09 Şubat 2026 Pazartesi
Filistin’de 183 yerel yönetim biriminde temsilcileri belirlemek üzere yapılan seçimler, sandıkların kapanmasının ardından sayım işlemlerinin “hassasiyet ve şeffaflıkla” yürütülmesiyle tamamlandı. Merkez Seçim Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, seçimlere katılım oranları bölgelere göre farklılık gösterdi. Batı Şeria’da 512 bin 510 seçmenden yüzde 53,44’ü sandık başına giderken, Gazze’nin Deyr el-Belah kentinde ise 19 bin 962 seçmen oy kullandı ve katılım oranı yüzde 25’te kaldı.
Filistin Merkez Seçim Komisyonu Gazze Bölge Müdürü Cemil el-Halidi, sonuçların pazar sabahı netleşeceğini ve resmi açıklamanın Ramallah’ta yerel saatle 12.00’de düzenlenecek basın toplantısında yapılacağını duyurdu. Halidi, seçimlerin demokratik süreci güçlendirmek adına önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, “Özgür ve demokratik bir şekilde seçilmiş bir belediye meclisinin varlığı, Filistin toplumuna seçimlerin iktidarın barışçıl devri için tek yol olduğu mesajını vermektedir. Bu süreç, aynı zamanda uluslararası topluma, Filistin halkının siyasi yaşamını demokratik bir şekilde sürdürmeye ve kurumlarını kendi özgür iradesiyle seçmeye hazır olduğunu gösteren bir mesajdır” şeklinde konuştu.
Seçimlerde yaklaşık 1 milyon 30 bin seçmen, 491 merkezde kurulan 1922 sandıkta oy kullandı. 90 belediye meclisi için 321 listede 3 bin 773 aday yarışırken, 93 köy meclisi için 1358 aday mücadele etti. Bu seçimler, 2005’ten bu yana devlet başkanlığı, 2006’dan bu yana ise parlamento seçimlerinin yapılmadığı Filistin için ayrı bir öneme sahip. Ülke, 2007’den beri siyasi ve coğrafi bir bölünme yaşıyor. Gazze Şeridi Hamas’ın kontrolündeyken, Batı Şeria Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi’nin oluşturduğu hükümet tarafından yönetiliyor.
Bu yerel seçimler, Gazze ile Batı Şeria arasındaki idari birliğin güçlendirilmesi ve yerel kurumların yeniden inşası için atılan kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Seçim sonuçlarının, Filistin’deki siyasi istikrar ve demokratikleşme sürecine nasıl bir etki yapacağı merakla bekleniyor. Seçimlerin sonuçları, Filistin halkının geleceği için önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Soykırımcı İsrail ordusunun, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail uçakları Sur’a bağlı Bazuriyye ve Semmaiye beldelerini hedef aldı. Bu beldelerin, İsrail’in Lübnan’da işgal ettiği alanların dışında yer alması dikkat çekiyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ateşkese rağmen orduya Lübnan’a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı verdiği belirtiliyor. Bu talimatın ardından İsrail ordusu, gece saatlerinde Hırbet Silm, Sultaniyye, Hadasa ve Zebkin beldelerine hava saldırıları gerçekleştirdi. Saldırılar, bölgedeki sivil halk üzerinde büyük bir endişe yaratıyor.
Sur’dan Göç Başladı
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, İsrail saldırılarının ardından çok sayıda kişi araçlarıyla Sur’dan kuzey bölgelere göç etmeye başladı. Bu durum, bölgedeki insani krizin daha da derinleştiğini gösteriyor. İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yoğun hava saldırıları başlatmış ve ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıklamıştı.
Uluslararası Tepkiler ve Ateşkesin Geleceği
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak İsrail’in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi, ateşkesin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uluslararası toplumun, İsrail’in bu saldırılarına karşı nasıl bir tutum sergileyeceği ise merak konusu.
Kaynak: TRT Haber
Kolombiya, son günlerde meydana gelen bombalı saldırılarla sarsıldı. Cauca yönetim bölgesine bağlı Cajibio kasabasındaki Pan-Amerikan kara yolunda, menfeze yerleştirilen patlayıcının araçların geçişi sırasında infilak etmesiyle başlayan şiddet olayları, ülkenin farklı bölgelerinde de devam etti. Saldırılarda 14 kişi hayatını kaybederken, 38’den fazla kişi yaralandı.
Cajibio’daki saldırı, özellikle bölge halkını derinden etkiledi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, patlama, araç trafiğinin yoğun olduğu bir sırada meydana geldi. Patlamanın etkisiyle bölgede “chiva” olarak bilinen geleneksel bir köy otobüsü kullanılamaz hale gelirken, çevredeki diğer araçlar da hasar gördü. Patlamanın şiddetiyle kara yolunda devasa bir çukur oluştu.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıdan FARC’ın çatı örgütü Estado Mayor Central’in (EMC) lideri Ivan Mordisco’yu sorumlu tuttu. Petro, silahlı kuvvetlerden operasyonların yoğunlaştırılmasını isteyerek, “Cajibio’daki sivilleri öldüren ve yaralayanlar teröristtir, faşisttir ve uyuşturucu kaçakçısıdır. Bu narko-terörist gruba karşı dünya çapında en üst düzeyde takip başlatılmasını istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Ülkenin Cali kentinde ise bir askeri üs yakınında bomba yüklü bir otobüsle düzenlenen saldırı, acı bilançoyu daha da artırdı. Cauca Valisi Octavio Guzman, sosyal medya platformundaki paylaşımında, can kaybının arttığını belirterek, “Şu an itibarıyla aralarında 5 çocuğun da bulunduğu 14 kişinin hayatını kaybettiğini ve 38’den fazla kişinin de yaralandığını bildiriyoruz. Bu, halkımızı derin bir yasa boğan ve büyük bir acıya sevk eden bir trajedidir.” dedi.
Yerel basında yer alan haberlere göre, silahlı kişiler patlayıcı yüklü tüpü bir otobüsün üzerine attı. Ardından meydana gelen patlamada, seyir halindeki diğer araçlar da hasar gördü. Olayla ilgili soruşturmalar devam ederken, Kolombiya hükümeti ülkedeki güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı. Bu tür saldırıların, halkın güvenliği ve huzuru için kabul edilemez olduğu vurgulanıyor. Yetkililer, suçluların yakalanması ve adalete teslim edilmesi için tüm imkanları seferber edeceklerini belirtiyor.
Kaynak: TRT Haber
ABD eski Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği geleneksel yemeğe başkanlığı döneminde ilk kez katılım gösterdi. Ancak etkinlik, beklenmedik bir olayla kesintiye uğradı. Yemek servisi başladıktan kısa süre sonra salonda duyulan silah sesleri ve ardından yaşanan panik, Trump’ın apar topar salondan çıkarılmasına neden oldu.
Olay, canlı yayında yayınlanan etkinlik sırasında meydana geldi. İddialara göre, salonda duyulan bağrışmaların ardından Trump’ın koruma ekibi, uzun namlulu silahlarla salonda belirdi. Güvenlik güçleri, Trump ve eşi Melania Trump’ı hızla koruma altına alarak salondan uzaklaştırdı. Yaşananlar sırasında bazı davetlilerin çığlık attığı, bazılarının ise “USA” şeklinde tezahürat yaptığı belirtildi.
Olayın ardından ABD medyası, otelde bir saldırganın gözaltına alındığı bilgisini paylaştı. Ancak bu bilgi henüz resmi makamlarca doğrulanmadı. Kısa süreli panik havasının ardından programın devam edeceği anonsu yapıldı. Trump’ın, yaşananlara rağmen salona dönerek konuşma yapabileceği ifade ediliyor.
Yaşananlara ilişkin açıklama yapan Trump, güvenlik güçlerinin hızlı ve cesurca hareket ettiğini belirterek, “Oldukça hareketli bir akşamdı. Gizli servis ve kolluk kuvvetleri harika bir iş çıkardı. Hızlı ve cesurca hareket ettiler. Silahlı saldırgan yakalandı” ifadelerini kullandı. Olayın ardından soruşturma başlatılırken, yetkililer tarafından detaylı bilgi verilmesi bekleniyor.
Bu olay, Trump’ın başkanlık sonrası katıldığı ilk büyük etkinliklerden biri olması nedeniyle büyük yankı uyandırdı. Güvenlik zafiyetinin olup olmadığı ve saldırganın motivasyonu gibi birçok soru işareti ise henüz yanıt bulamadı. Olayın detayları ve gelişmeler, kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Kaynak: TRT Haber
ABD eski Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin geleneksel yemeğine başkanlığı döneminde ilk kez katılım gösterdi. Ancak etkinlik, beklenmedik bir olayla kesintiye uğradı. Yemek servisi başladıktan kısa süre sonra salonda duyulan silah sesleri üzerine, Trump ve eşi Melania Trump, güvenlik güçleri tarafından apar topar salondan çıkarıldı.
TRT Haber’in haberine göre, canlı yayında yayınlanan etkinlikte, silah seslerinin duyulmasıyla birlikte panik yaşandı. Trump’ın koruma ekipleri, uzun namlulu silahlarla salonda güvenlik önlemleri aldı. Güvenlik birimleri, Trump’ın oturduğu masaya ulaşarak ABD Başkanı ve eşini hızla salondan uzaklaştırdı. Olay sırasında bazı davetlilerin çığlık attığı, bazılarının ise “USA” diye tezahürat yaptığı belirtildi.
ABD medyası, olay yerinde bir saldırganın gözaltına alındığını duyurdu. Ancak bu bilgi henüz resmi makamlarca doğrulanmadı. Yaşanan kısa süreli panik sonrası programın devam edeceği anonsu yapıldı. Trump’ın, yaşananlara rağmen salona dönerek konuşma yapabileceği ifade ediliyor.
Olayın ardından açıklama yapan Trump, güvenlik güçlerinin hızlı ve cesurca hareket ettiğini belirterek, “Oldukça hareketli bir akşamdı. Gizli servis ve kolluk kuvvetleri harika bir iş çıkardı. Hızlı ve cesurca hareket ettiler. Silahlı saldırgan yakalandı” dedi.
Yaşanan bu olay, Trump’ın başkanlık sonrası katıldığı ilk Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde gergin anların yaşanmasına neden oldu. Olayın detayları ve saldırganın motivasyonu hakkında resmi açıklamaların yapılması bekleniyor.