AK Parti, TBMM grubunda sosyal medya platformlarına girişte kimlik doğrulama şartı getirilmesine yönelik bir yasa teklifi hazırlıyor. Bu adım, özellikle internetin zararlı içeriklerinden çocukları koruma ve kişisel verilerin kötüye kullanımını engelleme amacı taşıyor. Teklif, daha önce 16 yaş altı kullanıcılar için getirilen sosyal medya yasağı düzenlemesini takip edecek.
Teklifin temel amacı, sahte hesaplar üzerinden yapılan hakaret, tehdit ve dezenformasyon faaliyetlerini engellemek. Seçim dönemlerinde artan dijital manipülasyon, deepfake içerikler ve anonim hesap ağları da düzenlemenin arka planındaki önemli motivasyonlar arasında yer alıyor. Bu kapsamda, düzenleme sadece bireysel vakalara değil, aynı zamanda kamu düzeni, seçim güvenliği ve toplumsal istikrar gibi daha geniş kaygılara da odaklanıyor.
AK Parti kurmayları, teknik altyapıyı geliştirmek için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve İçişleri Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışmalar yürütüyor. Amaç, “her veriyi zorunlu kılmadan, teknik düzeyde güvenli bir model” oluşturmak. Bu modelin, kimlik doğrulama sisteminin hukuka uygunluğunu sağlamak için ölçülülük, gereklilik ve orantılılık testlerinden geçmesi gerekiyor.
Ancak, bu tür düzenlemeler ifade özgürlüğü ve anonimlik gibi temel haklar açısından önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Türkiye’de ifade özgürlüğü Anayasa Mahkemesi içtihatlarında geniş yorumlanırken, anonim ifade hakkı da koruma altında. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de anonimliği, özellikle siyasi eleştiri bağlamında önemli bir unsur olarak değerlendiriyor.
Teklifle birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da devreye girecek. Kimlik doğrulama sisteminin hukuka uygunluğu, bu kanunlar çerçevesinde değerlendirilecek. Ayrıca, “isteğe bağlı” bir modelin dahi, doğrulanmamış hesapların erişimi veya görünürlüğünün sınırlanması durumunda fiilen zorunluluğa dönüşebileceği endişesi de bulunuyor.
Dünya genelinde, platformlara içerik kaldırma yükümlülüğü getirme eğilimi yaygınken, doğrudan kimlik doğrulama zorunluluğu daha istisnai bir durum. Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) platform sorumluluğunu artırırken, anonimliği tamamen ortadan kaldırmıyor. ABD’de ise ifade özgürlüğü daha geniş yorumlanıyor. Bu nedenle, Türkiye’de uygulanacak model, küresel örnekler içinde farklı bir konuma sahip olabilir. Bu durum, dijital alanda güvenlik ve hesap verebilirliğin mi, yoksa anonim ifadenin mi öncelikli olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Kaynak: Habertürk
SAVUNMA SANAYİ
22 gün önceEKONOMİ
22 gün önceSAVUNMA SANAYİ
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceSAVUNMA SANAYİ
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önce
1
Elektrikli Otomobil Pazarında Rekabet Kızışıyor: İşte En İyi 10 Model
4463 kez okundu
2
Togg Bayilik Sistemine Geçiyor: İlk Etapta Beş İl Hedefte
3958 kez okundu
3
Aselsan’ın Büyük Günü: Cumhurbaşkanı Erdoğan Çelik Kubbe Bileşenlerini ve Yeni Ürünü Duyuracak
1297 kez okundu
4
ALTAY Tankı Eğitimleri Yerli Teknolojilerle Güçleniyor
898 kez okundu
5
Türkiye’nin Ar-Ge Yatırımları Rekor Kırıyor: Harcamalar 20 Milyar Dolara Ulaştı
873 kez okundu