09 Şubat 2026 Pazartesi
İsrail ordusunun, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, İsrail güçleri dün ülkenin güneyindeki çeşitli beldelere düzenlediği saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti, 3’ü çocuk olmak üzere 24 kişi de yaralandı. Bu gelişmeler, ateşkesin sağlanması yönündeki çabalara rağmen bölgedeki gerginliğin tırmanmaya devam ettiğini gösteriyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dün akşam saatlerinde orduya Lübnan’a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı verdiği belirtildi. Bu talimatın ardından İsrail ordusu, Lübnan’ın Bazuriyye ve Semmaiye, Hırbet Silm, Sultaniyye, Hadasa ve Zebkin beldelerini hedef alarak hava saldırıları gerçekleştirdi. Saldırıların sivil yerleşim yerlerini hedef alması, uluslararası kamuoyunda tepkilere neden oldu.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları uzun süredir devam ediyor. 2 Mart’ta başlayan yoğun hava saldırılarıyla birlikte İsrail ordusu, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etti. Bu durum, Lübnan’da büyük bir insani krize yol açtı. Lübnan hükümeti, saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıkladı. Bu rakamlar, bölgedeki sivil nüfusun yaşadığı zorlukların ve insani yardım ihtiyacının boyutunu gözler önüne seriyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak ateşkesin uzatılmasına rağmen İsrail’in saldırılarına devam etmesi, ateşkesin etkinliği ve uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uluslararası toplum, ateşkesin tam olarak uygulanması ve bölgedeki sivil kayıpların son bulması için çağrıda bulunuyor.
Bu gelişmeler, bölgedeki istikrarsızlığın ve çatışmaların devam edeceğine işaret ediyor. Tarafların diyalog ve diplomasi yoluyla kalıcı bir çözüm bulması, bölgedeki sivil halkın güvenliği ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Kaynak: TRT Haber
Gazze, Filistin – İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları, ateşkes çağrılarına rağmen devam ediyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamaya göre, Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda can kaybı rekor seviyelere ulaştı.
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, son 24 saat içinde Gazze’deki hastanelere 2 ölü ve 11 yaralının getirildiği bildirildi. Bu veriler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının şiddetini ve sivil kayıpların artarak devam ettiğini gözler önüne seriyor.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yaşanan can kayıpları da dikkat çekiyor. Açıklamada, ateşkes döneminde İsrail saldırılarında 811 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 278 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 761 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi. Bu veriler, ateşkesin sağlanmasına rağmen sivillerin hedef alındığını ve insani krizin derinleştiğini gösteriyor.
Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlenen saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 587’ye, yaralı sayısının ise 172 bin 381’e yükseldiği bilgisi paylaşıldı. Bu korkunç rakamlar, savaşın yol açtığı yıkımın boyutlarını ve Gazze halkının yaşadığı acıları gözler önüne seriyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirtiyor.
Uluslararası toplum, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınamaya ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için çağrılar yapmaya devam ediyor. Ancak, sahada durumun değişmediği ve sivillerin hayatını kaybetmeye devam ettiği görülüyor. Gazze’deki insani krizin çözümü için acil adımlar atılması ve sivillerin korunması büyük önem taşıyor.
Kaynak: TRT Haber
Şırnak’ta meydana gelen ve yaklaşık 17 milyon lira değerinde altın ile dövizin çalındığı kuyumcu soygunu, İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde kurulan özel bir ekibin titiz çalışması sonucu aydınlatıldı. Habertürk’ün haberine göre, olay, 19 Nisan Pazar günü gerçekleşti ve kısa sürede çözüme kavuşturularak failler yakalandı.
Olayın hemen ardından harekete geçen özel ekip, 4 gün boyunca yoğun bir çalışma yürüttü. Bu kapsamda, 150 farklı kamera kaydı incelendi ve toplamda 750 saatlik görüntü detaylı bir şekilde analiz edildi. Teknik ve fiziki takip yöntemlerinin de kullanıldığı soruşturmada, şüphelilerin kimlikleri tespit edildi.
Şüphelilerin yakalanması için Şırnak ve Adana’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 5 şüpheliden 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu başarılı operasyon, emniyet güçlerinin suçla mücadeledeki kararlılığını ve etkinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın aydınlatılmasında, kamera kayıtlarının analizi kritik bir rol oynadı. Uzmanlar tarafından titizlikle incelenen görüntüler, şüphelilerin tespit edilmesinde ve delillerin toplanmasında önemli bir kaynak oldu. Ayrıca, teknik takip yöntemleri ve fiziki takibin birleşimi, soruşturmanın hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağladı.
Bu başarı, emniyet teşkilatının suçla mücadeledeki yetkinliğini ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanma becerisini göstermektedir. Şırnak’ta yaşanan bu olay, hırsızlık suçlarına karşı yürütülen çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın bir etkinliğinde silah sesleri duyulması üzerine salondan tahliye edilmesi ve şüpheli yakalanması da günün dikkat çeken diğer bir gelişmesi oldu.
Kaynak: Habertürk
Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku soruşturması kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Haberturk.com’un haberine göre, geçen yıl ocak ayında alınan gizli tanık ifadesinin ardından harekete geçen ekipler, şüphe duyulan noktalarda geniş çaplı bir arama gerçekleştirdi. Arama çalışmaları, özellikle bulunan bir mezar yeri ve şüphe uyandıran 17 farklı noktada yoğunlaştı.
DHA’nın aktardığı bilgilere göre, arama faaliyetleri yaklaşık 40 kilometrelik bir alanda yer altı görüntüleme cihazları kullanılarak yürütüldü. Bu kapsamlı çalışma, Gülistan Doku’nun bulunması ve olayın aydınlatılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, arama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü ve elde edilen bulguların değerlendirildiğini belirtti.
Soruşturma Süreci ve Gizemli Kayboluş
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolmuştu. Genç kadının kaybolmasıyla ilgili olarak çeşitli iddialar ortaya atılmış, soruşturma uzun süre devam etmişti. Soruşturma kapsamında, Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zaynal Abasov da şüpheli olarak değerlendirilmişti. Ancak, soruşturma süreci boyunca somut delillere ulaşılamaması nedeniyle arayışlar devam etti.
Yer Altı Görüntüleme Cihazlarıyla Arama
Son olarak yapılan arama çalışmalarında, yer altı görüntüleme cihazlarının kullanılması, soruşturmaya yeni bir boyut kazandırdı. Bu cihazlar sayesinde, toprak altında olası delillerin veya ipuçlarının tespit edilmesi hedefleniyor. Arama yapılan bölgelerin detaylı bir şekilde incelenmesi, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek önemli verilere ulaşılmasını sağlayabilir.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Arama çalışmalarının sonuçları merakla bekleniyor. Elde edilen bulguların, soruşturmaya yeni bir yön vereceği ve Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılmasına yardımcı olacağı umuluyor. Yetkililer, soruşturmanın tüm yönleriyle titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Bu gelişmeler, Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili soruşturmanın ne kadar hassas ve kapsamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Soruşturmanın sonuçları, hem Gülistan Doku’nun ailesi hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Serdivan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Sakarya İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Yayman, böyle acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
Yayman, AK Parti’nin cumhuriyetin çeyrek asrına damga vuran bir hareket olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’de büyük eserlerin hayata geçirildiğini belirtti. 2002’den bu yana ulaşımdan eğitime, ekonomiden sosyal politikalara kadar birçok alanda yapılan çalışmalara dikkat çeken Yayman, AK Parti’nin bu yıl 25. yılını kutlayacağını ifade etti. Sakarya’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan desteğine değinen Yayman, teşkilattaki birlik ve beraberliğin devam ettiği sürece nice başarılara imza atacaklarını söyledi.
Türkiye’nin dünya sahnesindeki rolüne de değinen Yayman, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve İsrail-İran gerilimi gibi küresel sorunlara rağmen Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde güvenli bir liman olmaya devam ettiğini belirtti. Yayman, 81 ildeki 86 milyon vatandaşın duası ve desteğiyle Türkiye’nin istikrar adası olmaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedefi doğrultusunda, 21. yüzyılı Türkiye’nin ve Türklerin asrı yapmak için gece gündüz çalışacaklarını ifade etti.
Konuşmasında AK Parti’nin yaşadığı zorluklara ve 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Yayman, teşkilatların Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde hain planları bozduğunu ve demokrasiye sahip çıktığını belirtti. Yeni bir dönemin başladığını ve ikinci 25 yıllık süreçte büyük hedeflere ulaşacaklarını söyleyen Yayman, Cumhur İttifakı ve MHP lideri Devlet Bahçeli ile Türkiye’nin küresel bir güç haline geleceğini ve ‘Türkiye Yüzyılı’nın şaha kalkacağını ifade etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim talebine de yanıt veren Yayman, seçimlerin zamanının belli olduğunu ve erken seçimin gündemlerinde olmadığını belirtti. Seçimlerin vaktinde yapılacağını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden başkan yaparak Türkiye’yi istikrar adası olarak tutmaya devam edeceklerini söyledi.