AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bir televizyon programında yaptığı açıklamalarla ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını değerlendirdi. Çelik, saldırıları ‘korkunç’ olarak nitelendirirken, bunun bilinen siyasi tarih açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Saldırıların hiçbir hakkaniyet ve hukuki temele dayanmadığını belirten Çelik, doğrudan saldırganlık ve barbarlık olarak tanımladığı bu tutumun, diplomasi masasını da işlevsiz hale getirdiğini ifade etti.
Çelik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, nükleer müzakereler için bir araya gelinmesi planlanan bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti. Viyana’da yapılması beklenen görüşmelerin, bu saldırılarla birlikte sekteye uğradığını belirten Çelik, “Diplomasi masasını bundan sonra kim ne için kursun?” sorusunu yöneltti. Diplomasi ve müzakerelerin esas amacının savaşı önlemek olduğunu hatırlatan Çelik, bu tür saldırıların, “kaba güçten, kuvvetten başka bir şey konuşulmaz” noktasına getirdiğini söyledi.
Dünya düzenine de değinen Çelik, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin çeşitli olaylarla sarsıldığını ve güncellenmesi gerektiğini uzun süredir konuştuklarını hatırlattı. Ancak bu olayla birlikte “düzen” diye bir şeyin kalmadığını ve güncellenecek bir şeyin de ortada olmadığını ifade etti. Çelik, “güç yoluyla iki ülkenin başka bir ülkeyi haksız, hukuksuz, saldırgan, vahşi şekilde hedef almasının bildikleri anlamda düzen ve kural kavramının ortadan kalkması” anlamına geldiğini belirtti.
Çelik, saldırıların rejim değişikliği talebiyle yapılması durumunda, dünyada barışın sağlanmasının imkansız hale geleceğini vurguladı. Her ülkenin, beğenmediği bir rejime sahip ülkeye savaş açması halinde, dünyanın kan gölüne döneceğini belirtti. Ayrıca, Hristiyan din adamlarının Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump için dua etmesine ilişkin bir soruya, savaşın duayla kutsanamayacağı şeklinde yanıt verdi.
Müzakerelerin Türkiye ev sahipliğinde yapılması durumunda farklı sonuçlar olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine Çelik, bir akademisyenin değerlendirmesini aktararak, “İyi ki Türkiye’de olmamış” ifadesini kullandı. Bu değerlendirme, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarına rağmen, benzer bir durumla karşı karşıya kalınabileceğine işaret ediyordu.
Kaynak: TRT Haber
