DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
ALTIN 6.965,351,07
BITCOIN 34200311.38544%
Mersin
19°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Okul Saldırıları ve Dijital Şiddet: Prof. Dr. Sunar’dan Kapsamlı Bir Değerlendirme
8 okunma

Okul Saldırıları ve Dijital Şiddet: Prof. Dr. Sunar’dan Kapsamlı Bir Değerlendirme

ABONE OL
18 Nisan 2026 11:58
Okul Saldırıları ve Dijital Şiddet: Prof. Dr. Sunar’dan Kapsamlı Bir Değerlendirme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Okul Saldırıları: Küreselleşme mi, Yerel Sorunlar mı?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları, Türkiye’de okul güvenliği ve çocukların ruh sağlığı konusundaki endişeleri artırırken, dijital platformların ve şiddet içerikli oyunların etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, bu olayları çok yönlü bir yaklaşımla değerlendirdi.

Prof. Dr. Sunar, ilk bakışta ABD ve Kanada gibi ülkelerde görülen okul saldırılarının Türkiye’de de ortaya çıkmasının, bu olgunun küreselleştiği izlenimini verebileceğini belirtti. Ancak, Türkiye’deki vakaların henüz sınırlı sayıda olması nedeniyle böyle bir genelleme yapmanın erken olduğunu vurguladı. Son dönemde bu tür olaylarda bir artış eğilimi gözlendiğini belirten Sunar, bu durumun nedenlerini anlamak için çok boyutlu çalışmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. Bu çalışmaların, bireysel psikoloji, toplumsal değişim, dijital kültür, şiddetin temsili, eğitim ortamları ve gençlerin karşı karşıya kaldığı baskılar gibi farklı faktörleri ele alması gerektiğini söyledi.

Gençlerdeki Yalnızlık ve Sosyalleşme Süreci

Sunar, saldırıları gerçekleştiren gençlerde sıkça vurgulanan ‘toplumsal yalnızlık’ olgusunu anlamak için sosyalleşme sürecine odaklanılması gerektiğini belirtti. Özellikle ilk gençlik döneminin, bireyin kimliğini inşa ettiği ve toplumsal kuralları sorgulamaya başladığı kritik bir evre olduğuna dikkat çekti. Bu süreçte otoriteyle ilişkilerin gerilebildiğini, akran ilişkilerinde kabul görme ihtiyacının arttığını ve dışlanma ile zorbalık deneyimlerinin yoğunlaştığını kaydetti.

Sunar, daha dışa dönük bireylerin bu çatışmaları daha sağlıklı yönetebildiğini, içe dönük veya kırılgan yapıya sahip gençlerin ise baskı ve çatışma karşısında zorlanabildiğini ifade etti. Dijital ortamlardaki karşılaştırma kültürü, görünürlük baskısı ve çevrim içi zorbalığın, yalnızlık duygusunu derinleştirdiğini belirten Sunar, bu birikimin zamanla öfke, yabancılaşma ve değersizlik hissine dönüşerek, bireylerin uç davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabildiğini söyledi. Bu nedenle, meseleyi yalnızca bireysel özelliklerle değil, aile, okul, akran grupları ve dijital çevreyi birlikte ele alan bütüncül bir çerçevede değerlendirmek gerektiğini vurguladı.

Dijital Kültürün Rolü

Prof. Dr. Sunar, dijital kültürün hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yeni nesillerin ‘dijital yerli’ olarak bu mecralarda varlık göstermesini başlı başına bir sapma olarak görmenin doğru olmadığını belirtti. Bu nedenle, gençlerin dijital dünyadaki deneyimlerini de göz önünde bulundurarak, onlara rehberlik edecek ve güvenli bir ortam sağlayacak yaklaşımların geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kaynak: TRT Haber

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.