SGK uzmanı Özgür Erdursun, Dünya Gazetesi’ndeki yazısında, Türkiye’de her yılın son çeyreğinde yaşanan asgari ücret tartışmalarının kalıcı bir çözüme ulaşmadığını belirtti. Erdursun, asıl sorunun ücretin miktarı değil, toplumun yarısının bu ücretle geçinmek zorunda kalması olduğunu vurguladı. Bu durumun, ücret sisteminde derin bir yapısal bozukluğun göstergesi olduğu ifade edildi.
Erdursun’un paylaştığı verilere göre, asgari ücret son on yılda önemli artışlar gösterdi. 2016’da 1.300 TL olan asgari ücret, 2025’te 22.104 TL’ye yükseldi. 2022 ve 2023 yıllarındaki yüksek artışların enflasyonist şoklara karşı alınan tedbirler olduğu, 2024 ve 2025 dönemlerinde ise normalleşme sürecine geçildiği belirtildi. Ancak, enflasyonda beklenen normalleşmenin sağlanamadığı da belirtildi.
OECD ve Avrupa ülkeleriyle yapılan kıyaslamada, Almanya’da çalışanların %4’ü, Fransa’da %5’i, Hollanda ve İspanya’da %3’ü asgari ücret düzeyinde gelir elde ediyor. Türkiye’de ise bu oranın çok daha yüksek olduğu bildirildi. Erdursun’a göre bu durum, asgari ücretin taban değil, ortalama ücret haline geldiğini gösteriyor. Bu eğilim, orta gelir grubunun erimesine ve ücret skalasının aşağı doğru baskılanmasına neden oluyor.
Uzman, asgari ücret artışının refah getirmediğini, aksine birçok çalışanın maaşını bu seviyeye sabitlediğini dile getirdi. İşverenlerin kıdeme, deneyime veya mesleki yeterliliğe göre ücret belirlemediğini ifade eden Erdursun, yapısal çözümlerin önemini açıkladı. Asgari ücretin başlangıç ücreti olarak tanımlanması, aynı işyerinde uzun süre çalışanların asgari ücretle gösterilmemesi, meslek koduna göre taban ücret sistemi getirilmesi gibi önerilerde bulundu. Ayrıca, farklı niteliklerdeki işlerde tek bir asgari ücret uygulanmaması, kıdeme göre ücret artışının zorunlu hale getirilmesi ve politikanın asgari ücret yerine ortalama ücret üzerinden yapılması gerektiği ifade edildi.
Erdursun, 2026 yılı için hedeflenen resmi enflasyon oranını hatırlatarak üç farklı asgari ücret senaryosu paylaştı. Sadece hedef enflasyon oranında artışla 25.600 TL, refah payı eklenirse 26.500 – 27.500 TL, reel alım gücü korunursa 28.000 TL’nin üzerinde bir asgari ücret öngörülüyor. Ancak Erdursun’a göre önemli olan rakam değil, bu ücreti alan kişi oranının azaltılması.
Erdursun, Türkiye’nin artık ‘asgari ücret ne kadar olacak?’ sorusunu bırakması gerektiğini, asıl sorunun ‘asgari ücretli oranını nasıl azaltacağız?’ olması gerektiğini vurguladı. Uzman, ancak bu anlayış değişikliğiyle orta sınıfın güçlenebileceğini, ücret sisteminin sürdürülebilir hale geleceğini ve ülkenin gerçek anlamda refah artışı yaşayabileceğini söyledi. Bu nedenle, yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.
SAVUNMA SANAYİ
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceSAVUNMA SANAYİ
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceSAVUNMA SANAYİ
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önce
1
Togg Bayilik Sistemine Geçiyor: İlk Etapta Beş İl Hedefte
3518 kez okundu
2
Ekonomist Eryılmaz’dan Kritik Piyasa Değerlendirmesi: Borsa İstanbul’da Baskı Sürüyor, Altın ve Gümüşte Dalgalanma Uyarısı
2881 kez okundu
3
Turizm Sektöründe 138 Milyon Lira Ceza
2091 kez okundu
4
BRICS+ Moda Zirvesi: Türk Modasının Küresel Etkisinin Artırılması
1551 kez okundu
5
Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi İndirildi
1534 kez okundu