09 Şubat 2026 Pazartesi
Mardin’in Midyat ilçesi, akşam saatlerinde meydana gelen acı bir olayla sarsıldı. İki grup arasında çıkan bıçaklı kavga sonucu ağır yaralanan Nihat Bilgiç (46), kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay, Midyat ilçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan tartışmanın, kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşmesiyle gerçekleşti.
DHA’nın haberine göre, kavga sırasında aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Nihat Bilgiç’e ilk müdahale olay yerinde sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Ardından Midyat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Bilgiç, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Bilgiç’in cenazesi, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
Olayın ardından harekete geçen polis ekipleri, kavgaya karışan şüphelileri yakalamak için geniş çaplı bir çalışma başlattı. Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın aydınlatılması ve sorumluların adalete teslim edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Olayın nedeni ve kavgaya karışan diğer kişilerin kimlikleri henüz netlik kazanmazken, polis soruşturmasının detayları merakla bekleniyor.
Öte yandan, yaşanan bu acı olayla eş zamanlı olarak, siyasi arenada da önemli bir gelişme yaşandı. CHP kurultay ceza davasında ara karar açıklandı ve dava 1 Temmuz tarihine ertelendi. Ancak, bu iki farklı gelişme arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor.
Midyat ilçesindeki bu üzücü olay, bölge halkını derinden üzerken, emniyet güçlerinin olayla ilgili yürüttüğü soruşturma, gelişmelerin aydınlatılması açısından büyük önem taşıyor. Olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması ve sorumluların cezalandırılması, kamuoyunun beklentileri arasında yer alıyor. Olayla ilgili yeni gelişmelerin yakından takip edildiği belirtiliyor.
Kaynak: Habertürk
Mardin’in Midyat ilçesi, akşam saatlerinde meydana gelen acı bir olayla sarsıldı. İki grup arasında çıkan bıçaklı kavga, 46 yaşındaki Nihat Bilgiç’in hayatına mal oldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamayan Bilgiç, Midyat Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
DHA’nın haberine göre, kavga henüz belirlenemeyen bir nedenle çıktı. İki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgada ağır yaralanan Nihat Bilgiç’e ilk müdahale olay yerinde sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Hastaneye kaldırılan Bilgiç, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis, kavgaya karışan şüphelileri yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay yeri inceleme ekipleri, delil toplama çalışmalarına devam ediyor. Nihat Bilgiç’in cenazesi, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
Bu üzücü olay, Midyat ilçesinde büyük bir üzüntüye neden oldu. Yetkililer, olayın aydınlatılması ve sorumluların en kısa sürede adalete teslim edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Olayın nedeni ve kavgaya karışan diğer kişilerin kimlikleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak polis, soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor.
Öte yandan, aynı gün içinde Ankara’da görülen CHP kurultay ceza davasında da ara karar açıklandı. Dava, 1 Temmuz tarihine ertelendi. Bu gelişme, siyasi gündemde de yerini aldı.
Midyat’taki bıçaklı kavga ve Nihat Bilgiç’in ölümüyle ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor. Olayın tüm detayları ve soruşturmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak.
Kaynak: Habertürk
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki altı beldeye yönelik saldırı tehdidinde bulundu. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Numeyriyye, Tayr Falsay, Halusiyye, Yukarı Halusiyye, Tora ve Marake beldelerinin hedef alınacağını duyurdu. Adraee, bölgedeki Lübnanlılardan yaşam alanlarından en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi.
Tehdit edilen beldelerin beşi, Lübnan’ın güneyinde İsrail işgali altında olmayan bölgelerde yer alırken, biri Litani Nehri’nin kuzeyinde bulunuyor. Bu durum, İsrail’in askeri operasyonlarının kapsamını ve potansiyel etkilerini artırıyor. İsrail ordusu daha önce de Lübnan’ın güneyindeki birçok yerleşim yeri için benzer tehditlerde bulunmuştu. Bu tür açıklamalar, bölgedeki gerginliği tırmandırırken, sivil halkın güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, 2 Mart’ta yoğun hava saldırılarıyla başlamış ve birçok belde işgal edilmişti. Bu süreçte Lübnan hükümeti, yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurmuştu. Lübnan Sağlık Bakanlığı ise 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında 2 bin 700’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti. Bu veriler, çatışmaların insani boyutunun ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak, ateşkesin varlığına rağmen İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki saldırılarına ve ev yıkımlarına devam ediyor. Bu durum, ateşkesin pratikte ne kadar etkili olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Öte yandan, Hizbullah da ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine yönelik saldırılar düzenliyor. Bu karşılıklı eylemler, bölgedeki istikrarın sağlanmasını zorlaştırıyor ve çatışmaların daha da tırmanma riskini artırıyor.
Son gelişmeler, Lübnan’daki durumun ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Uluslararası toplumun, bölgedeki gerginliği azaltmak ve sivil halkın güvenliğini sağlamak için daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. Ateşkesin tam olarak uygulanması ve kalıcı bir çözüm bulunması, bölgedeki istikrarın sağlanması için hayati önem taşıyor.
Şanlıurfa’da 19 Mart akşamı yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Abdullah Kürşat Yıldırım cinayetinin sır perdesi aralandı. Olay, Bahçelievler Mahallesi’nde meydana gelmiş, kaldırımda yürüyen 30 yaşındaki Yıldırım, motosikletli ve kar maskeli iki kişinin silahlı saldırısına uğramıştı. Olay yerinde hayatını kaybeden Yıldırım’ın ölümüyle sonuçlanan saldırının ardından, polis ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
DHA’nın haberine göre, Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıyla bağlantılı oldukları tespit edilen Yusuf Budak ve Halil Canpolat’ı gözaltına aldı. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak, olayın bir numaralı şüphelisi olan Cuma Bakdur’un yakalanması için çalışmalar devam etti.
Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği bünyesinde özel bir ekip kuruldu. Yaklaşık iki ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda, Bakdur’un Yunanistan’a kaçma hazırlığında olduğu tespit edildi. Şüphelinin Edirne’de saklandığı adres belirlendi. Şanlıurfa ve Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda düzenlenen operasyonla Cuma Bakdur yakalandı.
Edirne’deki işlemlerinin ardından Şanlıurfa’ya getirilen Bakdur, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Bakdur, ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bakdur’un ifadesinde, alacaklısı olduğunu öne sürdüğü M.D.’yi hedef aldığını ancak yanlışlıkla Yıldırım’ı vurduğunu söylediği öğrenildi.
Bu arada, Tekirdağ’da baharın müjdecisi Hıdırellez, sahilde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı coşkulu bir etkinlikle kutlandı. Katılımcılar, kahvaltıdan sonra dileklerini yazdıkları kağıtları denize bıraktılar.
VakıfBank, Türkiye’nin üretim gücünü ve istihdam kapasitesini desteklemek amacıyla uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan bu finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Sağlanan kaynağın, VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı kapsamında geliştirilen ürünler aracılığıyla kullandırılacağı belirtildi. Bu finansmanla, başta kadınlar, gençler ve kadın ile genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi hedefleniyor.
İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez’in yanı sıra paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcileri, iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. Bakan Şimşek, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır,” dedi.
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan ise, bu anlaşmanın sadece finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek, “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en büyük işlemlerden biri olma özelliğini taşıyor,” şeklinde konuştu.
Bu önemli finansman, Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlaması ve özellikle girişimcilik ekosistemini güçlendirmesi bekleniyor. Kaynakların etkin kullanımıyla, istihdamın artırılması ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.