İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail ordusunun Lübnan’da yüz binlerce insanın yaşadığı bölgeye yönelik tahliye emrini değerlendirerek, bu durumun insani boyutuna ilişkin endişelerini dile getirdi. HRW’den yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in tahliye emrinin sivilleri koruma amacından ziyade, kitlesel göçe zorlama ve paniğe yol açma riski taşıdığına dikkat çekildi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee’nin, Lübnan’ın güneyindeki bölgeden Litani Nehri’nin kuzeyine geçmeleri yönündeki uyarısı hatırlatılan açıklamada, bu tür bir tahliye çağrısının hukuki ve insani açıdan ciddi soru işaretleri yarattığı belirtildi. HRW Lübnan Araştırmacısı Remzi Kays, yaşlılar, hastalar ve engellilerin nasıl derhal tahliye edileceği ve ayrılışları sırasında güvenliklerinin nasıl sağlanacağı gibi sorular yöneltti.
Kays, İsrail ordusunun 2023’ten bu yana Lübnan’da ciddi uluslararası suçlar işlediğini kaydederek, Lübnan hükümetine adaleti ve hesap verebilirliği güçlendirmek için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne savaş suçlarını soruşturma ve failleri yargılama yetkisi verme çağrısında bulundu.
Açıklamada, İsrail ordusunun Litani Nehri’nin güneyindeki bölgeden Hizbullah üyelerinin, tesislerinin veya silahlarının varlığı gerekçesiyle tam tahliye emri vermesinin, savaş hukukunu ihlal edebileceği konusunda ciddi endişeler dile getirildi. Uluslararası insan hakları hukuku, sivillerin güvenliği veya zorunlu askeri sebepler gerektirmedikçe, silahlı çatışmalarda sivillerin zorla yerinden edilmesini yasaklamaktadır. Bu tür yerinden edilmelerin geçici olması ve sivillerin çatışmalar sona erdikten sonra geri dönebilmesi gerektiği vurgulandı.
HRW ayrıca, İsrail’in uyarılarının ardından yerinde kalan sivillerin hedef sayılmaması gerektiğinin altını çizdi. İsrail ordusunun 2 Mart’ta Lübnan’dan füze atıldığı gerekçesiyle başlattığı hava saldırıları ve kara işgali kararı, bölgedeki gerilimi tırmandırmıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, İsrail’in saldırılarında 72 kişi hayatını kaybetmiş, 437 kişi yaralanmıştı.
Kaynak: TRT Haber
