09 Şubat 2026 Pazartesi
ABD’de federal yargıç, pedofili suçlamasıyla tutuklu bulunan Jeffrey Epstein’in ölümünden kısa bir süre önce yazdığı iddia edilen bir notu kamuoyuyla paylaştı. CNN’in haberine göre, notta Epstein’in aylarca süren soruşturmalara rağmen bir şey bulunamamasına isyan ettiği ve “Ne yapmamı istiyorsunuz, ağlayıp sızlayayım mı? Veda edeceğin zamanı seçebilmek büyük bir lütuf.” ifadelerini kullandığı belirtiliyor.
Ancak, notun Epstein tarafından yazılıp yazılmadığı konusu henüz netlik kazanmadı. New York Times’ın (NYT) haberine göre, Epstein’in hücresinde ölü bulunmasından önce, hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione, Epstein’in intihar girişiminin ardından bir not bulmuştu. Bu not, federal yargıç tarafından Tartaglione’nin kendi ceza davasının bir parçası olarak mühürlenmiş ve gizli kalmıştı. NYT, Tartaglione’nin notun üzerine “veda zamanı” yazdığını ve bu nedenle “intihar notu” olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanıyordu. 10 Ağustos 2019’da New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. Ölümü, kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve Epstein’in kimlerle bağlantılı olduğuna dair birçok spekülasyon ortaya çıkmıştı.
Epstein dava dosyalarında adı geçenler arasında eski Prens Andrew, eski ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi tanınmış isimler bulunuyordu.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler sonucunda, ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi”ne dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığı ve Epstein’in hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı açıklanmıştı. Ancak bu sonuç, komplo teorilerini tamamen ortadan kaldırmadı.
Epstein’in ölümüyle ilgili gelişmeler, kamuoyunda merakla takip edilmeye devam ediyor. İntihar notunun içeriği ve doğruluğu, olayın ardındaki sır perdesini aralamak için önemli bir ipucu olabilir.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları, 17 Nisan’da yürürlüğe giren geçici ateşkes anlaşmasına rağmen devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İsrail savaş uçakları ülkenin güneyindeki Sayda kentine bağlı Ensariyye beldesini hedef aldı. Saldırıda 3 sivil hayatını kaybederken, 7 kişi de yaralandı.
TRT Haber’de yer alan habere göre, İsrail ordusunun 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 715’e, yaralananların sayısı ise 8 bin 353’e ulaştı. İsrail, 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava saldırılarıyla Lübnan’ın güneyindeki birçok beldeyi işgal etmişti. Bu süreçte Lübnan hükümeti, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasındaki 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak ateşkesin uzatılmasına rağmen İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırıları devam ediyor. Bu durum, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırıyor. Hizbullah da İsrail’in saldırılarına karşılık vermeye devam ediyor. Çatışmaların devam etmesi, sivil kayıpların artmasına ve insani krizin derinleşmesine neden oluyor.
Uluslararası toplum, bölgedeki çatışmaların durdurulması ve kalıcı bir çözüm bulunması için çağrıda bulunuyor. Ancak taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar ve gerginlik, ateşkesin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, sivil kayıpların önlenmesi ve insani yardımın ulaştırılması en önemli öncelikler arasında yer alıyor. Haberde belirtildiği üzere, çatışmaların devam etmesi, bölgedeki istikrarın sağlanmasını zorlaştırıyor ve daha büyük bir insani felakete yol açma riski taşıyor.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde, deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarını koruma amacıyla önemli bir adım atıldı. Manavgat’ın en önemli yuvalama alanlarından biri olan Side Mahallesi’ndeki yaklaşık 1 kilometrelik Büyük Plaj’da bulunan aydınlatma direkleri, deniz kaplumbağalarının yön bulmalarına yardımcı olmak için kırmızı renkli LED armatürlerle değiştirildi. Bu çevre dostu proje, Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) ile Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) iş birliğiyle hayata geçirildi.
Proje kapsamında, yol ve bölge aydınlatması standartları, ilgili kamu kurumlarından alınan özel izinler çerçevesinde, trafik emniyeti ve sürüş güvenliği kriterleri dikkate alınarak tasarlandı. Amaç, hem bölgedeki ulaşım güvenliğini korumak hem de ekolojik dengeye uygun bir ışıklandırma sistemi oluşturarak doğa ile insan yaşamının uyum içinde sürdürülebilirliğini sağlamak. Bu sayede, caretta caretta cinsi deniz kaplumbağalarının doğal yönlerini bulmaları ve denize ulaşmaları kolaylaştırılacak.
AEDAŞ Manavgat Bölge Müdürü Muhammed Yahya Sancar, projenin önemine dikkat çekerek, “Yaptığımız çalışmalarda doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek için çeşitli çalışmalar ve iş birlikleri yapıyoruz. Burada DEKAFOK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinde caretta carettaların doğal yönlerinin bozulmasının önüne geçebilmek adına yaklaşık 1 kilometrelik sahil bandında bulunan sokak aydınlatmalarımıza kırmızı LED dönüşüm projesi geliştirdik. Bunun sonucu olarak caretta carettaların doğal yönlerini kaybetmemeleri ve denize daha kolay ulaşmalarını hedefliyoruz. Böylece doğaya karşı sorumluluğumuzu da yerine getirme adına önemli bir adım atmış oluyoruz. Bu çalışma sırasında insan ve sürüş güvenliği için kolluk kuvvetlerinden gerekli izinleri ve onayı aldık” dedi. Sancar ayrıca, LED ışıkların maliyetlerinin normal ampullere göre daha uygun olduğunu ve caretta carettaların yavrulama bölgeleriyle ilgili çalışmaların DEKAFOK iş birliği içinde devam edeceğini belirtti.
Bu önemli proje, sadece deniz kaplumbağalarının korunmasına katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir bir yaşam için atılan adımlara da örnek teşkil ediyor. Doğayla uyumlu aydınlatma sistemleri, hem doğal yaşamın korunması hem de insan hayatının güvenliği açısından önemli bir rol oynuyor. Manavgat’taki bu çalışma, diğer bölgeler için de ilham kaynağı olabilir.
Öte yandan, Uşak’ta önceki akşam meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden avukat Mustafa Özlüer (37), eşi ve 2 çocuğu memleketleri Kütahya’nın Simav ilçesinde toprağa verildi.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde, deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarını korumak amacıyla önemli bir adım atıldı. Manavgat’ın Side Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 1 kilometrelik Büyük Plaj’daki aydınlatma direkleri, deniz kaplumbağalarının yön bulmalarına yardımcı olmak için kırmızı renkli LED armatürlerle değiştirildi. Bu çevre dostu uygulama, Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) ve Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) iş birliğiyle hayata geçirildi.
Proje kapsamında, yol ve bölge aydınlatması standartları, ilgili kamu kurumlarından alınan özel izinler çerçevesinde, trafik emniyeti ve sürüş güvenliği kriterleri dikkate alınarak tasarlandı. Amaç, hem bölgedeki ulaşım güvenliğini korumak hem de ekolojik dengeye uygun bir ışıklandırma sistemi kurarak doğa ile insan yaşamının uyum içinde sürdürülebilirliğini sağlamak.
AEDAŞ Manavgat Bölge Müdürü Muhammed Yahya Sancar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, doğaya karşı sorumluluklarını yerine getirmek için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Sancar, DEKAFOK ile gerçekleştirdikleri iş birliği sayesinde, caretta carettaların doğal yönlerinin bozulmasının önüne geçmeyi hedeflediklerini ifade etti. Yaklaşık 1 kilometrelik sahil bandında bulunan sokak aydınlatmalarında kırmızı LED dönüşümü gerçekleştirdiklerini belirten Sancar, bu sayede caretta carettaların doğal yönlerini kaybetmelerini ve denize daha kolay ulaşmalarını amaçladıklarını vurguladı. Sancar ayrıca, bu çalışma sırasında insan ve sürüş güvenliği için kolluk kuvvetlerinden gerekli izin ve onayları aldıklarını da ekledi.
LED ışıkların maliyetlerinin normal ampullere göre daha uygun olduğunu da belirten Sancar, caretta carettaların yavrulama bölgeleriyle ilgili çalışmalarına DEKAFOK iş birliği içinde devam etmeyi planladıklarını dile getirdi. Bu önemli adım, bölgedeki deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının korunmasına ve doğal yaşamın desteklenmesine yönelik önemli bir örnek teşkil ediyor.
Öte yandan, Uşak’ta önceki akşam meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden avukat Mustafa Özlüer (37), eşi ve 2 çocuğu memleketleri Kütahya’nın Simav ilçesinde toprağa verildi.
Fransa Ulusal Meclisi Avrupa İşleri Komisyonu’nda, Avrupa Birliği (AB) ile İsrail arasındaki ortaklık anlaşmasının askıya alınmasına yönelik karar tasarısı reddedildi. TRT Haber’de yer alan habere göre, komisyondaki oylamada tansiyon yüksek seyrederken, tasarı sol milletvekillerinin desteğini alırken, aşırı sağ ve merkez sağ partilerin oylarıyla reddedildi.
Oylamanın ardından konuşan Yeşiller Partisi milletvekili Sabrina Sebaihi, karara sert tepki gösterdi. Sebaihi, komisyondaki katılım oranına dikkat çekerek, tasarıya karşı oy kullanmak için komite üyesi olmayanların dahi katıldığını belirtti. Bu durum, anlaşmanın askıya alınmaması yönündeki karara karşı duyulan hassasiyeti ve tepkiyi gözler önüne serdi.
Sebaihi, Fransa’nın uluslararası ve insancıl hukuka saygı gösterme sorumluluğuna vurgu yaparak, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki ihlallerine dikkat çekti. İsrail’in eylemlerine sessiz kalınmasını eleştiren Sebaihi, “Siz sakince otururken, çocuklar ölüyor, kadınlar ölüyor, hastaneler hizmet vermiyor,” ifadelerini kullandı. Sebaihi, İsrail’in işlediği suçlara rağmen anlaşmanın askıya alınmaması yönündeki kararı “mide bulandırıcı” olarak nitelendirdi.
AB üyesi bazı ülkeler, İsrail’in insan hakları ve uluslararası hukuk ihlallerinde bulunması nedeniyle, İsrail ile olan ortaklık anlaşmasının kısmen veya tamamen askıya alınması önerisinde bulunmuştu. Ancak, Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması kararının oy birliği gerektirmesi nedeniyle bu yönde bir adım atılamamıştı. Bu durum, AB içinde İsrail politikaları konusunda yaşanan görüş ayrılıklarını ve zorlukları da gözler önüne seriyor.
Oylama sonuçları, Fransa’daki siyasi arenada İsrail politikaları konusundaki farklı yaklaşımları ve gerginliği bir kez daha ortaya koydu. Özellikle sol partilerin İsrail’in eylemlerine karşı daha sert bir tutum sergilediği, sağ partilerin ise daha pragmatik bir yaklaşım benimsediği görülüyor. Bu durum, gelecekteki siyasi tartışmalarda da önemli bir rol oynaması beklenen bir konu olarak öne çıkıyor.
Kaynak: TRT Haber