Kağıthane’de Tüyler Ürperten Töre Cinayeti: 15 Yaşındaki Kız Viyadükten Atıldı
7 Haziran 2000, İstanbul Kağıthane... Yazın ilk günleri, sabahın serinliği yerini güneşin sıcaklığına bırakırken, Sadabat-1 Viyadüğü'nün altında tüyler ürpertici bir olay yaşandı. İşe gitmek için yola çıkan bir vatandaş, viyadüğün altındaki boş arazide kanlar içinde yatan genç bir kız buldu. İlk başta uyuyor sandığı genç kızın durumu karşısında şoke olan vatandaş, durumu hemen yetkililere bildirdi.
Olay yerine hızla intikal eden İstanbul Emniyeti ekipleri, korkunç bir manzarayla karşılaştı. İlk incelemelerde, 13-15 yaşlarında olduğu tahmin edilen genç kızın üzerinde herhangi bir kimlik bulunamadı. Vücudunda bıçak veya kurşun izine rastlanmaması, ilk etapta intihar şüphesini akla getirdi. Ancak, olayı diğer meslektaşlarından farklı değerlendiren Kağıthane Asayiş Büro'da görevli polis memuru Ekrem Tokgöz, cinayete işaret eden önemli bir ipucu buldu: Cesedin yakınında bulunan bir saç tülbenti.
Emekli polis memuru Ekrem Tokgöz, o gün yaşananları Habertürk'e anlattı. Tokgöz, "Olay yerini incelediğimizde bulduğumuz o tülbent bize bir ipucu verdi. Tülbentin şekli kafaya bağlı bir şekil değildi. Sanki gözleri bağlanmış ve yukarıdan öyle atılmış izlenimi veriyordu. 13-15 yaşlarında bir kızımızdı. Ve bu kızın 50 metre yükseklikten atılmış olduğunu düşündüm. Çünkü tek başına TEM bağlantı yoluna gidip kendini atamazdı. Birileri tarafından atıldığını düşündüm," dedi.
Bu şüphe üzerine dosyayı devralan Tokgöz ve ekibi, titiz bir çalışma yürüttü. Tokgöz, "Her olayda olduğu gibi biz maktulün üzerinde kesici ve delici iz var mı diye bakarız. Kıyafetinin kolunu yukarı kaldırdık..." diyerek soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik detaylara ulaştıklarını belirtti. Olayın, daha sonra ortaya çıkacak korkunç bir töre cinayetinin ilk adımı olduğu anlaşıldı. Cinayet, Türkiye'nin kanayan yarası olan töre cinayetlerinin karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaynak: Habertürk