03 Şubat 2026 Salı
Türk Teknolojisi YILDIRIM-100 Füzeleri Köreltiyor: Helikopter Envantere Girişe Hazır
Ekonomist Eryılmaz'dan Kritik Piyasa Değerlendirmesi: Borsa İstanbul'da Baskı Sürüyor, Altın ve Gümüşte Dalgalanma Uyarısı
Durdurulan Minibüste 20 Düzensiz Göçmen Yakalandı, 2 Kişi Tutuklandı
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Türkiye için 2025 yılı enflasyon ve büyüme tahminlerini revize ettiğini açıkladı. OECD, bu yıla ilişkin Türkiye ekonomisine yönelik büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye yükselttiğini bildirdi.
Ancak, kurum 2026 yılı için büyüme beklentisini yüzde 3,3’ten yüzde 3,2’ye indirdi. Bununla birlikte, enflasyon tahmini yüzde 18,5’ten yüzde 19,2’ye yükseltildi. Rapora göre, artan ABD vergileri 2026’da küresel büyümeyi yavaşlatabilir ve enflasyon riskini artırabilir.
Ayrıca, OECD, ABD ekonomisi için 2025 büyüme tahminini yüzde 1,6’dan yüzde 1,8’e çıkardı; fakat 2026 için yüzde 1,5’te kaldı. 2026’da enflasyonun ise yüzde 2,7’den yüzde 3’e yükselmesi bekleniyor. Euro Bölgesi’nin 2025 büyüme tahmini yüzde 1’den yüzde 1,2’ye çıkarılırken, 2026 için yüzde 1,2’den yüzde 1’e düşürüldü. Çin için 2025 tahmini yüzde 4,7’den yüzde 4,9’a, 2026 tahmini ise yüzde 4,3’ten yüzde 4,4’e yükseltildi. Japonya’nın 2025 büyüme tahmini yüzde 0,7’den yüzde 1,1’e, 2026 tahmini yüzde 0,4’ten yüzde 0,5’e çıktı. İngiltere’nin 2025 büyümesi yüzde 1,3’ten yüzde 1,4’e, Hindistan’ın 2025 büyümesi yüzde 6,3’ten yüzde 6,7’ye yükseltilirken, 2026 tahmini yüzde 6,4’ten yüzde 6,2’ye indirildi. Brezilya’nın 2025 tahmini yüzde 2,1’den yüzde 2,3’e, 2026 tahmini yüzde 1,6’dan yüzde 1,7’ye, Meksika’nın 2025 tahmini yüzde 0,4’ten yüzde 0,8’e ve Suudi Arabistan’ın 2025 tahmini yüzde 1,8’den yüzde 3,7’ye yükseltildi.
Önemli bir nokta olarak, OECD, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) işgücü piyasasındaki zayıflık işaretlerine yanıt olarak 2025 sonunda bir faiz indirimi daha yapmasını ve 2026 başında iki kez daha indirim gerçekleştirmesini bekliyor. Örgüt, küresel yavaşlamanın tarifelerin daha da artması durumunda daha şiddetli olacağı konusunda uyarıda bulundu. Merkezi bankaların bağımsızlığının düşük ve istikrarlı enflasyonu sağlamak için önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca yeni teknolojilere yapılan yüksek yatırımların ABD’de aktiviteyi artırmaya yardımcı olduğunu, ancak yüksek tarifelerin etkisini dengelemeye yetmediğini ekledi. Doğrusu, artan borç seviyeleri nedeniyle gelecekteki mali risklere ilişkin endişeler de dile getirildi.