Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından hazırlanan TS 13028 standardı, geleneksel lezzetimiz çekme helvanın üretiminden tüketiciye ulaşımına kadar tüm aşamalarını kapsayan detaylı kalite güvencesi sağlıyor. Bu standart, çekme helvanın duyusal özelliklerinden ambalajlanmasına kadar birçok kriteri belirleyerek tüketicilere güvenilir ve kaliteli bir ürün sunmayı hedefliyor.
Standart, çekme helvanın temel tarifini ve sahip olması gereken özellikleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Çekme helvanın, beyaz şeker, buğday unu, tereyağı, bitkisel margarin veya yemeklik bitkisel sıvı yağlar kullanılarak, gerektiğinde katkı ve çeşni maddeleri eklenerek tekniğine uygun şekilde hazırlanması gerekiyor. Bu tanım, ürünün içeriğinde kullanılacak malzemeleri belirginleştiriyor.
Standartta çekme helvanın sınıflandırılması ve sahip olması gereken özellikler de detaylı bir şekilde yer alıyor. Sade çekme helvada herhangi bir çeşni maddesi bulunmaması gerekirken, çeşnili ürünlerde kullanılan malzemelerin tat, koku ve aroma açısından belirgin olması önem taşıyor. Özellikle Antep fıstığı, ceviz ve badem gibi fiziksel olarak ayrılabilen katkıların oranının en az yüzde 15 olması zorunlu tutuluyor. Ürünün parlak beyazdan sarımsı renge kadar değişen tonlarda, lifli yapıda ve ağızda kolayca dağılabilen kıvamda olması, ekşime, küflenme, böceklenme, kokuşma gibi bozulma belirtileri ile yabancı tat ve koku içermemesi gerekiyor. Yabancı madde ise kesinlikle kabul edilmiyor.
TS 13028 standardı, çekme helvanın kimyasal özelliklerini de belirliyor. Üründe rutubet oranı en fazla %6, toplam şeker (sakkaroz olarak) en fazla %50, toplam yağ oranı en fazla %16 ve toplam kül oranı en fazla %0,50 olarak sınırlandırıldı. Ayrıca, ürün içeriğinde kullanılabilecek katkı maddeleri de sınırlandırılırken, yasaklanan katkı maddeleri Tarım ve Orman Bakanlığı mevzuatına göre belirleniyor.
Ambalajlama ve etiketleme kuralları da standardın önemli bir parçasını oluşturuyor. Helvanın, mevzuata uygun ve ürünü dış etkenlerden koruyabilecek nitelikte ambalajlarla piyasaya sunulması gerekiyor. 10 kilograma kadar olan ambalajlar “küçük”, 10 kilogramın üzerindekiler ise “büyük ambalaj” olarak sınıflandırılıyor. Etiket üzerinde üretici firmanın ticari unvanı, adresi veya tescilli markası, ürün adı, çeşidi ve parti numarası gibi bilgilerin bulunması zorunlu tutuluyor. Bu sayede tüketiciler, aldıkları ürün hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilecekler.
SAVUNMA SANAYİ
27 Nisan 2026EKONOMİ
27 Nisan 2026SAVUNMA SANAYİ
27 Nisan 2026GÜNDEM
27 Nisan 2026SAVUNMA SANAYİ
27 Nisan 2026GÜNDEM
27 Nisan 2026
1
Türkiye’de Evlilik ve Boşanma İstatistikleri: 2025 Yılında Evlenme Oranları Düşerken, Boşanmalar Arttı
152 kez okundu
2
Türkiye’den Kakao İhracatında Rekor: 5 Yılda %114,7 Artış
152 kez okundu
3
Donald Trump’tan Küresel Ticarete Yeni Darbe: Tarifeler %15’e Yükseldi
137 kez okundu
4
Altın Fiyatları Denge Arayışında: Rekor Sonrası Dalgalanma ve Gelecek Beklentileri
120 kez okundu
5
Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırıyor: Yatırımlar Artarak Devam Edecek
120 kez okundu