DOLAR 45,4098 0.24%
EURO 53,5661 0.56%
ALTIN 6.874,790,87
BITCOIN 36382230.67886%
Mersin
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

MSÜ’de Uluslararası Aile Sempozyumu: Düşük Doğurganlık Oranları ve Gelecek Kaygıları Masaya Yatırıldı
17 okunma

MSÜ’de Uluslararası Aile Sempozyumu: Düşük Doğurganlık Oranları ve Gelecek Kaygıları Masaya Yatırıldı

ABONE OL
8 Mayıs 2026 22:44
MSÜ’de Uluslararası Aile Sempozyumu: Düşük Doğurganlık Oranları ve Gelecek Kaygıları Masaya Yatırıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Yenilevent Yerleşkesi’nde düzenlenen 4. Uluslararası Aile Sempozyumu, Türkiye’nin demografik geleceğine dair önemli tespitlere sahne oldu. Sempozyumda, açılış konuşmalarının ardından eş zamanlı oturumlarda, aile, nüfus ve milli güvenlik meseleleri çeşitli yönleriyle ele alındı.

Prof. Dr. Adem Palabıyık başkanlığında gerçekleşen “Nüfus, Aile ve Sosyal Politika” başlıklı oturumda, Dr. Özgür Başyiğit, nüfusun yenilenmemesi nedeniyle istihdam piyasaları ve sosyal güvenlik sisteminde ortaya çıkan sorunlara dikkat çekti. Başyiğit, mevcut gidişatın devam etmesi halinde 2040 yılında Sosyal Güvenlik Sistemi’nin sosyal yardım sistemine dönüşeceği uyarısında bulundu ve doğum teşviklerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Başyiğit, “Her geçen gün daha da geç kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Harun Ceylan ise ailenin temel önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri olduğunu belirtti. Ceylan, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde kadın başına düşen çocuk sayısının daha fazla olduğuna dikkat çekti. Şu anda sadece Şanlıurfa’da 3 çocuk üzerinde doğurganlık olduğunu söyleyen Ceylan, Türkiye’nin genç nüfuslu ülke özelliğini kaybettiğini ifade etti. 3 çocuk sahibi olanlara verilen teşviklerin 1 veya 2 çocuk sahibi olanlara da verilmesi, doğum ve babalık izni sürelerinin artırılması gerektiğini savundu.

Prof. Dr. Cemalettin Şahin, Türkiye’de 1950’li yılların sonlarından itibaren kamuoyunda tartışılmaya başlanan ve 1965 yılında uygulamaya konulan nüfus planlamasının dış kaynaklı bir proje olduğunu dile getirdi. Şahin, bu projenin ana destekçisinin Rockefeller’in kurucusu olduğu Population Council (Nüfus Konseyi) olduğunu ve konseyin, plan, proje, eğitim, uygulama programı, personel eğitimi ve teknik destek gibi birçok alanda Türkiye’deki nüfus planlamasının başlatılması ve uygulanmasına destek verdiğini aktardı.

Doç. Dr. Halil Kurt ise dünya nüfusunun doğumlar, ölümler ve göçlerle sürekli değiştiğini belirterek, Türkiye’deki doğurganlık hızına dair verileri paylaştı. İstanbul’da gelir düzeyi düşük mahallelerdeki çocuk sayısının, gelir düzeyi daha yüksek semtlerde yaşayanlardan daha fazla olduğunu ifade eden Kurt, bu durumun “Para mı var evlenelim, çocuk yapalım” söylemine ters düştüğünü belirtti. Kurt, 1975 yılının Türkiye’nin yüksek doğurganlık döneminden düşüşe geçtiği dönem olduğunu ve şu anda doğurganlığın en az olduğu ülkelerin Çin, Güney Kore, Tayvan, Singapur ve Ukrayna olduğunu kaydetti.

“Askeri Sosyoloji ve Aile” oturumunda ise Doç. Dr. Adem Başpınar, “Nüfus, Aile ve Vatan Müdafaası: Türkiye’de Demografik Geçişin Askeri İnsan Gücüne Etkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Sempozyum, Türkiye’nin demografik yapısının geleceği açısından önemli değerlendirmelerle sona erdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r