DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
BITCOIN 0%
Mersin
10°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Fatma YAĞIZOĞLU TUNALI

Fatma YAĞIZOĞLU TUNALI

03 Şubat 2026 Salı

Türkiye’nin İlk Jet Motorlu Uçağı HÜRJET İspanyol Dergisine Kapak Oldu

Türkiye’nin İlk Jet Motorlu Uçağı HÜRJET İspanyol Dergisine Kapak Oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin ilk jet motorlu uçağı HÜRJET, İspanya’ya ihracat sözleşmesi imzalanmasıyla uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekti. NATO standartlarına uyumlu yeni nesil mimarisi ve yüksek performansıyla öne çıkan HÜRJET, Türkiye’nin savunma sanayisindeki ihracat potansiyelini artırıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) çeşitli ülkeler ve potansiyel iş ortaklarıyla sürdürdüğü görüşmeler, küresel iş birliği imkanlarını genişletiyor. Ancak, bazı uzmanlar projenin uzun vadeli sürdürülebilirliği hakkında endişelerini dile getiriyor.

İspanyol Dergisi HÜRJET’i Kapağına Taşıdı

İspanya’nın köklü havacılık dergisi Avion Revue, HÜRJET’e kapak ayırdı. Sözleşmesi imzalanan ve 2028 yılından itibaren İspanya’daki F-5 uçaklarının yerini alması beklenen HÜRJET, derginin dikkatini çekti. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, dergiye yaptığı açıklamada, TUSAŞ’ın 53 yıllık tecrübesiyle tasarım, üretim, test ve sertifikasyon süreçlerinde uzmanlaştığını ve dünyanın önde gelen uçak üreticilerinden biri haline geldiğini belirtti. Demiroğlu, şirketin teknik bilgi birikimi ve disiplinli üretim kültürünün projelerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağladığını vurguladı.

HÜRJET Bir Eğitim Uçağından Daha Fazlası

Demiroğlu, TUSAŞ’ın KAAN savaş uçağı, HÜRKUŞ görev uçağı, GÖKBEY helikopteri, T129 ATAK helikopteri ve ANKA, AKSUNGUR, ANKA III İHA sistemleri gibi kritik platformlarla mühendislik vizyonunu sergilediğini ifade etti. Ayrıca, Boeing ve Airbus gibi küresel devlerin stratejik üretim ortağı olduğunu da sözlerine ekledi. Demiroğlu, HÜRJET’in bir eğitim uçağından çok daha fazlası olduğunu, yüksek performans ve gelişmiş sistem entegrasyonu odaklı bir felsefeyle geliştirildiğini ve Türkiye’nin modern hava kuvvetleri vizyonunu yansıttığını açıkladı. HÜRJET programının ilk uçuşundan bu yana 33 ayı geride bıraktığını ve prototiplerin 280 uçuş saatini aşan 360’tan fazla sorti tamamladığını bildirdi.

İspanya Neden HÜRJET’i Seçti?

Demiroğlu, İspanya’nın HÜRJET’i seçme nedenini, uçağın yeni nesil bir mimariyle, 5. ve 6. nesil operasyonel konseptlerle uyumlu olarak tasarlanmasına bağladı. Sensör füzyonu, ağ merkezli harp yetenekleri ve insan-makine iş birliği prensiplerini bünyesinde barındırdığını vurguladı. HÜRJET’in sadece geleneksel bir eğitim uçağı olmadığını, modern savaş uçakları ile aradaki mesafeyi kapatan gelişmiş bir jet eğitim uçağı olduğunu belirtti. Süpersonik tasarımı, açık sistem mimarisi, düşük işletme maliyetleri ve modern dijital kokpiti ile sınıfının en yetenekli platformlarından biri olarak öne çıktığını söyledi. Demiroğlu, İspanya’nın tercihinin sadece mevcut ihtiyaca bir yanıt olmadığını, hava gücünün gelecekteki dönüşümüne yönelik stratejik bir karar olduğunu da ifade etti. HÜRJET’in pilotların yeni nesil savaş uçaklarına sorunsuz geçişini sağlarken, maliyet etkin ve teknolojik olarak uyumlu bir eğitim sunduğunu, ayrıca NATO standartlarına ve müttefik eğitim çerçevelerine tam uyumlu olduğunu açıkladı. 2027’de Türk Hava Kuvvetlerinde hizmete girmesinin ardından HÜRJET, İspanya’nın yeni eğitim mimarisine geçişini destekleyecek ve iki ülke arasındaki uzun vadeli iş birliğini güçlendirecek.

Uluslararası İş Birlikleri Artabilir

Demiroğlu, İspanya’nın kararının TUSAŞ’ın gelecekteki uluslararası iş birliklerine yardımcı olabileceğini, küresel havacılık pazarının dinamik kalmaya devam ettiğini, birden fazla ülke ve potansiyel ortakla görüşmelerin sürdüğünü söyledi. İspanya’nın kararının, yeni uluslararası iş birliklerinin önünü açacak güçlü bir referans noktası olacağını, HÜRJET’in yolculuğunun daha yeni başladığını ve bunun uzun ve istikrarlı bir yol olduğunu dile getirdi. Ancak bazı analistler, bu tür projelerin başarısının sadece teknik özelliklerle değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik faktörlerle de ilişkili olduğunu belirtiyor.