09 Şubat 2026 Pazartesi
Karabük Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları, antik Hadrianopolis kentinde önemli keşiflere sahne oluyor. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan antik kentte yapılan kazılarda, özellikle ‘Hamamlı Yapı Kompleksi’nin mutfak bölümünde bulunan bıçak seti ve bileme taşı, bölgedeki yaşam tarzına ışık tutuyor.
Prof. Dr. Çelikbaş, kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan dört adet bıçaktan oluşan bıçak setinin, boyutları farklı olmakla birlikte, tip olarak birbirine çok yakın olduğunu belirtti. Bıçakların ilk bulunduğunda yaklaşık 250 parçadan oluştuğunu ve laboratuvar çalışmalarıyla birleştirilerek orijinal formlarına kavuşturulduğunu ifade etti. Bıçakların yanında bulunan bileme taşı ise keşiflerin önemini daha da artırıyor.
Çelikbaş, bıçakların aynı yerde bulunmasının, Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların hayvancılıkla uğraştığını gösterdiğini vurguladı. Hadrianopolis’te, özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğuna dair arkeolojik verilerin bulunduğunu belirten Çelikbaş, bu keşfin, antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin varlığını kanıtladığını söyledi. Bıçakların tipolojik açıdan ender rastlanan örnekler olduğuna dikkat çeken Çelikbaş, set halinde bulunmasının, hem metodolojik hem de sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunduğunu belirtti.
Kazılarda ortaya çıkan bileme taşı da önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor. Çelikbaş, bileme taşının, özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde çıkarılan ve ‘kösüre taşı’ olarak bilinen taş türüyle aynı olduğunu ifade etti. Bu taşın, Osmanlı döneminde bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanıldığını belirten Çelikbaş, kösüre taşının Hadrianopolis’te bulunmasının, kullanımının bilinenin ötesine, daha eski dönemlere uzandığını gösterdiğini söyledi.
Stratigrafik analizler sonucunda bıçak setinin milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara ait olduğunun tespit edildiğini belirten Çelikbaş, bu bulguların, Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz devam ettiğini gösterdiğini sözlerine ekledi. Bu önemli keşifler, Hadrianopolis’in geçmişine dair önemli bilgiler sunarken, bölgenin kültürel mirasına da ışık tutuyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasında kalıcı bir ateşkes sağlanmasına yönelik görüşmelerden olumlu sonuç alınabileceğine dair umutlar korunurken, yatırımcıların temkinli duruşu risk iştahını sınırlıyor. TRT Haber’in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kalındığını ve İran’la anlaşmaya yakın olunduğunu belirtmesi, piyasalarda “barış” fiyatlamalarını destekliyor.
Analistler, nükleer program, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve yüksek petrol fiyatları gibi konulardaki belirsizliklerin kısa vadede giderilmesinin zor olduğunu ifade ediyor. Ateşkes umutları risk algısını düşürürken, savaşın makroekonomik etkilerinin kalıcılığına dair belirsizlikler devam ediyor. Bu durum, yatırımcıların pozisyonlarını azaltmasına neden oluyor.
Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması nedeniyle jeopolitik gerginliğin arttığı dönemlerde petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji bağımlılığı yüksek ekonomileri alternatif arayışlarına yöneltebilir. Petrol arzına yönelik endişeler ise küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekiyor. ABD ekonomisi, enflasyon-resesyon ikilemi arasında yol alırken, ABD Merkez Bankası’ndaki (Fed) başkanlık değişimi süreci, gelecekteki para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
ABD Senatosu’ndaki bazı Demokrat üyeler, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’un atanma sürecinin, Fed Başkanı Jerome Powell ve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook hakkında yürütülen soruşturmalar sonuçlanana kadar durdurulmasını talep etti. Fed yetkililerinin farklı açıklamaları, bankanın gelecek dönemdeki politika adımlarına yönelik beklentileri şekillendiriyor.
Makroekonomik verilere bakıldığında, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 11 Nisan ile biten haftada 207 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Ancak, ABD’de sanayi üretimi mart ayında aylık bazda %0,5 azaldı. Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4,28 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi 98,2 seviyesinde yatay seyrediyor. Tahvil faizlerindeki ılımlı yükseliş, finansal koşulların henüz tamamen gevşemediğini gösteriyor. Altının onsu %0,1 artışla 4 bin 794 dolarda işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı %0,2 düşüşle 94 dolarda seyrediyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. TRT Haber’de yer alan habere göre, ABD ile İran arasında kalıcı bir ateşkes sağlanmasına yönelik görüşmelerden olumlu sonuç alınabileceğine dair iyimserlik korunurken, yatırımcıların temkinli duruşu risk iştahını sınırlıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kalındığını ve İran’la anlaşmaya yakın olduklarını belirtmesi piyasalarda “barış” fiyatlamalarını destekliyor. Ancak, nükleer program, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve yüksek petrol fiyatları gibi konulardaki belirsizlikler kısa vadede ortadan kalkmıyor.
Ateşkes, risk algısını azaltırken, savaşın makroekonomik etkilerinin kalıcı mı yoksa geçici mi olacağı belirsizliğini koruyor. Analistler, petrol arzının belirli bölgelerde yoğunlaşması nedeniyle jeopolitik gerginliğin arttığı dönemlerde petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların, enerji bağımlılığı yüksek ekonomileri alternatif arayışlara yöneltebileceğini belirtiyor.
Petrol arzına yönelik endişeler, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü etkiliyor. Bu durum, ABD ekonomisinin enflasyon-resesyon ikilemi arasında kalmasına neden oluyor. ABD Merkez Bankası’ndaki (Fed) başkanlık değişimi süreci ise gelecek para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
Makroekonomik verilerde, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısının azalması olumlu bir işaret olarak değerlendiriliyor. Ancak, sanayi üretimindeki düşüş, ekonomik toparlanmanın yavaş ilerlediğine işaret ediyor. Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi ve dolar endeksi yatay seyrederken, altın ve petrol fiyatları da dalgalanmalar gösteriyor.
Fed yetkililerinin farklı açıklamaları, bankanın gelecek dönemdeki politika adımlarına yönelik beklentileri şekillendiriyor. Yatırımcılar, hafta sonu gelebilecek haber akışına karşı temkinli duruşlarını koruyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ‘Ordu Günü’ dolayısıyla yayınladığı yazılı açıklamayla, ABD ve İsrail’e karşı sert bir uyarıda bulundu. Açıklamada, iki ülkenin ateşkesi ihlal etmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunması halinde ‘yıkıcı’ bir karşılık verileceği belirtildi. Bu açıklama, bölgedeki gerginliğin tırmanabileceğine işaret ediyor.
Açıklamada, “Ordu ve Devrim Muhafızları Ordusu, düşmanların her türlü saldırgan ve suç teşkil eden eylemine güçlü şekilde karşılık vermeye hazırdır.” ifadeleri kullanıldı. Bu ifadeler, İran’ın olası bir saldırıya karşı caydırıcılık mesajı verme amacını taşıyor. Özellikle, İsrail ile yaşanan gerginlikler ve ABD ile nükleer anlaşma konusundaki belirsizlikler göz önüne alındığında, bu açıklamanın önemi artıyor.
Açıklamada ayrıca, ABD’nin 4 Mart’ta uluslararası sularda batırdığı ‘Dena’ gemisinde hayatını kaybedenlerin intikamının alınacağı da kaydedildi. Bu kısım, İran’ın ABD’ye karşı duyduğu öfkeyi ve misilleme niyetini açıkça ortaya koyuyor. ‘Dena’ gemisi olayı, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gerginliğin Arka Planı
Bölgedeki gerginliğin temelinde, İran’ın nükleer programı, bölgesel nüfuz mücadelesi ve İsrail ile yaşanan çatışmalar yatıyor. ABD ve İsrail, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için çeşitli yaptırımlar uygularken, İran ise nükleer programını geliştirmeye devam ediyor. Bu durum, iki taraf arasındaki güven eksikliğini derinleştiriyor.
İsrail ile İran arasındaki gerginlik ise, özellikle Suriye’deki çatışmalar ve Hizbullah gibi İran destekli grupların varlığı nedeniyle artıyor. İsrail, Suriye’de İran’a ait hedeflere yönelik hava saldırıları düzenlerken, İran da misilleme tehdidinde bulunuyor.
Gelecek Senaryoları
İran’ın bu sert açıklaması, bölgedeki tansiyonu yükseltme potansiyeli taşıyor. Olası bir çatışma durumunda, sadece İran ve ABD-İsrail değil, tüm bölge ülkeleri etkilenebilir. Uluslararası toplumun, tarafları itidale davet etmesi ve diyalog yoluyla gerginliği azaltma çabalarını desteklemesi gerekiyor.
Sonuç olarak, İran Devrim Muhafızları’nın açıklaması, bölgedeki istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Tarafların karşılıklı olarak gerilimi tırmandırıcı adımlardan kaçınması ve diplomatik çözümlere odaklanması, bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Kaynak: TRT Haber
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT) iletişim sponsorluğunda düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, bu yıl ‘Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek’ ana temasıyla kapılarını açıyor. 17-19 Nisan tarihleri arasında Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek forum, uluslararası arenada kritik konuların ele alınacağı bir platform olacak.
Forum için hazırlıklar tamamlanırken, merkezin çevresinde güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarıldı. İç kısım ise açılış programları, ikili görüşmeler, oturumlar ve basın toplantıları için özel olarak düzenlendi. TRT ve Anadolu Ajansı başta olmak üzere, foruma katılacak kurum ve kuruluşlar tarafından stantlar kuruldu. Bu stantlarda, katılımcılara çeşitli bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri sunulacak.
Forum, 150’den fazla ülkeden 20’yi aşkın devlet ve hükümet başkanı, yaklaşık 15 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, 40’tan fazla dışişleri bakanı olmak üzere 50’nin üzerinde bakan ve 75’i uluslararası kuruluş temsilcisi olmak üzere 460’tan fazla üst düzey konuğu ağırlayacak. Katılımcılar arasında, küresel diplomasiye yön veren önemli isimler yer alıyor.
Antalya Diplomasi Forumu’nun önemli misafirlerinden biri de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev. Tokayev, dün akşam saatlerinde Antalya’ya gelerek forum öncesi temaslarına başladı. Forumda, küresel sorunlara çözüm arayışları masaya yatırılacak. Özellikle, Filistin’deki insani dram, forumun öncelikli başlıklarından biri olacak. Bu kapsamda, İsrail’in saldırıları nedeniyle yaşanan dramı gözler önüne seren özel bir salon hazırlandı.
Forumda ayrıca, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi’ni tanıtan özel alanlar da yer alacak. Bu alanlar, iklim değişikliği ile mücadele konusundaki farkındalığı artırmayı hedefliyor. ‘Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek’ temasıyla düzenlenen forum, 19 Nisan Pazar günü sona erecek.
Kaynak: TRT Haber