Dünyanın en zehirli mantarı olarak bilinen ‘Ölüm Meleği’ (Amanita phalloides), bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Doğal yaşam alanı Avrupa olan ancak Amerika, Afrika ve Avustralya’ya yayılarak istilacı bir türe dönüşen bu mantar, yeni bir evrimsel süreçten geçiyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde yapılan son araştırmalar, California’daki istilacı popülasyonların, Avrupa’daki atalarına göre genetik olarak çok daha ‘becerikli’ birer katile dönüştüğünü ortaya koydu. Bu bulgular, yerel ekosistemler üzerindeki baskının boyutlarını daha da korkutucu hale getiriyor.
1930’larda ABD’ye ulaşan bu ölümcül mantarların zehir üretiminden sorumlu genleri, zamanla çeşitlenerek yeni bir boyut kazandı. Bilim insanları, daha önce tüm zehirli bileşiklerin belirli bir ‘amino asit dizilimi’ (lider sekans) ile üretildiğini düşünüyordu. Ancak California’daki mantarlar, bu kuralı yıkarak, Avrupa’daki hemcinslerinden çok daha yüksek miktarlarda ve daha önce görülmemiş yeni peptitler (protein parçaları) üretmeye başladı. Bu durum, mantarın zehir kapasitesini artırarak daha tehlikeli hale gelmesine neden oluyor.
Mantarın bu hızlı adaptasyonu sadece zehir miktarını değil, yayılma hızını da etkiliyor. Uzmanlar, California ormanlarında tek bir ağacın altında 40’tan fazla mantarın kümelendiğini belirtiyor. Bu durum, yerel türlerin aksine ‘anormal derecede yoğun’ bir istila anlamına geliyor. Araştırmacılar, bu yeni üretilen kimyasalların insan üzerindeki etkilerini henüz tam olarak bilmiyor. Ancak bu evrimin mantarın yeni ortamlara uyum sağlamasını kolaylaştırdığına inanıyorlar. Tek bir ‘Ölüm Meleği’ mantarının yetişkin bir insanı öldürebilecek güçte olduğu düşünüldüğünde, bu değişim oldukça endişe verici.
Bu mantarların geçirdiği evrim, yerel ekosistemler üzerindeki baskının boyutlarını artırıyor. Mantarın yayılma hızı ve zehir üretimindeki artış, diğer türler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, bu gelişmeleri yakından takip ederek, olası etkileri ve alınması gereken önlemleri belirlemeye çalışıyor. Bu araştırmalar, istilacı türlerin ekosistemler üzerindeki etkilerini ve adaptasyon süreçlerini daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Kaynak: TRT Haber
SAVUNMA SANAYİ
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceSAVUNMA SANAYİ
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceSAVUNMA SANAYİ
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Altın Fiyatları Denge Arayışında: Rekor Sonrası Dalgalanma ve Gelecek Beklentileri
44 kez okundu
2
Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırıyor: Yatırımlar Artarak Devam Edecek
42 kez okundu
3
Bakan Uraloğlu’ndan TÜRKSAT GES Değerlendirmesi: Yeşil Enerjiyle Geleceğe Yönelik Önemli Adımlar
36 kez okundu
4
Sigara Salgını: Türkiye’de Her Yıl 100 Bin Kişi Sigaraya Bağlı Nedenlerle Hayatını Kaybediyor
33 kez okundu
5
Sağlık Bakanlığı’ndan Tütünle Mücadelede 1 Milyon Hedefi: Sigara Bırakma Polikliniklerine İlgi Artıyor
33 kez okundu