Çalışma hayatında işçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıkların sıkça yaşandığı konulardan biri de fazla çalışma ücretleridir. Bazı işverenlerin, işçilerine fazla çalışma ücreti ödememek için başvurduğu yöntemlerden biri olan bordro hilesi, çalışanların hak arayışında önemli zorluklar yaratmaktadır. Bu tür durumlarda, işçilerin haklarını koruyabilmesi için dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunmaktadır.
Haber Türk’te yer alan habere göre, işverenlerin bordro hilesine başvurması, fiilen ödeme yapmadıkları halde bordroda ödeme yapmış gibi görünmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu durum, işçileri uzun ve maliyetli davalarla karşı karşıya bırakabilmektedir. Ancak, yargı kararları genellikle işçilerin lehine sonuçlanmaktadır.
Yargıtay kararlarına göre, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro, sahteliği ispatlanana kadar kesin delil niteliğindedir. İmzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağı ödenmiş sayılır. Fazla çalışmanın ispatı için iş yeri kayıtları, işe giriş çıkış belgeleri ve iş yeri iç yazışmaları gibi yazılı deliller kullanılabilir. Yazılı delillerin yetersiz kaldığı durumlarda ise tanık beyanlarına başvurulabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu da fazla çalışma yapılıp yapılmadığının tespitinde önemli bir faktördür. Bordrodaki ücretin işçinin gerçek ücretini yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, bordronun imzalı veya imzasız olmasına göre farklı uygulamalar söz konusu olur. İmzalı bordroda yer alan fazla çalışma saati işçiyi bağlar, ancak işçi bordrodaki süreden daha fazla süreyle çalıştığını yazılı belge ile ispatlayabilir. Bu durumda, bordroda ödendiği belirtilen fazla çalışma ücreti, işçinin gerçek ücreti üzerinden hesaplanan alacaklardan mahsup edilir ve aradaki fark ödenir.
İmzalı bordrodaki fazla çalışma süresinden daha fazla çalışma yapıldığının ispatlanamaması durumunda ise, bordrodaki fazla çalışma saatinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı ancak karşılığı olan ücretin gerçek fazla çalışma ücretini yansıtmadığı kabul edilir. Bu durumda, fazla çalışma süresinin karşılığı olan fazla çalışma ücreti, gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanır.
Bordronun işçi tarafından imzalanmamış olması durumunda ise işçinin işi daha kolaydır. İşçi, bordroda görünen fazla çalışma süresinden daha fazla çalıştığını yazılı belgeler ve tanıklarla ispatlayabilir. Bu şekilde ispatlanan fazla çalışma ücreti, işçinin gerçek ücreti üzerinden hesaplanır ve hesaplanan alacaklardan bordroda ödenen miktar mahsup edilir.
Yargıtay, bordro hilesinin söz konusu olduğu hallerde, bordrodaki fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ile genel tatil ücreti gibi ödemelerin aslında işçinin temel ücretinin bir parçası olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle, bordronun hileli olması durumunda, işçinin imzası olup olmaması sonucu değiştirmez. İşçilerin haklarını korumak için bu detaylara dikkat etmeleri ve yasal süreçleri doğru yönetmeleri büyük önem taşımaktadır.
Kaynak: Habertürk
SAVUNMA SANAYİ
17 gün önceEKONOMİ
17 gün önceSAVUNMA SANAYİ
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önceSAVUNMA SANAYİ
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önce
1
Togg Bayilik Sistemine Geçiyor: İlk Etapta Beş İl Hedefte
3833 kez okundu
2
Ekonomist Eryılmaz’dan Kritik Piyasa Değerlendirmesi: Borsa İstanbul’da Baskı Sürüyor, Altın ve Gümüşte Dalgalanma Uyarısı
3206 kez okundu
3
Turizm Sektöründe 138 Milyon Lira Ceza
2403 kez okundu
4
BRICS+ Moda Zirvesi: Türk Modasının Küresel Etkisinin Artırılması
1868 kez okundu
5
Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi İndirildi
1853 kez okundu