Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Sol grup, İsrail’in Batı Şeria’daki kontrolünü genişletme kararına ilişkin bir tartışma açılmasını talep etti. Ancak bu talep, farklı siyasi gruplardan milletvekillerinin muhalefetiyle karşılaştı ve reddedildi. Karar, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerini daha da derinleştirmesine zemin hazırlarken, Filistin tarafında endişelere neden oldu.
Sol grubun sözcüsü Manus Carlisle tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki kontrolünü genişletme kararının ardından, konunun Parlamento tarafından “en acil şekilde” ele alınması gerektiği belirtildi. Grup, “İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletme kararı ve AB’nin harekete geçme sorumluluğu hakkında Konsey ve Komisyon açıklamaları” başlıklı bir tartışmanın, güncel gelişmeler oturumunun ardından öğleden sonraki gündeme eklenmesini talep etti. Ancak yapılan oylamada, 217 milletvekili tartışmanın gündeme alınmasına karşı oy kullandı. Bu durum, AP’nin çoğunluğunun, iki devletli çözüm perspektifinin zayıflamasını aynı aciliyetle değerlendirmediği şeklinde yorumlandı.
AP Üyesi Marc Botenga, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, İsrail’in Batı Şeria’daki politikalarının Filistin yönetiminin varlığını tehlikeye attığını vurgulayarak, AP’nin bu konuda tartışma açmayı reddetmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
İsrail güvenlik kabinesinin aldığı karar doğrultusunda, Tel Aviv’e bağlı sivil yönetim birimleri, uluslararası anlaşmalara göre Filistin yönetiminin idaresinde bulunan “A” ve “B” bölgelerinde de faaliyet gösterebilecek. Bu durum, İsrail’in sadece “C Bölgesi”nde değil, Batı Şeria’nın tamamında işgalini derinleştirmesine ve yıkımlar gerçekleştirmesine imkan tanıyor. 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması’na göre, Batı Şeria; tamamen Filistin yönetimindeki “A Bölgesi”, Filistin sivil idaresi ile İsrail güvenlik kontrolündeki “B Bölgesi” ve tamamen İsrail kontrolündeki “C Bölgesi” olmak üzere 3’e ayrılıyor. “C Bölgesi”, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor.
İsrail yönetimi, uluslararası hukuku hiçe sayarak, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde “kültürel miras, arkeolojik alanlar, çevresel riskler ve su kaynakları” gibi gerekçeler öne sürerek işgalini genişletmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Filistinlilere ait yapılar, çevreye veya su kaynaklarına zarar verdiği iddiasıyla yıkılabilecek ya da arkeolojik değer taşıdığı gerekçesiyle müsadere edilebilecek. Kaynak: TRT Haber
SAVUNMA SANAYİ
8 gün önceEKONOMİ
8 gün önceSAVUNMA SANAYİ
8 gün önceGÜNDEM
8 gün önceSAVUNMA SANAYİ
8 gün önceGÜNDEM
8 gün önce
1
Altın Fiyatları Denge Arayışında: Rekor Sonrası Dalgalanma ve Gelecek Beklentileri
23 kez okundu
2
Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırıyor: Yatırımlar Artarak Devam Edecek
22 kez okundu
3
Bakan Uraloğlu’ndan TÜRKSAT GES Değerlendirmesi: Yeşil Enerjiyle Geleceğe Yönelik Önemli Adımlar
19 kez okundu
4
Sigara Salgını: Türkiye’de Her Yıl 100 Bin Kişi Sigaraya Bağlı Nedenlerle Hayatını Kaybediyor
18 kez okundu
5
Sağlık Bakanlığı’ndan Tütünle Mücadelede 1 Milyon Hedefi: Sigara Bırakma Polikliniklerine İlgi Artıyor
17 kez okundu