09 Şubat 2026 Pazartesi
Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırıları, bölgede büyük bir yıkıma yol açmaya devam ediyor. Son gelen bilgilere göre, İsrail’in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 9’a yükseldi. Saldırılarda çok sayıda sivilin yaralandığı ve hastanelerde tedavi altına alındığı belirtiliyor. Özellikle çocuk ve kadınların da aralarında bulunduğu yaralıların durumu ciddiyetini koruyor.
İsrail ordusu, Gazze’ye yönelik saldırılarını gerekçe olarak Hamas’ı hedef aldığını öne sürse de, saldırıların sivil yerleşim yerlerini de hedef aldığı yönünde eleştiriler yükseliyor. Uluslararası toplum, sivillerin korunması ve savaş hukukuna uyulması çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası kuruluşlar, bölgedeki insani durumun kötüleştiğini ve acil yardım ihtiyacının arttığını belirtiyor.
Gazze’deki sağlık kuruluşları, artan can kayıpları ve yaralı sayısıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Hastanelerde tıbbi malzeme ve personel yetersizliği yaşanırken, yaralıların tedavisi için uluslararası yardıma ihtiyaç duyuluyor. Elektrik kesintileri ve su sıkıntısı da bölgedeki yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırıyor. Taraflar arasında ateşkes sağlanması ve kalıcı bir çözüm bulunması için uluslararası arabuluculuk çabaları devam ediyor. Ancak, şu ana kadar yapılan görüşmelerden somut bir sonuç alınamadı. Bölgedeki gelişmeler, Orta Doğu’da yeni bir çatışma dalgasının tetiklenmesinden endişe duyulmasına neden oluyor. Türkiye, saldırıları kınayarak, sivillerin korunması ve uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulundu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in saldırılarının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Saldırıların devam etmesi halinde, Gazze’deki insani krizin daha da derinleşeceği ve bölgedeki istikrarın tamamen bozulacağı öngörülüyor. Uluslararası toplumun, bölgedeki gerginliği azaltmak ve barışçıl bir çözüm bulmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiği vurgulanıyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve emlak kralı Barry Witkoff, Cumartesi günü Pakistan’a yapacakları ziyaretle gündeme geldi. Beyaz Saray kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Kushner ve Witkoff’un Pakistan ziyareti, özellikle emlak ve yatırım projeleri üzerine odaklanacak. Ziyaretin detayları ve hangi yetkililerle görüşüleceği henüz netlik kazanmazken, Pakistan medyasında bu ziyaret büyük bir merakla karşılandı.
Jared Kushner’ın, Trump yönetimindeki görevinden ayrıldıktan sonra kurduğu Affinity Partners adlı yatırım şirketi aracılığıyla çeşitli ülkelerde yatırım fırsatları aradığı biliniyor. Witkoff ise dünya çapında büyük ölçekli gayrimenkul projeleriyle tanınıyor. İkilinin Pakistan’a yapacağı bu ziyaret, Pakistan ekonomisine yönelik potansiyel yatırım sinyalleri olarak yorumlanıyor. Özellikle, Pakistan’ın altyapı, turizm ve emlak sektörlerindeki yatırım potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu ziyaretin önemli sonuçlar doğurabileceği düşünülüyor.
Ziyaretin içeriği hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmamış olması, spekülasyonları da beraberinde getiriyor. Bazı uzmanlar, ziyaretin sadece ticari amaçlarla sınırlı kalmayabileceğini, bölgesel jeopolitik gelişmelerle de bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Özellikle, Afganistan’daki gelişmeler ve Pakistan’ın bölgesel denge içindeki rolü dikkate alındığında, Kushner ve Witkoff’un ziyareti, siyasi ve ekonomik birçok konuyu kapsayabilir.
Pakistan hükümeti, ziyareti memnuniyetle karşıladığını belirtirken, ziyaretin ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak somut adımların atılmasına vesile olmasını umuyor. Ziyaretin ardından yapılacak açıklamalar ve gelişmeler, kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Ziyaretin detayları ve sonuçları, önümüzdeki günlerde netleşecek ve Pakistan-ABD ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olup olmadığı anlaşılacak.
Kaynak: TRT Haber
Tenis dünyası, İspanyol yıldız Carlos Alcaraz’dan gelen haberle sarsıldı. Erkekler dünya sıralamasında 2 numarada yer alan Alcaraz, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamayla Roma Açık ve Roland Garros’ta mücadele edemeyeceğini duyurdu. Bu karar, genç tenisçinin sakatlık sorunları ve kortlara dönüş süreciyle ilgili belirsizlikleri de beraberinde getirdi.
Alcaraz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün yapılan testlerin sonuçlarının ardından en ihtiyatlı olanın temkinli davranmak ve Roma ile Roland Garros’a katılmamak olduğuna karar verdik. Durumu değerlendirdikten sonra kortlara ne zaman döneceğimize karar vereceğiz. Benim için karmaşık bir an ama buradan daha güçlü çıkacağımızdan eminim.”
Bu karar, Alcaraz’ın bu sezonki performansını ve Fransa Açık’taki şampiyonluk umutlarını doğrudan etkileyecek nitelikte. Özellikle toprak kort sezonunun en önemli turnuvalarından biri olan Roland Garros’ta mücadele edemeyecek olması, tenis otoriteleri ve hayranları arasında büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
2026 Fransa Açık turnuvası, 24 Mayıs Pazar günü başlayıp 7 Haziran Pazar günü sona erecek. Alcaraz’ın bu turnuvada yer alıp almayacağı ise merak konusu. Genç tenisçinin sakatlık durumu ve kortlara dönüş tarihi, bu konuda belirleyici olacak.
Alcaraz, geçtiğimiz hafta Barcelona Açık’ta sağ bileğinden sakatlanmış ve turnuvadan çekilmek zorunda kalmıştı. Bu sakatlığın ardından dinlenme ve tedavi sürecine giren İspanyol tenisçi, henüz tam olarak iyileşmiş değil. Bu durum, onun Roma ve Roland Garros’ta mücadele edememesine neden oldu.
Alcaraz’ın yokluğunda, Rafael Nadal, Novak Djokovic ve diğer üst düzey oyuncuların Roland Garros’taki şampiyonluk mücadelesi daha da kızışacak. Tenisseverler, Alcaraz’ın kortlara ne zaman döneceğini ve formunu yeniden ne zaman yakalayacağını merakla bekliyor.
Alcaraz’ın sağlık durumu ve kortlara dönüş süreci yakından takip edilecek. Tenis dünyası, genç yıldızın bir an önce sağlığına kavuşmasını ve yeniden kortlarda fırtınalar estirmesini umut ediyor.
Kaynak: Habertürk
İsrail ordusunun, 17 Nisan’da yürürlüğe giren geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı bilgilere göre, İsrail güçleri, Lübnan’ın güneyindeki Sur kentine bağlı Yatir beldesini hava saldırısıyla hedef aldı. Bu saldırı, ateşkesin ihlal edildiği yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
İsrail ordusu, gün içinde daha önce işgal ettiği alanların dışındaki Deyri Amis beldesine de üç hava saldırısı düzenledi. Bu saldırılara Hizbullah’tan karşılık geldi. Hizbullah, Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, ateşkes ihlallerine cevap olarak, Lübnan’ın güneyindeki Kantara beldesinde İsrail askerlerini hedef aldığını duyurdu.
İsrail ordusu ise Hizbullah’ı ateşkesi ihlal etmekle suçlayarak, Deyr Amis bölgesine saldırı düzenlediğini belirtti. Ayrıca, İsrail ordusu tarafından yapılan başka bir açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki Bint Cubeyl ilçesinde altı Hizbullah mensubunun öldürüldüğü iddia edildi. Bu karşılıklı suçlamalar ve çatışmalar, bölgedeki gerginliği daha da artırıyor.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları 2 Mart’ta yoğunlaşmış, birçok belde işgal edilmişti. Bu süreçte Lübnan hükümeti, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıklamıştı. Bu durum, bölgedeki insani krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak, ateşkesin uzatılmasına rağmen yaşanan saldırılar, anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Bölgedeki durumun istikrara kavuşması ve sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası toplumun daha etkin rol oynaması gerektiği vurgulanıyor.
Bu gelişmeler, İsrail ile Lübnan arasındaki gerginliğin devam ettiğini ve ateşkes çabalarının henüz tam olarak sonuç vermediğini gösteriyor. Tarafların karşılıklı suçlamaları ve çatışmaların sürmesi, bölgedeki istikrarın sağlanmasını zorlaştırıyor. (Kaynak: TRT Haber)
Ataşehir Belediyesinde rüşvet iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ifadesine ulaşıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Adıgüzel’in yanı sıra başkan yardımcıları ve birim amirlerinin de adı geçiyor. İddialar arasında ihale, imar ve iskan işlemlerinde rüşvet alındığı yer alıyor.
Adıgüzel, soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanan iş kadını H.Ö.’nün emsal transferi için verdiği 52 milyon liralık teminatın bozdurulması iddialarına açıklık getirdi. İfadesinde, H.Ö.’yü Ataşehir’de iş yapan bir müteahhit olarak tanıdığını belirten Adıgüzel, seçim süreci dışında kendisiyle bir samimiyetinin olmadığını ifade etti.
Adıgüzel, H.Ö.’nün iskan için ödeyeceği harcın bir kısmının çekle belediyenin borçlu olduğu firmalara ödendiği iddiasından haberdar olmadığını savundu. Mali işlerin bu durumu daha iyi bileceğini belirten Adıgüzel, belediyenin dönem dönem borçlarını çekle ödediğini ifade etti. H.Ö.’nün ifadesinin tamamen iftiradan ibaret olduğunu öne süren Adıgüzel, adını kullanarak para isteyen kişilerle hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı.
Adıgüzel, göreve geldikten sonra kasada 4 milyon lira civarında para olduğunu ve maaş ödemelerinde zorlandıklarını belirtti. Bu süreçte, emsal transferi için verilen 52 milyon liralık teminatın bozdurulması gündeme geldiğini aktaran Adıgüzel, dönemin belediye başkan yardımcısının kendisine bu konuda teknik bir problem olmadığını söylediğini ifade etti. Bunun üzerine teminatın bozdurularak maaşların ödendiğini belirten Adıgüzel, daha sonra yaptığı incelemede teminatın bir önceki dönemde bozdurulma aşamasına getirildiğini ancak seçim süreci nedeniyle bozdurulamadığını düşündüğünü belirtti.
Teminatın bozdurulmasının sorun çıkarabileceğini anladıktan sonra, ilgili kişilere bu işin yasal ve kamu haklarını koruyacak şekilde halledilmesi talimatını verdiğini sözlerine ekledi. Adıgüzel, tüm iş ve işlemlerde kanuna ve nizama uygun davranılması konusunda çalışma arkadaşlarından talepte bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Soruşturma kapsamında, Adıgüzel’in yanı sıra diğer şüphelilerin de ifadeleri ve deliller değerlendirilmeye devam ediyor. Rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalarla karşı karşıya olan şüpheliler hakkında soruşturma devam ediyor.
Kaynak: Habertürk