Connect with us

Gündem

Trump’tan Erdoğan’a Barış Kurulu Üyeliği Daveti

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu olacak Barış Kurulu’na kurucu üye olarak davet ettiğini açıkladı.

Paylaşan

on

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu olacak Barış Kurulu’na kurucu üye olarak davet ettiğini açıkladı.

Barış Kurulu’nun Amacı

Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Planı desteklemeyi kararlaştırdığını bildirdi. Bu karar, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve yeniden imarı için Barış Kurulu ve organlarının kurulmasını öngörüyor. Acaba bu kurul, bölgede kalıcı barışı sağlayacak mı?

Trump’ın Daveti

ABD Başkanı Donald Trump, 16 Ocak 2026 tarihinde, Barış Kurulu’nun kurucu başkanı sıfatıyla bir mektup göndererek Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı Barış Kurulu’nda kurucu üye olarak yer almaya davet etmiştir. Duran, bu gelişmeyi kamuoyu ile paylaştı. Acaba Erdoğan bu davete nasıl bir yanıt verecek? Bu davet, Türkiye ve ABD ilişkileri açısından ne anlama geliyor? Bu soruların yanıtları merak konusu. Türkiye’nin bu süreçteki rolü, bölgedeki dengeleri nasıl etkileyecek? Ayrıca, kurulun yapısı ve işleyişi hakkında daha fazla bilgi bekleniyor. Gazze’nin geleceği için bu adımın ne gibi sonuçlar doğuracağı yakından izlenecek.

Duran’ın Açıklamaları

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuya ilişkin detaylı bir açıklama yaptı. Duran, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararının önemine vurgu yaptı. Ayrıca, Trump’ın davetinin, Türkiye’nin bölgedeki rolünü güçlendirebileceğini belirtti. Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinin sağlanması, bölge için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte, uluslararası işbirliğinin önemi vurgulanıyor. Türkiye’nin bu süreçteki katkıları, bölgedeki istikrarın sağlanmasına yardımcı olabilir. Bu gelişme, Ortadoğu barış süreci için yeni bir umut ışığı olabilir mi?