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ateşkese rağmen orduya Lübnan'a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı verdiği belirtilirken, bu talimatın ardından İsrail ordusu, gece saatlerinde Hırbet Silm, Sultaniyye, Hadasa ve Zebkin beldelerine hava saldırıları gerçekleştirdi. Bu saldırılar, bölgedeki sivil halk üzerinde büyük bir endişe yaratırken, can kayıplarının olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, saldırıların ardından Sur'dan kuzey bölgelere doğru büyük bir göç dalgası başladı. Çok sayıda sivilin, can güvenliğini sağlamak amacıyla araçlarıyla bölgeden ayrıldığı bildiriliyor. Bu durum, daha önce de benzer saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının artmasına neden olabilir.
İsrail ordusu, 2 Mart tarihinde Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış ve ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Bu süreçte, Lübnan hükümeti tarafından yapılan açıklamada, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığı belirtilmişti. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak, ateşkesin uzatılmasına rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürmesi, bölgedeki istikrarın sağlanması konusunda ciddi endişelere yol açıyor. Uluslararası toplumun, bu saldırılara karşı daha etkin bir tutum sergilemesi ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için çaba göstermesi bekleniyor.
Bu gelişmeler, bölgedeki çatışmaların daha da tırmanabileceği ve insani krizin derinleşebileceği endişesini artırıyor. Tarafların, uluslararası hukuka uygun hareket etmesi ve sivil halkın güvenliğini sağlaması büyük önem taşıyor. Konuyla ilgili gelişmeler yakından takip edilmeye devam ediyor.
Kaynak: TRT Haber