Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic, Orta Doğu’daki gelişmeler üzerine yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Milanovic, uluslararası hukuku ve düzeni ihlal eden tek taraflı askeri güç kullanımının tehlikeli olduğunu vurgulayarak, bunun hem bugün hem de gelecekte barış ve güvenliği tehdit ettiğini belirtti. Birleşmiş Milletler’in (BM) yetkisi olmadan İran’a yönelik askeri bir müdahalenin krizi çözmeyeceğine işaret eden Milanovic, sivillere yönelik yapılan her türlü saldırıyı kınadığını ifade etti.
Milanovic, Orta Doğu’da daha önce yaşanan benzer müdahalelerin sonuçlarının Avrupa tarafından çekildiğine dikkat çekerek, Hırvatistan’ın kendi çıkarlarını düşünmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla ilgili bazı kararlar aldığını açıklayan Milanovic, Hırvat askerlerinin güvenliğini ön planda tuttuklarını ifade etti. “Orta Doğu’daki misyonlarda görev alan Hırvat askerlerinin güvenliğini düşünerek Irak’ta görev yapan 7, Lübnan’da görev yapan 1 Hırvat askerini geri çekme kararı aldım. Hırvatistan Silahlı Kuvvetleri (OSRH) Genelkurmay Başkanı’nı süreç için görevlendirdim,” dedi.
Bu gelişmeler, İsrail ve ABD’nin Tahran ile Washington yönetimi arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a başlattığı askeri saldırılarla paralel olarak yaşanıyor. İran ise bu saldırılara, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. Yaşanan çatışmalarda, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, Hırvatistan’ın askerlerini geri çekme kararı, uluslararası arenada dikkatle takip ediliyor. Milanovic’in açıklamaları, Hırvatistan’ın dış politika duruşunu ve bölgedeki gelişmelere karşı aldığı pozisyonu net bir şekilde ortaya koyuyor. Hırvatistan’ın bu kararı, diğer Avrupa ülkelerinin de benzer adımlar atıp atmayacağı konusunda merak uyandırıyor. )
