Günümüz teknolojisinin hızla ilerlemesiyle birlikte, yapay zeka (YZ) ve metaverse gibi kavramlar, hem askeri stratejileri hem de bireysel yaşamları derinden etkiliyor. Habertürk’te yer alan bir habere göre, klasik askeri üstünlük anlayışı, otonom silah sistemleri ve YZ algoritmalarıyla yeniden şekilleniyor. Özellikle ABD ve Çin gibi büyük güçler, YZ temelli sistemleri stratejik birer araç olarak kullanıyor. Bu sistemler, hedef belirlemeden tehdit algılamaya, lojistik optimizasyonundan siber saldırılara kadar birçok alanda otomasyon sağlıyor.
Ancak bu gelişmeler, yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Yabancı devletlerin desteklediği hacker grupları ve siber aktörler, YZ’yi kullanarak sızma ve veri hırsızlığı faaliyetlerini artırıyor. Bu durum, terör örgütleri gibi devlet dışı aktörlerin de güç kazanmasına yol açıyor. Uluslararası raporlar, bu grupların YZ aracılığıyla propaganda, bilgi toplama ve siber saldırı kabiliyetlerini geliştirdiğini gösteriyor.
2026 yılına gelindiğinde, deepfake teknolojisi de önemli bir tehdit unsuru haline geliyor. Sahte haber ve manipülasyonun ötesinde, küresel sosyal medya platformlarında gerçekçi deepfake videolar üretiliyor. Kadınlar, siyasetçiler, gençler ve çocuklar gibi geniş bir kitle hedef alınıyor. Bu içerikler, siyasi krizlere, kişilik hakları ihlallerine, şantaja ve istismara yol açıyor. Bu kapsamda, ABD’de yürürlüğe giren TAKE IT DOWN Act yasası, deepfake ve rızası olmayan içeriklerin çevrim içi ortamdan kaldırılması için platformlara sorumluluk yüklüyor. UNICEF raporları da deepfake mağduriyetinin, sadece teknolojik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal zarar olduğunu vurguluyor.
Türkiye’de de, vatandaşların rızası olmadan ses veya görüntülerinin kullanılması durumunda hukuki yolların açıldığına dair kararlar çıkmaya başladı. Ancak kapsamlı bir yasal çerçeveye ihtiyaç duyuluyor.
Öte yandan, metaverse’ün yükselişiyle birlikte hukuki boşluklar da ortaya çıkıyor. Avatarların hukuki statüsü, kimlik taklidi ve dijital sahtecilik gibi konularda belirsizlikler yaşanıyor. Artırılmış ve sanal gerçeklik, geleneksel tanıklık ve delil kavramlarını zorluyor. Metaverse platformlarındaki kullanıcı kimliği doğrulaması, veri yönetimi ve güvenlik açıkları da henüz yeterince test edilmedi. Bu durum, sanal dünya ile gerçek dünya arasında yeni güvenlik riskleri yaratıyor.
SAVUNMA SANAYİ
20 gün önceEKONOMİ
20 gün önceSAVUNMA SANAYİ
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceSAVUNMA SANAYİ
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önce
1
Türk Savunma Sanayii Şirketleri, Dünyanın En Büyükleri Arasında Yükselişte
3379 kez okundu
2
Anahat Holding ve Gain Medya’ya Operasyon: Gözaltılar ve Kayyum Ataması
1021 kez okundu
3
Ahmet Çakar Hakkında MASAK Raporu: Milyonlarca Liralık Şüpheli Para Akışı İddiası
992 kez okundu
4
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türk Dünyası Vizyon Belgesi Açıklaması
953 kez okundu
5
Konut Fiyatlarında 21 Ay Sonra Reel Artış Kaydedildi
944 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.