Ankara – 2005 yılında yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesi, doğum yapmış ve 18 aylık çocuğu olan kadınların hapis cezalarının ertelenmesine olanak tanıyor. Ancak son dönemde yaşanan olaylar, bu düzenlemenin amacının dışına çıkarak kötüye kullanıldığı yönündeki tartışmaları alevlendirdi.
Samsun’da yaşanan bir olay, bu tartışmaların fitilini ateşledi. Evden hırsızlık suçundan yaklaşık 60 ayrı kaydı bulunan ve hakkında 65 yıl 10 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olan 8 çocuk annesi Saniye G., 13 yaşındaki oğluyla birlikte hırsızlık yaparken yakalandı. Daha önce en küçük çocuğunun yaşı nedeniyle cezası ertelenen Saniye G.’nin yeniden suç işlemesi, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Olayın ardından Saniye G.’yi tutuklayan Samsun 2. Sulh Ceza Hakimi, durumu Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne taşıdı. Hakim, dilekçesinde, şüphelinin çok sayıda çocuk dünyaya getirerek cezasından kaçmaya çalıştığını ve çocuklarını suçta kullandığını belirtti. Mevcut düzenlemede herhangi bir sınırlama olmamasının suç ve suçlulukla mücadelede zafiyet yarattığına dikkat çeken hakim, bu durumun sadece cezadan kaçınmaya değil, aynı zamanda suça meyilli bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabileceğini vurguladı.
Hakim, kanun maddesine sınırlama getirilmesi gerektiğini belirterek, Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı düzenlemelere benzer şekilde bu haktan yararlanmanın belirli bir sayıyla sınırlandırılmasını önerdi. Bu düzenlemenin, kamu düzeninin sağlanması, suçla mücadele ve cezaların caydırıcılığı açısından önem taşıdığına işaret etti.
Benzer olaylar farklı illerde de yaşanıyor. Samsun’da 64 suç kaydı bulunan 9 çocuk annesi Sibel Y., hırsızlık suçlarından 24 yıl kesinleşmiş hapis cezasına rağmen yeniden suç işledi. Ancak çocuğunun 3.5 yaşında olması nedeniyle serbest bırakıldı. Bursa’da ise 63 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Cansu A., cezaevine girmemek için akrabasının bebeğini kendi üzerine kaydettirmeye çalıştı.
Uzmanlar, infaz ertelemesi uygulamasının temel amacının çocukların korunması olduğunu belirtiyor. Ancak denetim ve sınırlama mekanizmalarının yetersiz kalması halinde hem toplum güvenliğinin tehlikeye girdiği hem de çocukların olumsuz etkilendiği vurgulanıyor. Bu durum, yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini ve suistimallerin önüne geçilmesini zorunlu kılıyor. Kaynak: Habertürk
SAVUNMA SANAYİ
20 Mart 2026EKONOMİ
20 Mart 2026SAVUNMA SANAYİ
20 Mart 2026GÜNDEM
20 Mart 2026SAVUNMA SANAYİ
20 Mart 2026GÜNDEM
20 Mart 2026
1
Türk Savunma Sanayii Şirketleri, Dünyanın En Büyükleri Arasında Yükselişte
3864 kez okundu
2
Anahat Holding ve Gain Medya’ya Operasyon: Gözaltılar ve Kayyum Ataması
1523 kez okundu
3
Ahmet Çakar Hakkında MASAK Raporu: Milyonlarca Liralık Şüpheli Para Akışı İddiası
1493 kez okundu
4
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türk Dünyası Vizyon Belgesi Açıklaması
1451 kez okundu
5
Konut Fiyatlarında 21 Ay Sonra Reel Artış Kaydedildi
1446 kez okundu