Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. TRT Haber’de yer alan habere göre, Bakan Şimşek, ekonominin 2025 yılının son çeyreğinde yıllık %3,4, çeyreklik bazda ise %0,4 büyüdüğünü açıkladı. Yıl genelinde büyüme oranı ise %3,6 olarak gerçekleşti.
Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 1,6 trilyon dolara ulaştığına dikkat çekerek, kişi başına gelirin 18 bin 40 dolara yükseldiğini belirtti. Bu artışla birlikte, “kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz” dedi.
Bakan Şimşek, tarım sektöründe don ve kuraklığın etkilerinin devam ettiğini ancak diğer sektörlerde üretimin arttığını vurguladı. Özellikle sanayi katma değerinin %2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydettiğini belirtti. Deprem bölgesinde konut teslimine hız verilmesinin etkisiyle inşaat sektöründe de katma değer artışının güçlü seyrettiği ifade edildi. Tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünümün devam ettiğini belirten Şimşek, yatırımların yıl genelinde %7 arttığını ve makine-teçhizat yatırımlarındaki %5’lik artışın üretim kapasitesini güçlendirdiğini ekledi.
Küresel ticaretteki belirsizlikler ve korumacılığın artması nedeniyle net dış talebin büyümeye negatif katkı verdiğini belirten Şimşek, cari açığın GSYH’ye oranının %1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldığını ifade etti. Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendirdiklerini ve vergide adalet ile kayıt dışılıkla mücadeleye devam ettiklerini söyledi. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının %2,9 ile OVP tahmininin altında gerçekleştiğini ve faiz dışı fazla verdiklerini belirtti. Maliye politikasındaki disiplinli duruşları sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazlanın %1,2 olarak gerçekleştiğini vurguladı.
Şimşek, jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarındaki talep artışı ve finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti. Kazanımları kalıcı hale getirmek için politikalarını yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceklerini ve sürdürülebilir yüksek büyüme ile daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programlarını kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
