09 Şubat 2026 Pazartesi
İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son veriler doğrultusunda, kuvvetli yağış ve fırtına beklentisi nedeniyle bazı iller için ‘sarı’ kodlu meteorolojik uyarıda bulundu. Bakanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan duyuruda, uyarı verilen illerin yer aldığı bir Türkiye haritası paylaşıldı.
Haritaya göre, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Kars, Ağrı ve Bingöl çevrelerinde kuvvetli yağışlar bekleniyor. Yağışların, Ardahan ve Bayburt çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar, Erzurum, Kars, Ağrı, Erzincan ve Bingöl’de ise yağmur ve sağanak şeklinde olacağı, öğle saatlerinde yer yer gök gürültülü sağanak görülebileceği, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde Bitlis, Van ve Hakkari çevrelerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli rüzgar ve fırtına beklendiği belirtilirken, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışların etkili olacağı aktarıldı.
İçişleri Bakanlığı, vatandaşları olumsuz hava koşullarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Bakanlık, ulaşımda aksamalar, su baskınları, sel, yağış anında kuvvetli rüzgar, yükseklerde buzlanma ve don, tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli yerlerde çığ riski, ağaç veya direklerin devrilmesi, çatı uçması, soba ve doğal gaz kaynaklı zehirlenmeler gibi risklere karşı dikkatli olunmasını istedi. Ayrıca, yetkili mercilerin uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Öte yandan, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ve TÜVTÜRK iş birliğiyle yürütülen ‘Reflektör Tak, Görünür Ol’ projesi kapsamında, kırsal bölgelerde kurulan mobil araç muayene istasyonlarında çiftçilere ait traktörlerin muayenesi yapılıyor. Bu proje ile traktörlerin güvenliğinin artırılması hedefleniyor.
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki saldırılarına geçici ateşkese rağmen devam ediyor. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail güçleri Nebatiye vilayetine bağlı Hiyam beldesinde iki ayrı patlama gerçekleştirerek yapıları havaya uçurdu. Sabah saatlerinde Bint Cubeyl ilçesi ile Hanin beldesinde de evlerin patlayıcılarla yıkıldığı belirtildi.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın açıklamaları, bölgedeki endişeleri artırıyor. Katz, Gazze Şeridi’ndeki yıkımın bir benzerinin Lübnan’ın güneyinde de uygulanacağını, ‘Gazze modelini’ hayata geçireceklerini duyurdu. Bu açıklama, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarının kapsamının genişleyeceğine işaret ediyor.
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış ve ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Bu saldırılar sonucunda Lübnan hükümeti, yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıkladı. Bölgedeki insani krizin boyutu giderek büyüyor.
Uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen İsrail’in yıkıma devam etmesi, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuş olsa da, sahadaki gelişmeler bu ateşkesin ne kadar etkili olacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
İsrail’in Lübnan’daki eylemleri, sadece binaların yıkımıyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda bölgedeki sivil halkın yaşamını doğrudan etkileyen, derin yaralar açan ve uzun vadeli sonuçları olacak bir insani krize yol açıyor. Uluslararası örgütler ve insan hakları savunucuları, sivillerin korunması ve savaş hukukuna uyulması çağrısında bulunuyor.
Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), Mars keşif görevi Tienvın-3’ün detaylarını ve görev kapsamında uluslararası işbirliği projelerini duyurdu. Xinhua’nın haberine göre, 2028’de uzaya gönderilecek olan Tienvın-3, 2031 yılında Mars’tan topladığı kaya ve toprak örnekleriyle Dünya’ya dönmeyi hedefliyor.
Görev kapsamında, uluslararası bilim kurumları ve Hong Kong ile Makau’daki üniversitelerden seçilen 5 işbirliği projesi yer alacak. Bu projeler, Mars’ın yüzeyini, atmosferini ve olası yaşam izlerini araştırmak üzere çeşitli bilimsel ölçüm ve analiz donanımları geliştirecek. Bu donanımlar, yörünge uydusuna, hizmet modülüne ve gezgin robota entegre edilecek.
Seçilen projeler arasında, Paris merkezli Uluslararası Uzay Araştırmaları Komitesi (COSPAR) tarafından geliştirilen spektometre dikkat çekiyor. Bu cihaz, Mars yüzeyinin mineral kompozisyonunu inceleyerek Kızıl Gezegen’de yaşam izleri arayacak. Makau Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin geliştirdiği moleküler iyon kompozisyonu analiz aracı, Mars atmosferinin sürekli kaybını inceleyecek. Hong Kong Çin Üniversitesi liderliğindeki lazer heterodin spektometresi, Mars atmosferindeki ve rüzgar alanlarındaki su izotoplarının dağılımını tespit edecek. Hong Kong Üniversitesi tarafından geliştirilen hiperspektral nesne görüntüleyici, hizmet modülüne eklenerek su moleküllerinin izini sürecek ve kaynak taraması yapacak. Ayrıca, İtalya’nın Ulusal Nükleer Fizik Enstitüsü’ne bağlı Frascati Ulusal Laboratuvarı’nda geliştirilen geri yansıtıcı lazer dizisi, gezgin robotun Mars yüzeyinde hassas referans noktaları belirlemesine yardımcı olacak.
“Göklerdeki hakikati aramak” anlamına gelen “Tienvın” görevi, adını Çinli şair Çü Yüen’in dizelerinden alıyor. Çin, daha önce Temmuz 2020’de uydu ve gezgin robottan oluşan Tienvın-1 keşif aracını Mars’a göndermişti. Bu araç, 202 gün süren yolculuğun ardından Mars yörüngesine ulaşmış ve gezgin robot Curong, gezegenin yüzeyine inmişti. Ayrıca, Mayıs 2025’te asteroid keşif aracı Tienvın-2, Dünya’ya yakın “2016 HO3” asteroidinden örnek toplamak ve “311P” asteroidini incelemek üzere uzaya gönderilmişti.
Bu misyonlar, Çin’in uzay araştırmaları konusundaki kararlılığını ve uluslararası işbirliğine verdiği önemi gösteriyor. Tienvın-3 misyonu, Mars hakkında daha fazla bilgi edinmek ve gelecekteki insanlı görevler için hazırlık yapmak açısından büyük önem taşıyor.
Belçikalı siyasetçi ve eski AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Delphi Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada Avrupa Birliği’nin (AB) politikalarını sert bir dille eleştirdi. 2019-2024 yılları arasında AB üyesi ülkelerin liderlerine başkanlık eden Michel, AB’nin uluslararası ilişkilerinde daha güvenilir ve dürüst bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.
Michel, AB’nin güvenilir ortaklıklar kurması ve açık sözlü olması gerektiğini belirterek, “Bugün çifte standartların Avrupa’nın güvenilirliğini ve otoritesini zayıflatan bir bilmece olduğunu düşünüyorum,” dedi. Özellikle ABD ve İsrail ile olan ilişkilere dikkat çeken Michel, “Bazen, dürüst olmak gerekirse, ABD’yi ve İsrail’i memnun etme ve dünyanın geri kalanına karşı kibirli olma eğilimi olduğunu düşünüyorum,” ifadelerini kullandı. Bu durumun AB’nin uluslararası arenadaki itibarını zedelediğini savunan Michel, daha ciddi ve güvenilir bir dış politika izlenmesi gerektiğini savundu.
AB’nin savunma alanındaki hedeflerine de değinen Michel, Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesi için iş birliğinin önemine dikkat çekti. “Savunma sanayisi üssümüz alanında ilerleme kaydetmek istiyorsak bu, mümkün değil. Bazı üye devletlerimizin aldığı açık siyasi kararları gördük,” diyen Michel, Avrupa’nın savunma konusunda sadece AB ülkeleriyle değil, İngiltere, Norveç, Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerle de iş birliği yapması gerektiğini belirtti.
Michel, daha önce önerdiği “Avrupa Güvenlik Konseyi” yapısının önemini de vurguladı. Bu yapının, hızlı koordinasyon sağlamak ve Avrupa savunma sanayisinde iş birliğini artırmak gibi iki temel görevi olduğunu belirten Michel, Avrupa kıtası için bu tür bir siyasi organa ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Konuşmasında, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin açıklamalarını da eleştiren Michel, Avrupa’nın çifte standartlarla güçlenemeyeceğini söyledi. Türkiye’nin NATO’nun temel bir müttefiki, önemli bir göç ortağı, enerji koridoru ve Avrupa sınırında önemli bir savunma aktörü olduğunu belirten Michel, Türkiye ile ilişkilerin önemine dikkat çekti. Bu açıklamalar, Michel’in AB içindeki farklı görüşleri ve dış politika yaklaşımlarını yansıttığı şeklinde yorumlandı.
Belçikalı siyasetçi ve eski Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Delphi Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada AB politikalarını değerlendirdi. Michel, AB’nin güvenilirliğini zedeleyen çifte standartlara dikkat çekerek, özellikle ABD ve İsrail ile olan ilişkilere yönelik eleştirilerde bulundu.
Michel, 2019-2024 yılları arasında AB üyesi ülkelerin liderlerine başkanlık yapmıştı. Konuşmasında, “Güvenilir ortaklıklar kurmamız ve açık sözlü olmamız gerekiyor,” ifadelerini kullanan Michel, “Bugün çifte standartların Avrupa’nın güvenilirliğini ve otoritesini zayıflatan bir bilmece olduğunu düşünüyorum. Bazen, dürüst olmak gerekirse, ABD’yi ve İsrail’i memnun etme ve dünyanın geri kalanına karşı kibirli olma eğilimi olduğunu düşünüyorum. Uluslararası ilişkilerimiz alanında giderek daha ciddi ve güvenilir bir yaklaşıma ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum,” şeklinde konuştu.
AB’nin savunma alanındaki hedeflerine de değinen Michel, Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Savunma sanayisi üssümüz alanında ilerleme kaydetmek istiyorsak bu, mümkün değil. Bazı üye devletlerimizin aldığı açık siyasi kararları gördük. Avrupa savunması alanında geleneği olanların özel bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Bu, sadece AB ile değil, Avrupa kıtasıyla ilgili. Bu; İngiltere, Norveç, Türkiye ve Ukrayna ile iş birliği anlamına geliyor,” dedi. Michel, bu bağlamda daha önce “Avrupa Güvenlik Konseyi” adını verdiği bir yapı kurulması önerisini de hatırlatarak, “Bence Avrupa kıtası için, iki görevi olan özel bir sorumluluğa sahip yüksek düzeyde bir siyasi organa ihtiyacımız var. Birincisi, gerektiğinde hızlı tepki vermek ve hızlı koordinasyon sağlamak. İkincisi ise Avrupa savunma sanayimiz alanında, her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan ‘Avrupa iş birliği’ alanında ivme kazandırmak,” ifadelerini kullandı.
Michel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin açıklamalarını da eleştirdi. Avrupa’nın çifte standartlarla güçlenemeyeceğini belirten Michel, Türkiye’nin önemine vurgu yaparak, “Türkiye, NATO’nun temel bir müttefiki, kilit bir göç ortağı, bir enerji koridoru, Avrupa’nın sınırında önemli bir savunma aktörü ve ciddi bir bölgesel güçtür,” dedi.
Bu açıklamalar, Michel’in AB politikalarına yönelik eleştirel yaklaşımını ve daha dengeli bir dış politika vizyonunu ortaya koyuyor. Kaynak: [https://www.trthaber.com/haber/dunya/eski-ab-konseyi-baskani-ab-abd-ve-israili-memnun-etmeyi-birakmali-942867.html](https://www.trthaber.com/haber/dunya/eski-ab-konseyi-baskani-ab-abd-ve-israili-memnun-etmeyi-birakmali-942867.html)