Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki artan gerilimle ilgili olarak ABD’nin önderliğinde kurulması planlanan bir koalisyona katılıp katılmayacağı konusundaki soruları yanıtsız bırakarak, ihtiyatlı bir tutum sergiledi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, Amerikan Associated Press muhabirinin bu yöndeki sorularına doğrudan cevap vermekten kaçındı.
Lin, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda yaşanan gerilimin uluslararası mal ve enerji nakil hatlarını olumsuz etkilediğini, bölgesel ve küresel barış ile istikrara zarar verdiğini vurgulayarak, tüm taraflara askeri operasyonlara son verme ve gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyümeye daha büyük bir darbe vurmasını engelleme çağrısı yaptı.
ABD’den böyle bir koalisyona katılma talebi alıp almadıklarına ilişkin soruya ise Lin, Çin’in tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu ve gerilimi düşürmeye çalıştığını belirtti. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin’in yardım etmemesi halinde bu ayın sonunda planlanan Çin ziyaretini erteleyebileceği yönündeki açıklamalarına dair yorum yapmaktan kaçındı.
Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması konusunda 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüğünü açıklamıştı. ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, “Petrolün büyük bir kısmını yani yaklaşık yüzde 90’ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de ‘Girmek ister misiniz?’ dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler.” ifadelerini kullanmıştı. Trump ayrıca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere gibi ülkelerin gemilerini Hürmüz Boğazı’na göndermesini umduğunu belirtmişti.
Öte yandan, ABD Başkanı’nın Financial Times’a yaptığı açıklamada, Çin ziyaretinin Çin’in yardımlarına bağlı olabileceği sinyali vermesi dikkat çekti.
Habere konu olan gerilim, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle tırmanmıştı. 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar, gemi trafiğini tehdit ederken, bölgesel istikrarı da tehlikeye atıyor. Bu gelişmeler, Çin’in bölgedeki rolü ve tutumu açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Çin’in, gerilimi düşürme çabalarına destek verirken, doğrudan askeri bir angajmandan kaçınma eğiliminde olduğu görülüyor.
SAVUNMA SANAYİ
16 Mart 2026EKONOMİ
16 Mart 2026SAVUNMA SANAYİ
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026SAVUNMA SANAYİ
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026
1
Altın Fiyatları Denge Arayışında: Rekor Sonrası Dalgalanma ve Gelecek Beklentileri
75 kez okundu
2
Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırıyor: Yatırımlar Artarak Devam Edecek
73 kez okundu
3
ABD’den İran’a Nükleer Silah Uyarısı: Diplomasi Öncelikli, Diğer Seçenekler Masada
69 kez okundu
4
Bakan Fidan’dan AP’ye Özel Röportaj: İran, İsrail ve Bölgesel Gelişmeler
68 kez okundu
5
İran’dan Avrupa’ya Uyarı: ABD ve İsrail ile İşbirliği Yapmayın, Hedef Olursunuz!
67 kez okundu