DOLAR 44,4825 0.07%
EURO 51,9685 1.05%
ALTIN 6.779,901,61
BITCOIN 30452571.40697%
Mersin
20°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

ABD-İsrail Saldırıları ve İran Cephesinde Bir Ay: Savaşın Boyutları ve Diplomasi Çabaları
5 okunma

ABD-İsrail Saldırıları ve İran Cephesinde Bir Ay: Savaşın Boyutları ve Diplomasi Çabaları

ABONE OL
1 Nisan 2026 15:45
ABD-İsrail Saldırıları ve İran Cephesinde Bir Ay: Savaşın Boyutları ve Diplomasi Çabaları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılarla bir ayı geride bırakan savaş, hem sahada yaşanan çatışmalar hem de perde arkasındaki diplomasi trafiğiyle dikkat çekiyor. TRT Haber’de yer alan habere göre, İran’ın İsrail içindeki enerji tesislerinden kimya fabrikalarına kadar uzanan geniş bir hedef yelpazesini vurması, savaşın askeri, ekonomik ve psikolojik boyutunu derinleştiriyor. Özellikle Hadera Elektrik Tesisi, Hayfa’daki Bazan rafinerisi ve Necef hattındaki kimyasal tesislere yönelik saldırılar, çatışmanın stratejik bir zemine kaydığını gösteriyor.

Bu süreçte İsrail’de uzun süredir hakim olan “tam güvenlik” algısı sarsıldı. Ülke genelinde neredeyse her gün farklı bir bölgenin hedef alınması, hava savunma sistemlerinin her saldırıyı durduramadığı gerçeğini ortaya koydu. İsrail’in çok katmanlı savunma mimarisi hala önemli bir koruma sağlasa da, son saldırılar bu sistemin mutlak bir güvenlik garantisi sunmadığını gösterdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları ise yeni bir stratejik yönelime işaret ediyor. Trump, savaşın “iki ila üç hafta içinde sona erebileceğini” ve İran’a yönelik saldırıların sınırlı tutulacağını ifade ederken, müzakerelerin sürdüğünü ve “iyi gittiğini” belirtiyor. Tahran doğrudan müzakere iddialarını reddetmeye devam etse de, ara bulucu ülkeler üzerinden dolaylı temasların sürdüğü anlaşılıyor. Bu durum, savaş ile diplomasinin birbirini tamamlayan stratejik araçlar olduğunu gösteriyor.

İran’ın son saldırılarıyla birlikte İsrail’in hava savunma sistemlerinin performansı tartışma konusu oldu. Özellikle Demir Kubbe ve ABD destekli çok katmanlı savunma yapısının bazı saldırıları engelleyememesi, bu sistemlerin sınırlarını gündeme getirdi. Bölge Araştırmaları Merkezi (BAM) Güvenlik Analisti Dr. Hurşit Dingil’e göre bu durum bir “çöküş”ten ziyade İran’ın geliştirdiği taktiklerin sonucu. Dingil, İran’ın son bir ayda 1300’den fazla balistik füze fırlattığını belirtiyor. Bu saldırıların önemli bölümünün eski nesil füzelerle yapıldığını ve bunun temel amacının savunma sistemlerini “doyurma” olduğunu ifade ediyor. Eski füzelerle yapılan yoğun saldırılar hava savunma sistemlerini meşgul ederken, asıl etkiyi daha yeni nesil füzeler oluşturuyor. Dingil, özellikle Fettah ve Hayberşiken gibi füzelerin terminal aşamada yaptığı yüksek hızlı manevraların, zaten yoğun saldırılarla zorlanan sistemlerin önleme kapasitesini düşürdüğünü vurguluyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r