Ankara – Yargıtay, iş sözleşmelerinin feshi öncesinde bildirim sürelerine ilişkin önemli bir karar aldı. İş Kanunu’nda ihbar sürelerinin artırılabilmesine rağmen üst sınırın belirtilmemesi nedeniyle uygulamada karşılaşılan fahiş uzunluktaki ihbar sürelerine yönelik düzenleme getiren Yargıtay, bu konuya açıklık kazandırdı. Karar, hem bireysel hem de toplu iş sözleşmelerini etkileyerek, ihbar sürelerinin belirlenmesinde yeni bir dönemi başlatıyor.
İş Kanunu’na göre, iş sözleşmesi feshedilmeden önce çalışana bildirimde bulunulması gerekiyor. Bildirim süresi, çalışanın iş yerindeki kıdemine göre değişiklik gösteriyor. 6 aydan az çalışanlar için 2 hafta, 6 aydan 1,5 yıla kadar çalışanlar için 4 hafta, 1,5 yıldan 3 yıla kadar çalışanlar için 6 hafta ve 3 yıldan fazla çalışanlar için ise 8 hafta olarak uygulanıyor. Bu süreler asgari olup, bireysel veya toplu iş sözleşmeleri ile artırılabiliyor.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin (Esas No: 2025/6645, Karar No: 2025/8204) kararına konu olan olayda, bir belediyede alt işverenler nezdinde çalışan bir harita mühendisi, işten çıkarılmasının ardından kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsili için dava açtı. İş mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, işçinin taleplerini haklı bulurken, Yargıtay, ihbar süresinin belirlenmesi noktasında alt mahkeme kararlarını hatalı buldu.
Olayda, iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde üç yıldan fazla çalışmış işçiler için ihbar süresi 36 hafta olarak belirlenmişti. Ancak Yargıtay, bu sürenin aşırı uzun olduğuna hükmetti. Kararda, İş Kanunu’nun 17. maddesinde ihbar sürelerinin artırılabilmesinin düzenlendiği, ancak bir üst sınırın öngörülmediği belirtilmekle birlikte, bu durumun sınırsız artış anlamına gelmeyeceği vurgulandı. Yargıtay, aksi bir yorumun, iş sözleşmeleriyle ihbar süresinin 10 yıl gibi aşırı seviyelere çıkartılmasına yol açabileceğine dikkat çekti.
Yargıtay, ihbar sürelerinin en fazla ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatına esas alınan süre kadar artırılabileceğine hükmetti. Bu karar, uygulamada ihbar sürelerine fiili bir üst sınır getirilmesi anlamına geliyor. Kararda Türk Medeni Kanunu’ndaki “dürüstlük kuralı”na da atıf yapılarak, ihbar süresini aşırı şekilde artıran düzenlemelerin, işverenin fesih hakkını orantısız biçimde sınırladığı ve yasal düzenlemenin amacını aştığı ifade edildi.
Bu karar, hem bireysel iş sözleşmeleri hem de toplu iş sözleşmeleri açısından emsal teşkil ediyor. Taraflar, ihbar sürelerini artırabilecek olsa da bu artışın ölçülü ve hakkaniyete uygun olması gerekecek. Aksi halde, mahkemeler fahiş süreleri dikkate almayarak Yargıtay’ın emsal kararını esas alacak ve ihbar tazminatını buna göre belirleyecek. Bu gelişme, işveren ve çalışanlar arasındaki ilişkilerde dengenin korunması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Habertürk

SAVUNMA SANAYİ
03 Nisan 2026EKONOMİ
03 Nisan 2026SAVUNMA SANAYİ
03 Nisan 2026GÜNDEM
03 Nisan 2026SAVUNMA SANAYİ
03 Nisan 2026GÜNDEM
03 Nisan 2026
1
Togg Bayilik Sistemine Geçiyor: İlk Etapta Beş İl Hedefte
4679 kez okundu
2
Ekonomist Eryılmaz’dan Kritik Piyasa Değerlendirmesi: Borsa İstanbul’da Baskı Sürüyor, Altın ve Gümüşte Dalgalanma Uyarısı
4076 kez okundu
3
Turizm Sektöründe 138 Milyon Lira Ceza
3257 kez okundu
4
BRICS+ Moda Zirvesi: Türk Modasının Küresel Etkisinin Artırılması
2724 kez okundu
5
Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi İndirildi
2706 kez okundu