Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, Türkiye ekonomisinin bölgesel gerilimler karşısındaki duruşunu, faiz politikalarını ve ekonomik planlamaları detaylı bir şekilde anlattı.
Karahan, sıkı para politikasının sonuçlarının kademeli olarak alınmaya devam ettiğini vurguladı. Yurt içi talebin yavaşlama eğiliminde olduğunu, talep koşullarının ise dezenflasyonist düzeyde seyrettiğini belirtti. 2024 yılı Haziran ayından itibaren başlayan dezenflasyon sürecinin yavaşlamasına rağmen, atılacak adımlarla enflasyonun ara hedeflerle uyumlu şekilde ilerlemesi sağlanacak.
Fiyat istikrarının sağlanması amacıyla alınan mesafenin önemi vurgulandı. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarının kararlılıkla kullanılmaya devam edeceği bildirildi. Küresel enflasyona ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmadığı, merkez bankalarının faiz indirimlerini bu riskleri gözeterek sürdürdüğü ifade edildi.
Sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonundaki dengelenmenin devam ettiği belirtildi. Önceki yılların aynı dönemleriyle karşılaştırıldığında, 2025 yılının ilk altı aylık döneminde toplam tüketimin yıllık büyümesinin yavaşladığı, toplam yatırımların büyümesinin ise arttığı görüldü.
Eylül ayında yıllık tüketici enflasyonunda bir yükseliş yaşandığı açıklandı. Bu yükselişte gıda ile hizmet fiyatlarındaki gelişmelerin öne çıktığı bildirildi. Aylık hizmet enflasyonunun okula dönüş etkisiyle yükseldiği, gıda fiyatları üzerinde ise arz yönlü unsurların etkili olduğu belirtildi.
Hizmet grubundaki dinamiklerin incelendiğinde, zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek olan kalemlerin hizmet enflasyonundaki ataleti artırdığı görüldü. Son bir yıllık dönemdeki enflasyon gelişmelerine bakıldığında; eğitim ve Kira kalemleri öne çıkıyor. Lokanta-otel gibi talep koşullarına duyarlılığı yüksek olan hizmet alt kalemlerinde ise görece ılımlı fiyat artışları yaşanıyor.
Kira enflasyonunun, deprem ve kentsel dönüşüm gibi konut sektörüne özgü arz yönlü unsurların da etkisiyle, öngörülenden daha yüksek seyrettiği belirtildi. Bu durumun enflasyon üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor.
Yıllık enflasyonun, son 12 aydaki aylık değişimlerin bileşimi olması nedeniyle, geçmiş yüksek artışları da barındırabildiği ifade edildi. Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini anlayabilmek amacıyla, ana eğilim göstergelerinin son üç aydaki gelişimi inceleniyor. Son üç aydaki yıllıklandırılmış ana eğilimin yüzde 28 seviyelerinde olduğu, medyan enflasyonun ise yüzde 26 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu seviyelerin mevcut tüketici enflasyonu olan yüzde 33,3’ün altında olmasına rağmen, dezenflasyon sürecinin yavaşladığını gösterdiği belirtildi.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği vurgulandı. Son Enflasyon Raporunda, veri akışına bağlı olarak revize edilebilecek enflasyon tahminlerinin yanı sıra, ara hedeflerin de açıklanmaya başlandığı bildirildi. Bu ara hedeflerin, enflasyonun orta vadeli hedef olan yüzde 5’e gittiği süreçte, daha kısa vadelerde ulaşmayı taahhüt edilen yıl sonu enflasyon düzeyleri olduğu ifade edildi. 2026 ve 2027 yılları için enflasyon ara hedeflerinin sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirlendiği açıklandı. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda ise, para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı belirtildi.
SAVUNMA SANAYİ
28 gün önceEKONOMİ
28 gün önceSAVUNMA SANAYİ
28 gün önceGÜNDEM
29 gün önceSAVUNMA SANAYİ
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önce
1
Togg Bayilik Sistemine Geçiyor: İlk Etapta Beş İl Hedefte
4089 kez okundu
2
Ekonomist Eryılmaz’dan Kritik Piyasa Değerlendirmesi: Borsa İstanbul’da Baskı Sürüyor, Altın ve Gümüşte Dalgalanma Uyarısı
3472 kez okundu
3
Turizm Sektöründe 138 Milyon Lira Ceza
2655 kez okundu
4
BRICS+ Moda Zirvesi: Türk Modasının Küresel Etkisinin Artırılması
2118 kez okundu
5
Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi İndirildi
2103 kez okundu